İmkânsızlıklar içine hapsolmuş Saray politikası

20 Ocak 2022 Perşembe

Cumhurbaşkanı’nın, Edirne’de yıllardır hapiste tutulan (yoksa rehin mi deseydim!) Selahattin Demirtaş’ın İmralı’ya (A. Öcalan’a) hesap vereceği sözleri şüphesiz ki sıradan ve laf olsun diye söylenmedi. “Sandık, seçim, oy oyunları” çerçevesinde yasal süreç sürecekse iktidarın büyük seçmen kayıplarını telafi edecek girişimlerde bulunması beklenir ve normaldir.

Yüzde 25’e oturan seçmen desteğinin hangi düzeyde istikrar kazanacağını kestirmek zor olsa da 2022’de enflasyon - hayat pahalılığının yüzde 40-50 dolayında gerçekleşeceği doğrultusundaki bankaların - piyasanın öngörüleri, Maliye Bakanı’nın “gözlerindeki ışıltıyı” söndürecek veya bu ışıltının aslında tamamen yalan olduğunu gösteren gerçeklik taşıyor. 

YALDIZLI LAFLAR NEYE YARAYACAK?

Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın 2022’nin en parlak yılımız olacağı, enflasyonun şimdiden düşmeye başladığı, 2023’e öyle gireceğimizi belirten ama ülkede uzman hiç kimsenin doğrulayamayacağı yüksekten atma umutlarının da boşa gideceği görülüyor. 

Şu aşamada iktidar döviz kurunu istikrarlı tutabilmek için başka ülkelerle swap denilen merkez bankalarında karşılıklı döviz tutma anlaşmaları yapıyor. En son BAE ile 5 milyar dolara yakın anlaşma yapıldı. Ama şirketlerin döviz ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını öğreniyoruz. Ankara, şirketlere ihtiyaçları olan yüksek miktarda döviz satışını önleme gayretinde. Bunun ise sürdürülebilir olmadığı açık ve seçik. 

Pahalılığın ise döviz artışına endeksli mevduatları ezip geçme olasılığı yüksek. Hesaplar da bunun üzerine kuruldu!

ŞAPKADAN ÇIKACAK TAVŞAN YOK

Gerçi herkes RTE’nin şapkadan tavşan çıkarma becerisini gündeme getiriyor ama ekonomi hesap kitap konusudur ve bugüne kadar da içinden beklenmedik tavşanlar çıkmamıştır, hiçbir dünyada!

Ayrıca bu beceriye de katılmıyorum. Son İstanbul yerel seçimlerinin sonuçları, Erdoğan’ın, gayet kötü bir politikacının belgesi olarak önümüzde duruyor.

Öyle ki bu kötü ve kendisinin / partisinin aleyhine işleyen politikasını, İstanbul için halen sürdürdüğünü görüyoruz. İstanbul, Mersin gibi büyükşehirlerin bulduğu kredileri onaylamayarak (metro ve metrobüsler), kentin en önemli sorunu olan ulaşımın biraz daha olsun rahatlamasının önünü kesiyor. 

SİYASİ AKIL TUTULMASI

 AKP yöneticilerinin, yerel seçimlerde seçmenlerden oy almak için “Bizim adayımızı desteklerseniz iktidardan gerekli en büyük desteği alırsınız kentiniz için” biçiminde sözler söylediğini anımsatırım. Bunun anlamı, “Seçmezseniz cezalandırırız”dır. 

Nitekim son yerel seçimlerden sonra iktidar neredeyse tüm olanaklarını kendi belediyelerine akıtmaktadır. Adeta “Benim yönettiğim, işbaşında olduğum kısımlar ülkedir, gerisi düşman işgalindedir” gibi bir anlayış içindeler..

Bu bir siyasi akıl tutulmasıdır.

Yerel yönetimlerini seçen seçmende ise iktidar aleyhine karşılığını bulacaktır.

ŞAPKADA ÖCALAN MI VAR?

Konudan uzaklaştık: AKP’nin oy oranını yükseltebilmesi için ekonomik ve yerel mucizeler üretmesi olası gözükmüyor. Ama bu konuda bol ve yaldızlı sözler havalarda uçuşacak.

Kürt oyları üzerindeki strateji bu nedenle gündeme geldi. Her zaman olduğu gibi. 

Kürt seçmenin genel eğilimi iktidar karşıtı bu aşamada. HDP üzerinde müthiş baskı, milletvekillerini ve seçilmiş belediye başkanlarını kriminalize etme çalışmaları, HDP’nin neredeyse doğal lideri Demirtaş’ın hapisliği, Kürt seçmenin çoğunluğunca hiç kabul edilebilir değil.

Bu nedenle ben, iktidarın kaybettiği Kürt seçmeni (muhafazakâr ağırlıklı) geri kazanma politikasından çok, Millet İttifakı’na yönelecek Kürt seçmeni, HDP bağlamında bölme, tarafsızlaştırma ve engelleme çalışmasına yöneldiğini düşünüyorum.

Peki, yine de soralım: Saray’ın şapkasında Öcalan olabilir mi ve oradan ne çıkar?

Olsa bile AKP’nin içinde bulunduğu imkânsızlıklardan sıyrılmasına katkısı olur mu?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları