Depremzedelerin çığlığı ve plansızlık - Prof. Dr. Güngör Evren
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Depremzedelerin çığlığı ve plansızlık - Prof. Dr. Güngör Evren

15.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bunlar, beklentileri karşılamayan bir duruma karşı haklı tepkilerdi. Çünkü devlet daha doğrusu devleti yönetmekle görevli hükümetler, sorunları çözmek ve halkın özlediği geleceği kurmak için gerekli planları yapmak ve bunları yaşama geçirmek sorumluluğunu taşırlar. Aksi halde sorunlar karşısında yetersiz kalınması ve düş kırıklıkları, hatta felaketler yaşanması kaçınılmaz olur.

FELAKETTE YÖNETİM SINAVI

11 ilimizin yaşadığı deprem felaketi, bilinmeyen bir olay değildi. Bilim insanlarının açıklamalarını duymayan kalmadı. Dolayısıyla deprem öncesinde, yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyordu. Bunun yerine “imar barışı” gibi yanlış bir uygulama ile mühendislik hizmetinden yoksun yüz binlerce dayanıksız yapıya para karşılığında yasallık kazandırıldı.

Depremin ardından arama kurtarma çalışmaları ile barınma, yeme içme, temizlik, sağlık hizmetlerinde de iyi sınav verilemedi. Haftalardır bir türlü çözülemeyen temel sorunlar bu aşamadaki hazırlıksızlığı açık olarak ortaya koymuştur. Bu görevlerin ana organizasyonu AFAD hızlı davranamadı, insan gücü, ekipman ve bunların koordinasyonu bakımlarından yetersiz kaldı. Geçmişte benzer olaylarda etkili çabalarıyla güven kazanmış saygın kurumların alanda gözükmemeleri ciddi bir üzüntü yaratmıştır. Kızılay beklenen etkinliği gösteremediği gibi kimliğine uymayacak şekilde çadır ve gıda maddeleri ticareti olaylarıyla anılması nedeniyle güvenilirliğini kaybetmiştir. TSK’nin bilinen hızlı ve etkin katkıları boşuna beklenmiştir. Barınma için yükseköğretime zarar verme pahasına uzaktan eğitime geçilerek aileleri öğrenci yurtlarına yerleştirme kararını anlamak olanaksızdır.

PLANSIZ GİRİŞİMLER

Deprem sonrasında büyük ölçüde hasar görmüş kentlerin yeniden güvenli ve sağlıklı yaşam koşullarına kavuşturulması için bir planlama olmaksızın inşaata başlanması kaygı vericidir. Çünkü yeni yapılanma yerlerinin belirlenmesi için jeolojik ve jeoteknik etütleri yapmadan hızla ihaleler yapılması aynı sorunları geleceğe ötelemek anlamını taşımaktadır. Kaldı ki sorun, yalnız depreme dayanıklı yeni binalar yapmakla sınırlı değildir. Bu kentlerin tarımı, sanayisi, ekonomisi, ulaşımı, kültürel ortamı ve tarihi kimliği ile bütünlük içinde planlanması gerekmektedir. Benzeri acıları yaşamamamız için aklın, bilimin yolunda çözümler geliştirme zamanıdır. Bu nedenle bilimsel bir organizasyon kurulması ilk iş olmalıdır.

Kahramanmaraş merkezli depremden sonra, İstanbul için beklenen depreminin boyutları herkesi korkutuyor. Yerel ve merkezi yönetimler harekete geçtiler. Kaybedecek vakit yok. Yerel ve merkezi yönetimin işbirliği ve bilimsel bir organizasyonun yol göstericiliği yaşamsal önem taşımaktadır.

Son söz şudur: 11 ilimizde yaşanan acıları dindirmek ve yaraları sarmak için bütün olanakların seferber edilmesi öncelikli ve acil bir görev. İstanbul depreminin ülkemiz için bir beka sorunu olduğu gerçeği karşısında gerekenlerin yapılması ulusal bir sorumluluktur.

Yazarın Son Yazıları

27 Mayıs 1960 - Günay Güner

Türkiye’nin yakın tarihinde sınıf çelişkileri kentsoylu-işçi bilinci üzerinden değil, yurtsever aydın, köylü ile derebeylik temsilcileri arasında yoğunlaştı.

Devamını Oku
27.05.2026
Hiper-Emperyalizm - Kaan Eroğuz

Küresel kapitalist sistem hızlı ve yoğun bir dönüşümün içinden geçiyor.

Devamını Oku
27.05.2026
Mutlak butlan ve demokrasi - Murat Fatih Ülkü

Aslında yargı ve hukuk sistemimizin geldiği nokta, yaşanan örnekler karşısında; son mutlak butlan kararının hukuken açıklanmasının ne yararı var pek emin değilim, bu karar esas siyasal yönü ile değerlendirilmelidir, hatta daha çok “demokrasi”, “serbest seçimler”, “seçme-seçilme hakkının siyasal boyutları” açılarından siyaset bilimi yönünden incelenmelidir ama elden gelen bir şey yok, ünlü sözü tekrar ederek biz de kendi sözümüze girelim...

Devamını Oku
27.05.2026
Yönetilemeyen halk sağlığı operasyonu - Azmi Yüksel

Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir.

Devamını Oku
26.05.2026
Parti değiştirme - Cihangir Dumanlı

İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediye başkanlıklarını, yargıyı siyasal araç olarak kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadır.

Devamını Oku
26.05.2026
Ulus iradesini egemen yapmak - Hatice Topcu

Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı ile CHP’nin 38. kurultay öncesi duruma çekilmesi ve süreçte delege oyuyla seçilen yönetimin tüm karar ve uygulamalarının yok hükmünde sayılması Türk siyasi tarihinde örneği olmayan bir sivil darbedir.

Devamını Oku
26.05.2026