Vahdettin bir hain midir? - Uğur Bayraktutan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Vahdettin bir hain midir? - Uğur Bayraktutan

24.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yıldız Sarayı’nın açılış programında yaptığı konuşmasında; “Gazi Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru’yla yola çıkmadan bir gün önce buraya gelmiş ve Sultan Vahdettin’le görüşmüştür. Gazi Mustafa Kemal, o tarihi görüşmeyi şöyle anlatır: 

Yıldız Sarayı’nın ufak bir salonunda Vahdettin’le adeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. 

Salonun boğaziçine doğru açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu; birbirine paralel hatlar üzerine düşman zırhlıları bordalarındaki toplar sanki Yıldız Sarayı’na doğrulmuş. Vahdettin hiç unutmayacağım şu sözlerle konuşmaya başladı: ‘Paşa paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir ve tarihe geçmiştir. Bunları unutun, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa paşa, devleti kurtarabilirsin.’ Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal, Sultan Vahdettin’e şu cevabı verir; ‘Merak buyurmayın efendimiz, noktai nazarı şahanenizi anladım. İradei seniyyeniz olursa hemen hareket edeceğim’. ‘Muvaffak ol’ hitabına mazhar olduktan sonra huzurdan çıktım, ayaklarımızın patırtısını işittirmeden saraydan uzaklaştık’ demiştir” ifadelerini kullanmıştır. 

ÇARPITILAN GERÇEK

Cumhuriyet yazarı, tarihçi Sinan Meydan konuya ilişkin “Atatürk’ün sözleri sansür edilmiş gerçek çarpıtılmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan maalesef eksik anlatıyor. Oysa o görüşmeyi anlatan Mustafa Kemal Atatürk, o görüşme hakkında -Erdoğan’ın anlatmadığı- şu yorumu yapmıştı: ‘Söylerken (cevabı verirken) kafamdaki muammayı da halletmeye uğraşıyordum. Çok iyi anladığım, veliahtlığında, padişahlığında bütün his ve fikirlerini, temayüllerini, sahtekârlıklarını tanıdığım adamdan nasıl yüksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? 

Memleketi kurtarmak lazımdır, istersem bunu yapabilirmişim. Nasıl? hemen hüküm verdim: Vahdettin demek istiyordu ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek dayanak noktamız İstanbul’a hâkim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim onların şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir. Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğruluğuna inandırabilirsem ve bu siyasete karşı gelen Türkleri tutuklarsam Vahdettin’in arzularını yerine getirmiş olacaktım’ açıklamasında bulunmuştur.”

HAİNDEN KAHRAMAN YARATMAK

Ortada bilinmeyen bir durum yoktur. Her şey tüm açıklığıyla ortadadır. Tüm anlatılanların aksine; İstanbul hükümetine karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük yolculuğu neticesinde kazanılmış bir zafer söz konusudur. “Mustafa Kemal’i, vatanı kurtarsın diye, Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiği” imaları kabul edilemez bir çarpıtmadan ibarettir. Milli kurtuluş mücadelesini baltalamak için, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü idama mahkûm ettiren, ölümü için fetvalar verdiren, rütbelerini söktüren, bizzat vatan haini Vahdettin’dir. 

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlatısında; Vahdettin’in Atatürk’e Anadolu’ya gitmesi için izin verdiğini ima eden sözlerin olduğunu ifade ederek yaptığı konuşmanın sansürlü olduğu gayet açıktır. 

Aynı doğrultuda; Falih Rıfkı Atay “Atatürk’ün Bana Anlattıkları” adlı kitabında görüşmeyi Atatürk’ün ağzından anlatmış; Atatürk’ün “Vahdettin beni, vatanı kurtarmam için gönderdi”” demediğini, aksine hain olarak adlandırdığı Vahdettin’i çok ağır biçimde eleştirdiğini ifade etmiştir.

Tarihi sansürleyerek, çarpıtmaya çalışarak bir vatan haininden kahraman yaratamazsınız. Lafı evirip çevirmeye gerek yoktur. Vahdettin tarihin vatan haini olarak yazdığı bir kişiliktir. Mustafa Kemal Atatürk üzerinden subliminal mesajlarla algı yaratmaya çalışmak acizlikten başka bir şey değildir. Mustafa Kemal, Milli Mücadele’nin ta kendisidir. Gerisi boş sözdür.

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026