18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı. Müttefiklerin Çanakkale Boğazı’nı geçebilmeleri için kara ve deniz kuvvetlerinin ortaklaşa gerçekleştirecekleri bir kara harekâtına gereksinimleri vardı. Müttefik devletlerin kara ordusu, Limni adasının Mondros limanında ve Mısır’da toplanmıştı. Müttefik Kara Ordusu Komutanı, İngiliz Generali Ian Hamilton’du.
General Hamilton, 25 Nisan 1925’te, Gelibolu Yarımadası’nda müttefik güçlerin çıkarma yeri olarak Seddülbahir ile yakın çevre kıyılarını seçmişti. Hamilton’un planı çerçevesinde; Alçıtepe ele geçirildikten sonra bu tepe çevresinde donanma için bir gözetleme şebekesi kurulup boğaz topçusuyla mücadele edilecek; kara kuvvetleriyle de Kilitbahir platosuna el atılarak Çanakkale’de kesin sonuca gidilecekti.
Çıkarmayı gerçekleştiren 29. İngiliz Tümeni ile 1. Fransız Tümeni’nin ilk hedefi, güneyde Alçıtepe’yi ele geçirip Kilitbahir platosuna ilerlemek, oradaki merkez tabyalarını susturduktan sonra boğazın giriş bölgesini ele geçirmekti. Tali çıkarma ise, Anzak kolordusu tarafından Kabatepe bölgesine yapılacaktı. Bu saldırının hedefi, Kocaçimen Tepesi’ni ele geçirmek ve asıl çıkarma kuvvetinin kuzey yanını korumaktı. İngilizler, boğazların kolay açılacağını ve Osmanlı Devleti’nin kısa bir süre içinde savaş dışı edilebileceğini hesaplamaktaydı.
Hamilton’un genel harekât planı çerçevesinde Arıburnu bölgesinde, Avustralyalılar ile Yeni Zelandalılardan oluşan iki tümenli bir Anzak kolordusu ile 2. tali filo görevlendirilmişti.
YARBAY MUSTAFA KEMAL TARİH SAHNESİNDE
Anzakların Arıburnu’na çıkarma hareketlerine başladığı 25 Nisan’dan 5 Mayıs’a değin Arıburnu’ndaki Osmanlı birliklerine, 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, “Arıburnu Kuvvetleri Komutanı” olarak komuta etmekteydi. 25 Nisan günü müttefik kuvvetleri, donanmalarının bombardımanı altında beş ayrı yerden Gelibolu Yarımadası’na çıkmaya başlamıştı. Bu beş nokta; Morto koyu, Ertuğrul koyu, Teke koyu, İkiz koyu ve Zığındere ağzı ile kuzeyindeki Sarıtepe yöresiydi.
19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, 25 Nisan sabahı düşmanın Arıburnu’na bir çıkarma yaptığını telefonla 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’ya bildirmiş ve düşmana karşı bir alayı ile Maydos’tan Arıburnu yönüne gittiğini söylemişti. (Mustafa Kemal, komutanından talimat almayı beklememiş, komutanına yalnızca ne yapacağını bildirmişti.) Sorumluluğu bizzat üzerine alarak ve bir tümen komutanı olarak kendisine tanınan yetkiyi aşarak Mustafa Kemal, komutası altındaki 57. Alay’a bir dağ bataryasıyla birlikte Kocaçimen Tepesi’ne ilerlemesini emretmekteydi. Mustafa Kemal, kimseden buyruk almadan ordunun genel ihtiyatı olan 19. Tümen’in en güçlü alayını savaşa sokmakla ve diğer iki alayını da cepheye son derece büyük bir sorumluluğu üzerine almıştı.
AKILLARA KAZINAN O EMİR
57. Alay’ın 261 rakımlı tepeye saldırısından önce, Mustafa Kemal’in askerlerine verdiği şu emir, Çanakkale Savaşlarının tarihinde onurlu yerini almıştı: “Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka güçler ve komutanlar gelebilir.” Mustafa Kemal’e göre, bu olağan bir saldırı değil, herkesin başarılı olmak ya da ölmek azmiyle yapmakzorunda olduğu bir saldırıydı.
Bir İngiliz yazar, Arıburnu taarruzları için şöyle yazmaktaydı: “Müttefik Devletler için harekâtın en kötü rastlantısı, deha sahibi küçük rütbeli bir Türk komutanının (Yarbay Mustafa Kemal), tam o anda o noktada (Conkbayırı) bulunmasıydı. Aksi takdirde, Anzak kolordusu pekâlâ o gün Conkbayırı’nı ele geçirebilirdi.
Arıburnu Cephesi’nde Anzaklara karşı savaşan ve ne yazık ki çoğu şehit olan 57. Alay komutanları, Mustafa Kemal’le birlikte Çanakkale’de bir destan yazmıştı!
25 Nisan sabahı 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in müdahalesiyle, Çanakkale Boğazı için yaşamsal önem taşıyan Conkbayırı Anzaklara kaptırılmamıştı. Düşman güçleri Conkbayırı ile Sarıbayır’ı ele geçirmiş olsaydı, Osmanlıların savunma sistemi çökecek ve savaşın sonu da hızlanmış olacaktı.
25 Nisan 1915 Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren kişi, Mustafa Kemal olmuştu!
DOÇ. DR. HÜNER TUNCER