Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” sözleri tam olarak budur. Bu ifade ne masumdur ne de bir dil sürçmesiyle açıklanabilir. Bu, Cumhuriyet ile açık bir hesaplaşma çağrısıdır.

Cumhuriyete “narkoz” demek; bu ülkenin bağımsızlık mücadelesine, o mücadelede can verenlere, kurulan halk egemenliğine ve kazanılan tüm demokratik değerlere doğrudan hakaret etmektir. Bu söz, bir millete “Sen 100 yıl uyudun” deme cüretidir. Bu söz, halkın iradesini yok sayan, tarihi tersyüz etmeye çalışan karanlık bir anlayışın dışavurumudur.
Peki gerçekten kim uykudaydı?
Bu halk, saltanatın, biatın, kulluğun hüküm sürdüğü düzende mi uykudaydı yoksa yedi düvele karşı Kurtuluş mücadelesi verirken mi; saltanatın, biatın, kulluğun zincirlerinden kurtulup yurttaş olma bilincine ulaştığında mı? Cumhuriyet, bu topraklarda bir uyanıştır. Hem de en büyük uyanış. Cehalete karşı bilimin, kulluğa karşı yurttaşlığın, karanlığa karşı aydınlığın uyanışı...
Asıl mesele tam da burada düğümleniyor. Çünkü Cumhuriyeti “narkoz” olarak görenler, onun yarattığı eşitlik fikrinden rahatsızdır. Laiklikten rahatsızdır. Kadının özgürleşmesinden, eğitimin bilimsel olmasından, halkın söz sahibi olmasından rahatsızdır. Onların “uyanış” dediği şey, aslında bu kazanımların geri alınmasıdır.
EMEĞİN GÜVENCESİ
Sendikacılık ise emeğin onurunu büyütme mücadelesidir. İşçinin, memurun, alın teriyle yaşayan herkesin hakkını savunmaktır. Ancak gelinen noktada Memur-Sen yönetiminin kullandığı dil, emek mücadelesinin değil; açık bir ideolojik hattın dili haline gelmiştir. Bu dil, birleştirmez, böler. Bu dil, hak aramaz, hedef gösterir. Bu dil, emekçiyi savunmaz; onu siyasi hesaplara malzeme eder.
Buradan açıkça söylemek gerekir: Cumhuriyete dil uzatan hiç kimse emek mücadelesinin temsilcisi olamaz. Çünkü Cumhuriyet devrimi bu ülkede emeğin de güvencesidir. Sendikal hakların, toplusözleşmenin, örgütlenme özgürlüğünün zeminidir. Cumhuriyet yoksa emek de yoktur.
Tüm Yerel-Sen olarak bizler, bu hadsiz ve sorumsuz dili asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyeti “narkoz” olarak yaftalayanlara karşı, onun ne olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz: Cumhuriyet bu halkın namusudur. Cumhuriyet bu ülkenin onurudur. Cumhuriyet, karanlığa karşı yakılmış en büyük ışıktır.
Kimse bu ışığı söndüremez. Kimse bu halkın hafızasını silemez. Emeğin, laikliğin ve Cumhuriyetin tarafında olan bizler dün olduğu gibi bugün de, yarın da aynı yerde duracağız. Daha yüksek sesle, daha kararlı, daha örgütlü...
Cumhuriyete “narkoz” diyenlere inat, bu ülkenin gerçek uyanışı; onu savunanların mücadelesinde yaşamaya devam edecektir.
DEVRİM ONUR ERDAĞ
TÜM YEREL SEN MYK ÜYESİ