Kartalkaya faciası ve devletin hukuki sorumluluğu - Suna Türkoğlu
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kartalkaya faciası ve devletin hukuki sorumluluğu - Suna Türkoğlu

29.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bolu-Kartalkaya’daki yangın faciası 21 Ocak 2025’te meydana geldi. Bu çok acı olayın üzerinden dört aydan fazla bir süre geçmesine karşın, sorumlular hakkında henüz ciddi bir gelişme kaydedilmedi. TBMM’de kurulan araştırma komisyonunda açıklama yapan aileleri, büyük bir acı içerisinde izledik.

Facianın sorumlularını bulmak, onları cezai ve hukuki yönden değerlendirip cezalandırmak ve bu süreçte varsa gerekli düzenlemeleri yapmak devletin görevidir. Sorumluları ortaya çıkarmak zorunda olan devletin ayrıca kamu hukuku yönünden hizmet kusuruna dayalı hukuki sorumluluğu ve hizmet kusurunun içeriğinden kaynaklı olarak kamu görevlilerinin görevi ihmalden kaynaklanan cezai sorumluluğu da bulunmaktadır.

İdare kavramı, bütün kamu tüzel kişilerini ve birimlerini kapsayan bir ifadedir. İdarenin görev, yetki ve sorumlulukları kanunla belirlenir. Bu nedenle de kendi yükümlülüğündeki faaliyetlere ilişkin olarak yürürlüğe koyduğu ikincil mevzuattaki eksiklikler idarenin kanundan kaynaklı sorumluluğunu kaldırmaz. İdarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk ilkelerine göre tazmin borcu ile yükümlü olabilmesi için hukuki sorumluluk nedenlerinin varlığının yanısıra tazmin borcunun şartlarının da bulunması gerekir.

Özel sektör tarafından yürütülen faaliyetlerde ise; kuruluşu idarenin iznine, çalışmaları da kontrolüne tabi olan bir alanda, idareyi sorumluluğun dışında tutmak kamu hukuku kuralları karşısında mümkün değildir. Sorumluluk hukukunda zarar, idari eylem veya idari işlem ile illiyet bağı kavramları ışığında Kartalkaya yangını incelendiğinde karşımıza çıkan durum şudur:

Burada gerçekleşmiş çok büyük zarar vardır. 78 canımız yaşamını yitirmiş, 51 canımız yaralanmış, hukuki sorumluluğun birinci koşulu olan “gerçek zarar” doğmuştur.

İdarenin veya idarelerin hukuki sorumluluk yaratan işlem ve eylemleri koşulunu irdelediğimizde ise karşımıza birden çok idarenin işlemleri, eylemleri ya da eylemsizlikleri çıkmaktadır. Hem bina hem de faaliyet bakımından idarenin iznine ve denetimine tabi bir işletme ve faaliyet alanı söz konusu olduğu için her bir idari birimin yükümlülüklerini, hizmetin gereklerine uygun olarak yerine getirip getirmediği ayrı ayrı belirlenmelidir.

BAKANLIKLARIN SORUMLULUĞU

1 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesinde “turizm işletmelerini denetleme ve cezalandırma işlemlerini yürütmek” Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ve anılan Bakanlıkça çıkarılan Turizm Yatırım, İşletme ve Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik’te “insan ve çevre sağlığı ile can ve mal güvenliği de dahil olmak üzere” her türlü denetim hususunda bakanlığın yetkileri belirlenmektedir. Yanan otele “turizm işletme belgesi” Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca verilmiş olup bu işletmede denetim yapma görev ve sorumluluğu bu bakanlığa aittir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerinin uygulanmasından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) yükümlü ve sorumludur. Bu bağlamda olmak üzere gerekli önlemleri yeterli düzeyde almayan işverenin denetlenmesi ve idari yaptırım uygulanması yetkisi bu bakanlığa aittir. Otel yangını, konaklayanların dışında çalışanların da güvenliğini ilgilendiren bir olay olması nedeniyle ÇSGB sorumluluk alanına girmektedir.

Bolu Belediyesi’nin ve mücavir alan sınırlarının dışında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca, belediyenin kullandığı yetkilerin tümünü kullanmak ve görevlerin tümünü yerine getirmek, Bolu İl Özel İdaresi’nin sorumluluğundadır.

İLLİYET BAĞI DEĞERLENDİRMESİ

Otelin bir yapı olarak inşasına başlanmadan önce “yapı ruhsatı” verilmesinde; inşaatın bitiminde yapının kullanıma hazır olup olmadığını kontrol ederek “yapı kullanma izni” verilmesinde; binanın otel olarak faaliyete geçebilmesi için, “işyeri açma ve çalışma ruhsatı” düzenlenmesinde; yangın ve diğer tehlikelere karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının denetlenmesinde görevli ve yetkili idare, Bolu İl Özel İdaresi’dir. 5302 sayılı kanunun “acil durum planlaması” başlıklı 69. maddesi bu konudaki geniş görev alanını düzenlemiştir.

Bolu Belediyesi, büyükşehir belediyesi olmadığı için, yalnızca belediye sınırları ve mücavir alanda yetkili ve görevlidir. Yangının meydana geldiği yer Bolu il sınırları içinde ancak belediye ve mücavir alan sınırları dışındadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesiyle itfaiye hizmetleri belediyelerin görev alanında olup belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bu hizmet belediyelerce dışında ise yerel yönetim olarak il özel idarelerince yerine getirilir.

Hizmetin kurulmasında ve otel olarak faaliyete geçilmesinden önceki dönemde izinler, ruhsatlar ve kontroller yönünden Bolu İl Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığının;

Turizm belgeli otel olarak faaliyete geçebilmesi yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bolu İl Özel İdaresi’nin; faaliyeti süresince denetlenmesi yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bolu İl Özel İdaresi’nin görev ve sorumluluğu bulunmaktadır.

HİZMET KUSURU VE YETKİ SINIRI

İtfaiye hizmetleri belediye ve mücavir alan içinde belediyenin dışında ise il özel idaresinin görev alanında olmasına karşın, il özel idarelerine ait ayrı bir itfaiye teşkilatı bulunmadığı durumlarda özel idare, belediyenin itfaiye teşkilatından yararlanmak durumundadır. Bu bağlamda, yapının yangına karşı güvenlik önlemleri yönünden değerlendirilmesinde Bolu İl Özel İdaresi ile Bolu Belediyesi İtfaiye Teşkilatı’nın; yangın çıktıktan sonra ise bir gecikme, koordinasyon eksikliği, özensizlik, dikkatsizlik, müdahalede programsızlık ve yetersizlik gibi hizmet kusuru oluşturan konular da yine Bolu İl Özel İdaresi ile Bolu Belediyesi İtfaiye Teşkilatının görev ve sorumluluğu bulunmaktadır.

İdarelerin, kanunlarla belirlenmiş görev ve sorumluluk alanlarının ve bu konudaki yasal yetkilerinin sınırlarını çizmek; hizmet kusurlarının bulunup bulunmadığını saptamak; hizmet kusurunun, kamu görevlilerinin görevlerini ihmal edip etmediğini ortaya koymak, nihayetinde görevli kurum ve kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumluluklarını saptamak mahkemelerin sorumluluğundadır.

SUNA TÜRKOĞLU

EMEKLİ DANIŞTAY ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025