Yönetilemeyen halk sağlığı operasyonu - Azmi Yüksel
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yönetilemeyen halk sağlığı operasyonu - Azmi Yüksel

26.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir. Ancak Türkiye’de bu süreç hâlâ “dini vecibe” ve “organizasyon yönetimi” başlıklarına sıkıştırılmakta; işin en kritik boyutu olan halk sağlığı, gıda güvenliği ve çevre sağlığı sistematik biçimde ihmal edilmektedir. Oysa modern veteriner halk sağlığı anlayışı ve tek sağlık yaklaşımı; insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Açık kaynaklardan ulaşılabilen 2025 yılı verileri ve tüketici izdüşümü dikkate alındığında, kurban sürecinin boyutu daha net anlaşılmaktadır: Yaklaşık 3.3 milyon hayvanın kesildiği ve 150 milyar TL’lik bir piyasa hacmine ulaştığı bu süreçte elde edilen binlerce ton etin, paylaşım geleneğiyle birlikte yaklaşık 65 milyon insanın sofrasına ulaştığı düşünülebilir. Bu denli geniş bir kitleyi etkileyen hareketlilik, artık basit bir “bayram pratiği” değil; ulusal ölçekte ve hata payı olmayan bir veteriner halk sağlığı operasyonudur. Ne var ki, halen İstanbul’daki kontrol noktalarında hayvan sevk raporu ya da kulak küpesi bulunmayan kaçak hayvanların yakalanması, bu operasyonun kurumsal kapasite ve denetim gücü bakımından ciddi açıklarla yürütüldüğünü göstermektedir.

KONTROLSÜZ KESİMDE HASTALIK RİSKİ 

Süreç “meradan sofraya” başlar, ama Türkiye’de çoğu zaman “belgesiz nakil-kontrolsüz pazardenetimsiz kesim-rastgele atık” zincirine dönüşür. Hayvanların günler süren taşımacılık koşullarına maruz bırakılması yalnızca bir refah sorunu değildir; aynı zamanda stres kaynaklı hastalıkların yayılımını artıran doğrudan bir gıda güvenliği riskidir. Tek sağlık yaklaşımına göre hayvan refahının bozulduğu bir sistemde insan sağlığının korunması da olanaklı değildir. Buna karşın küpesiz, kayıtsız ve veteriner sağlık kontrolünden geçmemiş hayvanların hâlâ piyasada yer bulabilmesi, sistemin en zayıf halkasını açıkça göstermektedir.

Kesim aşaması ise tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Veteriner hekim kontrolü olmadan sokak aralarında, apartman önlerinde, boş arazilerde yapılan kesimler; yalnızca görüntü kirliliği değil, doğrudan zoonotik hastalık riski üretmektedir. Buna rağmen bu uygulamaların her yıl “istisna” değil, adeta “rutin” haline gelmesi kabul edilemez bir kamu yönetimi zafiyetidir. Tek sağlık yaklaşımının temel ilkelerinden biri olan “önleme”, sahada yerini çoğu zaman kriz yönetimine bırakmaktadır.

ASIL SORUMLULUK KAMUNUN 

Kesim sonrası ortaya çıkan atıkların gelişigüzel şekilde çevreye bırakılması ise ayrı bir krizdir. Su kaynaklarının kirlenmesi, çevresel kontaminasyon ve halk sağlığı riski artık teorik bir ihtimal değil, her bayram tekrar eden bir gerçektir. Tek sağlık yaklaşımı yıllardır aynı gerçeği hatırlatmaktadır: Çevreyi kirleterek insan sağlığını koruyamazsınız. Ancak bu bilimsel gerçek, uygulamada yeterli karşılık bulmamaktadır.

Zincirin son halkası olan mutfak aşaması da benzer şekilde risklidir. Etin uygun koşullarda dinlendirilmemesi, soğuk zincirin korunmaması ve hijyen kurallarının ihlali; tüm süreci birkaç gün içinde gıda kaynaklı salgın riskine dönüştürebilmektedir. Buna karşın toplumun önemli bir kısmı hâlâ bu süreçleri yalnızca “geleneksel pratikler” olarak görmeye devam etmektedir. Oysa tek sağlık yaklaşımı, güvenli gıdanın yalnızca üretim değil; taşıma, işleme, depolama ve tüketim süreçlerinin tamamında sağlanabileceğini kabul eder.

Bu noktada sorumluluk yalnızca bireylerde değildir. Elbette vatandaş küpeli ve sevk raporu olan hayvanı seçecek, hijyene dikkat edecek, atığını doğaya bırakmayacaktır. Ancak asıl sorumluluk, bu sistemi kurmak ve denetlemekle yükümlü olan kamudadır.

Kurban Bayramı artık romantize edilecek bir gelenek alanı değil; tek sağlık ilkeleri doğrultusunda bilimsel olarak yönetilmesi gereken bir halk sağlığı alanıdır. Aksi halde her yıl tekrar eden bu tabloyu “olağan görüntüler” diye izlemeye devam ederiz.

Ve şu soruyu artık erteleyemeyiz: Bu ülkede gıda güvenliği gerçekten yönetiliyor mu, yoksa yalnızca izleniyor mu? Sorun açıktır: Mevcut sistem bu ölçeği yönetememekte, buna karşın yönetiyormuş görüntüsü vermektedir.

Bu nedenle şu gerçeğin üzeri artık örtülemez: Gıda güvenliği bu ülkede gerçekten kamusal bir siyaset alanı mı, yoksa yalnızca kriz dönemlerinde hatırlanan bir vitrin söylemi mi? Çünkü gıda güvenliği; dönemsel denetimlerle değil, üretimden tüketime uzanan bilimsel, kamusal, sürdürülebilir ve tek sağlık temelli bir sistemle sağlanabilir.

AZMİ YÜKSEL

VETERİNER HALK SAĞLIĞI DERNEĞİ BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Yönetilemeyen halk sağlığı operasyonu - Azmi Yüksel

Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir.

Devamını Oku
26.05.2026
Parti değiştirme - Cihangir Dumanlı

İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediye başkanlıklarını, yargıyı siyasal araç olarak kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadır.

Devamını Oku
26.05.2026
Ulus iradesini egemen yapmak - Hatice Topcu

Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı ile CHP’nin 38. kurultay öncesi duruma çekilmesi ve süreçte delege oyuyla seçilen yönetimin tüm karar ve uygulamalarının yok hükmünde sayılması Türk siyasi tarihinde örneği olmayan bir sivil darbedir.

Devamını Oku
26.05.2026
Mutlak butlan hukuksuzluğu - Doğan Soyaslan

Cumhuriyet Halk Partisi, 8 Ekim 2023’te İstanbul il kongresini düzenledi.

Devamını Oku
25.05.2026
Türkiye’de siyaset oyunları - Dr. Engin Ünsal

AKP 2002’de iktidar olduktan sonra iktidar olmanın nimetlerinden fazlası ile yararlandı ve bu nedenle iktidar olmayı çok sevdi.

Devamını Oku
23.05.2026
Uluslararası eşkıyalık… - Av. Erol Ertuğrul

Emperyalizm bağımsızlık savaşlarını sevmez.

Devamını Oku
23.05.2026
Yargıya anayasal blokaj - Başar Yaltı

Ulusal egemenliğin bir parçası olan yargı, yasama ve yürütmenin denetimini sağlamak ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkları adaletli bir çözüme kavuşturmak için vardır.

Devamını Oku
22.05.2026
Bir Cumhuriyet kadınına veda... - Gönül Pultar

Bir Cumhuriyet kadınını, değerli bir öğretim üyesini yitirdik.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir memleket gençlerini kaç kez yitirir? - Cengiz Kuday

Türkiye’de 19 Mayıs dendiğinde çoğu insanın aklına doğal olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve Milli Mücadele gelir.

Devamını Oku
21.05.2026
Görünmezleri görünür kılmak - Utku Yapıcı

Brezilyalı ünlü şair ve yazar Thiago de Mello, ABD güdümlü 1964 Brezilya Darbesi’nin ardından kaleme aldığı İnsan Yasası’nın son maddesinde yeryüzünün temel sorununu ve bu soruna dair çözüm yolunu ne güzel dile getirir...

Devamını Oku
20.05.2026
Filizlenen Çin-Türkiye dostluk ağacı gençliğin gücüyle büyüsün

Ankara’dan İstanbul’a, sahil kasabalarından Anadolu’nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum.

Devamını Oku
19.05.2026
Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026