Erksiz bırakılan erk: Yargı - Kadir Serkan Selçuk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Erksiz bırakılan erk: Yargı - Kadir Serkan Selçuk

20.04.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Erkler ayrılığı ilkesi, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Yasama, yürütme ve yargı birbirlerinden ne kadar bağımsız olabilirse demokrasi de o kadar gelişir.

Bununla birlikte, yasama ve yürütme erkleri arasındaki yakınlık, bir noktaya kadar olağan karşılanabilir. Çünkü özellikle parlamenter sistemde her ne kadar ayrı görünse de yürütmenin bir kolu olan bakanlar kurulu, genelde yasama organı olan meclisin içinden çıkar. Ancak buna rağmen meclis, çeşitli yollarla bakanları denetleme yetkisine sahiptir. İki erkin ayrılığı da bu noktada belirginleşir.

Ne yazık ki başkanlık sistemine geçişle beraber, bu durum sona ermiştir. Yasama tam anlamıyla yürütmenin emrine verilerek, etkisizleştirilmiştir. Artık TBMM, denetim hakkı bile bulunmayan etkisiz bir parlamentodur. Bir başka önemli erk olan yargının getirildiği durum ise TBMM’nin de gerisindedir. Bağımsızlığı neredeyse tamamen elinden alınmış, iktidarın emrine sokulmuştur.

Nadiren, iktidarın hoşuna gitmeyen kararlar alındığında da bütün   oklar yargıya çevrilmekte, bağımsız ve özgür karar alması gereken bu kurum, kamuoyu önünde saldırıya uğramaktadır. Bunun sebebi, iktidarların yargıya ve nihayetinde demokrasiye bakışıdır.

Türkiye’de ister seçimle işbaşına gelsin ister darbeyle, iktidarlar, yargıyı kendi amaçlarına ulaşmak için araç olarak görmüşlerdir. Darbeciler, iktidarı ele alır almaz, hukuku çiğnemek pahasına yapmak istediklerini yapmışlardır. Seçimle gelenler ise kendilerini güçlü hissedip koltuklarını sağlama aldıklarını düşündüklerinde, aynı tavrı sergilemişlerdir. Yargıdaki dalkavuklar, ne kadar az sayıda olurlarsa olsunlar, buna çanak tutarak, makam ve mevki karşılığında ait oldukları camianın elini kolunu bağlamışlardır.

Adalete güvensizlik

“Yargı her zaman siyasetin emrine girmiştir. Bu kaçınılmaz bir durumdur” diyerek işin içinden sıyrılmak, kolay ancak yanlış bir tutumdur. Bunu kabullenmek, demokrasiyi elinin tersiyle itmek anlamına gelir. Tahkikat komisyonları, tutuklanan gazeteciler, gizli cemaat yapılanmaları bu kafanın ürünüdür.

Yargıyı siyasetin emrine vermek, bu kurumun diğer asli görevlerini yapmasını engeller. Gün gelir, adli bir davada bile iktidarın aldığı tavra göre karar verecek noktaya gelinebilir. Günümüzde adalete olan güvensizliğin sebebi tam da buradadır. Bir ülkede doğru veya yanlış, sosyal medya veya farklı çeşitli unsurlar hukuka yön vermeye başlamışsa, o ülkede hukuk için alarm zilleri çoktan çalmaya başlamış demektir.

İktidarın yargıyı getirdiği durum, ne yazık ki budur. 

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026