Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

09.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi. Ama alışmıştım. Uydurulmuş davada serbest kaldığında ironik üslubuyla, “Üstadım yediğimiz yemekleri sordular, beni tutuklattın” dediğinde aynı biçimde yanıtlamıştım: “Sayemde serbest kaldın hocam(!)” 

Sonraları sansürcüsü oldum! Nasıl mı? Kitapları basılmadan okuyordum. Önsözlerde “Üstat dostumuz”dum. Dostluğu gururumdur, onurumdur. 

Kabataş Lisesi’nden arkadaşı, Cumhuriyetimizin başsavcısı Sabih Kanadoğlu ile onu yıllar sonra buluşturmuştuk. Lise arkadaşına, “Biz devletten geliyoruz” sözünü sürekli yineleyen düşünür hoca, devlete gösterilen saygıyı gösteriyordu. 

“Büyük Paşa’ın yerine” dediğinde Atatürk Orman Çiftliği’ne gideceğimizi anlardım. “Büyük Paşa”, büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Paşa’ydı. Son tutuklanmalarından sonra bir aktör çok sevinmişti; ben de çok öfkelenmiştim. Söylediğimde gülümsemiş, sakinliğini korumuştu. Kendisine saldıranlar için bile “tutuklanma” istemezdi; tanığım. 

‘DEVRİM MARŞI SÖYLERCESİNE...’ 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne giderdik; Vişnelik’te genç resimleri görür, bakarken duygulanırdı; devrimi onlarla yapacağını düşünürdü, dalardı. 

Carmina Burana ve Bolero’yu dinlemeyi severdi; dinletirdim. Tatil yerinde yurttaşlarla Onuncu Yıl Marşı’nı elde bayrak söylemişti, devrim marşı söylercesine! 

“İktidar” isteyen önde gelen aydınlardandı. Forum dergisi için “Kemalizm tam uygulanmasıyla sosyalizme kapıyı sıkıca kapatacağı” değerlendirmesini yapmıştı. Ona göre Yön, “Kemalizmin tam uygulanmasıyla sosyalizme bir kapı açmak” istiyordu. Yön’ün çıkışında imzası vardı. “Yön”cü müydü? Kucaklıyor ve daha fazlasını istiyordu. “Kemalizmin aşkın düşünürünün” ardından Cumhuriyet’te “Devrimci Doğan”ı yazmıştı; kendisini yalnız hissediyordu. 

İkinci Cumhuriyetçiliğin temellerinden olan kitap için İngiltere’den eleştiri gönderiyor, “Empresyonist bir tablo” diyordu. 

İlhan abinin “Yalçın nasıl” sözlerini aktardığımda nasıl da sevinmişti! Buluşturamamış olmanın üzüntüsü sürmektedir. İlhan Selçuk ayrıldığında “Üstadım, ağladım” demişti; sonra “İki kardeşi ziyarete geldim” diyerek Hacıbektaş’ı anımsatmıştı. 

“Kalpak ve Şapka” isimli program yapacaktık: Kalpak ile Kurtuluş’u, Şapka ile Kuruluş’u selamlayacaktık. Nehir söyleşiye “Evet” demişti. Olmadı! 

Yalçın Küçük Hocam; 

“Üstad”(!) dostun biliyor ki ışıklara gidiyorsun. Buluşacağın, kavuşacağın çok aydın, düşünür var! Ya burası? Fakirleşen dünyamızda ne yapacağız? Ve bana kim “üstadım” diyecek?

Yargıtay Onursal Daire Başkanı Hamdi Yaver Aktan 

İlgili Konular: #Yalçın Küçük