Cumhuriyete ahde vefa - Aydın ÖNCEL
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyete ahde vefa - Aydın ÖNCEL

26.05.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

İtalyan rönesansının önemli figürlerinden olan Niccolo Machiavelli, siyasi liderlerin otorite kurmak ve bunu sürdürebilmek için ahlak kuralları dışında hareket edebileceklerine inanıyordu... Yaşadığımız çağda bu görüş teorik olarak dışlansa da pratikte çok alışageldiğimiz, içselleştirdiğimiz ve adeta olgu haline getirdiğimiz bir davranış biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

AHLAKİ SORUMLULUK

Fransız Devrimi’nin esin kaynaklarından biri olan, büyük filozof Jean-Jacques Rousseau’ya göre, insan önce kendi kendisiyle sözleşme yapmaktadır. Masada ikinci bir kişi yoktur. Bu paradoksta, ortada bir “sözleşme” değil bir “söz verme” vardır. Hukuki bir sözleşmenin bağlayıcılığından öte, ahde vefanın ahlakiliğinden söz edilmektedir burada...  Ahlaksa; insanın köklerinde taşıdığı bir erdem değildir. İnsan yaşamını anlamlı kılan bilgelik, cesaret, adalet vb. değerler süreç içinde gelişerek, elde edilmektedir.

Her seçimin önem seviyesinin, öncekinin çok üstünde gerçekleştiği ve bazı şeylerin yolunda gitmediği bir dönemde, tam bir ahlak sınavı verecektir Türkiye... Türk seçmenin, ekonomik krizden ziyade asıl rahatsızlığı, güvenlik ve rejim konusunda hissetmesi oldukça anlamlıdır. Seçmen, yaratılmaya çalışılan tüm algıya rağmen gelişmelerin ve tehdidin farkındadır! Bu nedenle sandığa daha bir kararlılık ve inançla giderek sözde muhaliflerin açtığı cehennemin kapısını sonsuza dek kapatmaya hazırlanmalıdır!

Ülkenin kurucu liderlerine kadar uzanan hakaret dili, yurttaşlarımızın özgür yaşam haklarının elinden alınmasına, ibadethanelerde tehdit edilmesine kadar dayanmıştır. Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti, kendi içinde rejimini savunmak zorunda bırakılmaktadır. Nüfusumuzun büyük çoğunluğu yaşamakta olduğumuz ahlaki çöküntüden ama en fazla da ülkesinde kendini yabancı gibi hissediyor olmaktan rahatsızdır...

Cumhuriyet tarihinin en önemli seçiminde, öncelikle sekiz milyonu aşan seçmenin sandığa gitmemesi anlaşılır gibi değildi... Ancak 15 Mayıs sabahı itibarıyla oluşan Meclis yapısı, bu kitlenin kendine gelmesine fazlasıyla yetmiş olmalıdır!

Türk halkı, kendisiyle sözleşmesini yaparak her türlü kötüye ve kötülüğe karşı güçlü bir irade ortaya koymalıdır. Cumhuriyete olan vefa borcunu ödeyerek dilini bile konuşamayan insanların kaderini belirlemesine izin vermemelidir! Umudu ve geleceği oylayarak güneşe, bahara, aydınlık ufuklara yürümelidir!

AYDIN ÖNCEL

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026