Bu ortaçağ eğitimi yıkılmalıdır - Erdal ATICI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bu ortaçağ eğitimi yıkılmalıdır - Erdal ATICI

12.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günümüzde bilimsellikten, gerçeklikten ve halkçılıktan uzaklaştırılmış, hurafelere dayalı, dinselleştirilmiş eğitimi anlatabilmek için genelde “ortaçağ eğitimi” deyimini kullanıyoruz. 

Ortaçağ Avrupa’sında eğitim kilisenin elindeydi. Manastırlarda rahip ve rahibeler tarafından yürütülürdü. Dünyadaki yaşam ve olaylar, genelde hurafelerle açıklanır, eğitim yoluyla ezberletilir, insanların başka türlü düşünmeleri “engizisyon mahkemeleri” korkutmasıyla engellenirdi.

DİNİN ETKİSİ

Ortaçağda gerici, beyin yıkayıcı eğitimin hangi vahşi sonuçları doğurduğu; cadı avları, toplu kıyımlar, hiç bitmeyen savaşlar, engizisyon mahkemeleri yargılamaları düşünülürse çok daha iyi anlaşılacaktır.

Ortaçağda eğitimden din adamlarının yanında soylu sınıfı da yararlanıyordu. Büyük halk kesimlerinin ise hiç “eğitim hakkı” olmamıştır. 

Yaklaşık bin yıl süren bu çağın sonlarına doğru Batı’da bir takım sosyal, ekonomik ve sosyal gelişmeler görülmeye başlanmıştır. Bu gelişmeler eğitime de yansımış, eğitim geleneksel ve dinsel temellerinden kopmuştur. Kiliseler; bilim, sanat üzerinden ellerini çektikçe, bilimsel eğitim yapan üniversiteler açılmaya ve bilim üretilmeye başlanmıştır. 

Ortaçağ eğitimi Avrupa’da “hümanizm” akımının yayılmasıyla iyice gerilemiş, yeni yeni görüşler ortaya çıkmış, bilim, sanat ve eğitim sürekli olarak gelişmiştir.

Ortaçağda, İslam ülkelerinde de durum, Avrupa’dan farklı değildi. Büyük çoğunluğu din eğitimi yapan medreseler, öğrencilerini geçici saydıkları bu dünya için değil “ölüm sonrası başlayacak sonsuz hayat” için hazırlıyordu. Katı ve bağnaz düşünceli medrese hocaları gelişimin önündeki en büyük engeldi.

LAİK VE BİLİMSEL

Ortaçağ etkileri, Osmanlı eğitiminde de yüzyıllarca sürmüş, Cumhuriyetin kuruluşuyla ve yapılan büyük devrimlerle bu etkiler ancak silinebilmiştir. Cumhuriyeti kuran Atatürk ve arkadaşları daha mücadelenin başlarında “Hayatta en gerçek yol göstericinin bilim ve fen olduğu” gerçeğini, yüksek sesle ulusa duyurmuşlar, Cumhuriyet kültürünü bu temeller üstüne inşa etmişlerdir. 

Ne ki son yıllarda Cumhuriyetin bilimsel, parasız, laik, demokratik, kamucu eğitimi yerle bir edilmiştir. Yüz binlerce çocuğumuz tarikat okullarında, sıbyan mekteplerinde ve medreselerde “ortaçağ eğitimi”nden geçirilmektedir.

Milyonlarca kız çocuğunun “açıköğretim”le örgün eğitimin dışına atılması, bu çocukların ne yaptıklarıyla ilgili bilgimizin olmaması, 981 bin 539 çocuğun okul kaydının bile olmaması, yalnızca 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısının 720 bin olduğunun resmi kaynaklarca açıklanması, ülkemizdeki “ortaçağ eğitiminin” yansımalarıdır!   

Bu tür eğitimin ülkemize, demokrasimize, kadın haklarına ve geleceğimize vereceği zararı önümüzdeki yıllarda ağır bedeller ödeyerek göreceğiz.

‘RASYONEL ZEMİN’

Seçim sonrası Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomide bilimsel olmayan karar ve uygulamaların yarattığı yıkımı görüp “Ekonomide rasyonel zemine dönüleceği”ni açıklamıştır. 

Aynı karar ivedilikle eğitimde de alınmalıdır! Eğitimde rasyonel zemin yoksul halk çocukları için olanak eşitsizliği yaratan, yüzünü paralı ve gerici eğitime dönen, kız çocuklarının evlenip evde oturmasını öngören bu çağdışı “yeni ortaçağ eğitimi”nin temelden yıkılması ve yerine parasız, bilimsel, demokratik, laik eğitimin yeniden getirilmesidir!

ERDAL ATICI

EĞİTİMCİ

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026