Depreme dirençli kentler - İnşaat Mühendisi Cemal Doğan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Depreme dirençli kentler - İnşaat Mühendisi Cemal Doğan

14.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bölgede gördüğümüz fotoğraf aslında tüm Türkiye’nin fotoğrafı:

  • Güçlü kolon zayıf kiriş kurallarına uyulmamış. Mühendislik hesaplarında olmaması gereken 18-20 cm genişliğinde kolonlar, 15 cm genişliğinde kirişler kullanılmış. Ölçüler kolonlarda en az 30 cm genişlik, kirişlerde en az 25 cm genişlik olmalıdır.
  • Binaların betonarme işçilikleri  (demir, kalıp, beton işçilik hataları) mühendislikten uzak, yapı dayanımına uygun olmayan biçimde yapılmış. Kesit yetersizliği var. Basınç sonucu kolon kiriş birleşimlerinde plastik mafsallaşmalar (kiriş-kolon birleşim yerlerinin dağılması) oluşmuş.
  • Yapılarda demirler yönetmeliklere uygun kullanılmamış. Örneğin etriye ve çirozlar olması gereken 135 derece açıda bükülmemiş ve yetersiz miktarda kullanılmış. Bu durum binaların mukavemetini ortadan kaldırmış.
  • Yapılarda nervürlü (çıkıntılı) demir yerine düz ve yetersiz miktarda demir kullanılmış. Ayrıca inşaatlarda deniz kumu kullanılması ve deniz suyu tuzundan dolayı beton içinde korozyona uğrayan demirler çürüyerek çapının küçülmesi sonucu mukavemetini yitirmiş. Demirler yukarıdaki sebeplerle betonda aderans (sürtünme) görevini görmediği için betondan ayrılmış.
  • Binalarda en az 25-30 megapaskal (MPA Beton Dayanımı) hazır beton yerine, yanmış, fazla su katılmış, elle karılmış, çimentosu ve mıcırı (agrega) az, 8-9 megapaskal seviyesinde beton kullanılmış.
  • Zemin etüdü ya hiç yapılmamış ya komşu bina hesabına göre ya da yanlış yapılmış.
  • Özellikle Hatay bölgesinde zemin sıvılaşması ve yumuşak kot etkisi sonucu binalar bütün halde devrilmiş. Binaların birbirine çok yakın olması sonucu yıkılan bina yan binalara zarar vermiş. Bu sonuç şehir planlamasının önemini bizlere göstermektedir.

Özetle depreme dirençli kentler ve güvenli yaşam için hayati altı kriter, “iş ahlakı, toplumsal bilinç, bilime uygunluk, doğru mühendislik, teknik yeterlilik ve liyakat” yok sayılmış!

HERKES SORUMLU

Yaptığımız iş ne olursa olsun ticari ahlak seviyesinin yükseltilmesi gerekiyor. Toplum, haksız kazanç ve kâr hırsıyla faturası ağır bedeller ödüyor. Devletin görevi vatandaşın güvenle barınmasını sağlamak ve tüm süreçleri ödünsüz olarak denetlemektir. Merkezi yönetimden yerel yönetimlere kadar bu zincirde yer alan herkes sorumludur. Zemin etütleri doğru yapılmayan, yapı imalatlarında mühendisliğe ve bilime uygun hareket etmeyen inşaat ve konut üreticileri en ağır şekilde cezalandırılmaz ise bu yaşadıklarımız son olmaz.

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026