Türk futbolu ve 8+3 kuralı - Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Türk futbolu ve 8+3 kuralı - Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK

16.08.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), geçen sezon süper lig maçlarında uygulanan “8 yabancı+3 Türk” kuralının 2023-2024 sezonunda da devam edeceğini; süper lig kulüplerinin kadrolarında en çok 14 yabancı futbolcu bulundurabileceğini, ancak sahaya aynı anda en çok 8 yabancı oyuncu sürebileceğini, dolayısıyla Türk takımlarının sahada en az 3 Türk futbolcu bulundurma zorunluğunun devam edeceğini açıkladı.

Böylece önümüzdeki sezonda da süper lig takımları, sahadaki 11 futbolcusunun 8’ini yabancılardan seçebileceklerdir; 3 oyuncunun Türk olması yeterlidir. Formül olarak “8+3 kuralı” budur. Dolayısıyla süper lig takımlarımızın sahadaki oyuncu oranları yüzde 27 Türk, yüzde 73 yabancı olabilmektedir. Tüzel kişi sıfatıyla Türk olan spor kulüplerimiz, çok yüksek tutarlarda döviz ödeyerek yabancı futbolcuların oynayabileceği takımları oluşturmaktadırlar. Bu kural, anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bir dışlama ve bir haksız rekabettir. Türk gençleri, kendi ülkelerinde dışlanmış yabancı durumuna düşürülmektedir.

“8 yabancı+3 Türk” formülünden Türk futbolunu geliştirecek bir sonuç beklenemez. Bu kuralı tersine çevirmek zamanı çoktan gelmiştir.

Mevcut sözleşmeleri dikkate alan kademeli bir geçişle en çok üç yılda 8 Türk futbolcu ile birlikte 3 yabancı oyuncunun oynayabileceği bir sisteme geçilebilir. Aynı biçimde teknik direktör ve yardımcılarının öncelikle Türk takımlarından yetişmiş, Türk futbolunun sorunlarını bilen, futbolcuların çoğunluğu ile aynı dili konuşan insanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.

Spor kulüplerinin sorumluluğu

Spor kulüplerimiz, yabancı oyuncuların top koşturacakları takımları kuran çokuluslu spor kulübüne dönüşmüştür.

Bu, Türk futbolunun gelişmesi bakımından sağlıklı bir gelişme değildir. Spor kulüpleri, sadece yabancı sporcu çalıştırmak için kurulmamıştır. Onların aynı olanağı bulabilmek için çırpınan gençlerimize karşı da sorumlulukları var. Hem onları yetiştirecek altyapıları kurmak, hem Türkiye’de ve uluslararası ve milli maçlara çıktıkları yabancı ülkelerde yeteneklerini ortaya koymalarına fırsat vermek gerekir.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun görevleri

Türkiye Futbol Federasyonu’nun kuruluş ve görevleri hakkında kanun’un 3. maddesi ile federasyona şu görevler verilmiştir:

“a) Türkiye’deki her türlü futbol faaliyetini yürütmek, düzenlemek ve denetlemek;

b) Futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak...”

Bu hükümler, hiçbir yoruma gerek bırakmayacak kadar açıktır.

Sonuç

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de en popüler spor olan futbolun geliştirilmesi, spor kulüplerimizin yabancı futbolculara anayasanın 10. maddesine aykırı biçimde takımlarında oynama üstünlüğü tanıyan ve açık bir haksız rekabet oluşturan tutumlarından vazgeçmeleri; Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençlerine karşı sorumluluklarının gereğini yerine getirmeleri, geciktirilemeyecek bir ödevdir.

Türk spor kulüpleri, on binlerce Türk genci sırada beklerken yüzde 73 oranında yabancı futbolcu oynatma ayrıcalığına sahip olmadığı gibi; bu konudaki düzenlemeleri yapan TFF de eşitlik ilkesine aykırı, anayasa ve yasadışı bir tutumu sürdürmek ayrıcalığına sahip değildir. Spor kulüpleri sorumluluklarını, TFF yasal görevlerini yerine getirmek zorundadır.

Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK

Yazarın Son Yazıları

27 Mayıs 1960 - Günay Güner

Türkiye’nin yakın tarihinde sınıf çelişkileri kentsoylu-işçi bilinci üzerinden değil, yurtsever aydın, köylü ile derebeylik temsilcileri arasında yoğunlaştı.

Devamını Oku
27.05.2026
Hiper-Emperyalizm - Kaan Eroğuz

Küresel kapitalist sistem hızlı ve yoğun bir dönüşümün içinden geçiyor.

Devamını Oku
27.05.2026
Mutlak butlan ve demokrasi - Murat Fatih Ülkü

Aslında yargı ve hukuk sistemimizin geldiği nokta, yaşanan örnekler karşısında; son mutlak butlan kararının hukuken açıklanmasının ne yararı var pek emin değilim, bu karar esas siyasal yönü ile değerlendirilmelidir, hatta daha çok “demokrasi”, “serbest seçimler”, “seçme-seçilme hakkının siyasal boyutları” açılarından siyaset bilimi yönünden incelenmelidir ama elden gelen bir şey yok, ünlü sözü tekrar ederek biz de kendi sözümüze girelim...

Devamını Oku
27.05.2026
Yönetilemeyen halk sağlığı operasyonu - Azmi Yüksel

Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir.

Devamını Oku
26.05.2026
Parti değiştirme - Cihangir Dumanlı

İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediye başkanlıklarını, yargıyı siyasal araç olarak kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadır.

Devamını Oku
26.05.2026
Ulus iradesini egemen yapmak - Hatice Topcu

Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı ile CHP’nin 38. kurultay öncesi duruma çekilmesi ve süreçte delege oyuyla seçilen yönetimin tüm karar ve uygulamalarının yok hükmünde sayılması Türk siyasi tarihinde örneği olmayan bir sivil darbedir.

Devamını Oku
26.05.2026