Linç kültürü, hukuk ve Selahattin Demirtaş
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Linç kültürü, hukuk ve Selahattin Demirtaş

28.01.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasetin yargıdaki davalara saygılı olması beklenmez mi? Ya ekranda iktidar yüzlerinin, özellikle akademik unvanlarıyla boy gösterenlerin?

Hayır, Türkiye’de gerekmiyor. Çünkü ülke normal değil. Yaşadığımız her şey, yıllardır olağanüstü. Yıllardır ülkede yargı eliyle siyasal suçlar imal ediliyor ve yargıya da ne yapması gerektiği konusunda talimatlar veriliyor. Suçlamalar şöyle: Terörist, vatan haini, 53 kişinin katili, hükümete darbe teşebbüsü, suç işlemeye tahrik... Mahkemece beraat ettirildiklerinde ise derhal çekmecede hazır tutulan yeni bir suç imali ve yeniden tutuklama.

İddiaların bir kanıtı olup olmaması önemli değil, savcı beylerin görevi kanıtı olmasa bile suç ileri sürmek.. Mahkemeye düşen ise böyle siyasi durumlarda iddiaların ciddi olup olmadığını araştırmadan davayı kabul etmek..

Böylece hedefteki insanların, yıllar boyu sürecek bir dava boyunca özgürlükleri gasp ediliyor. Davanın beraat ile sonuçlanması değil, siyasal düşmanların güncel siyaset çıkarları gereği içeri atılması önemli. Cumhuriyet davasından tutun pek çok dava böyle sonuçlandı. Hapisle intikam alınıyor, sonra, yeter bu kadar beraatı geliyor!

3 yarar gözetiliyor: Birincisi dava boyunca şeytanlaştırma ve buradan bir siyasal çıkar sağlama, ikincisi kamuoyunu yıllar boyunca bu davalarla meşgul etme, üçüncüsü de siyasal tutukluluk - pazarlık konusu.

Özellikle bu suçlamalar bugün iki siyasal tutuklu üzerinde kristalize olmuş durumda: Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş.

DAVA ÖNCESİ LİNÇ

Bugün konu Demirtaş. Hakkındaki bazı suçlamalarla ilgili bir dosyayı, bir mektup eşliğinde gönderdi. TV’lerde sık sık karşıma iktidar ve suç savunucuları çıkıyor, Demirtaş’ın ne teröristliğini bırakıyorlar ne de katilliğini. Henüz dava aşamasında bu insanları böyle mahkûm ederseniz, mahkemelere talimat veriyorsunuz demektir.

Evet, gün olur devran döner. Adalet, hak ve hukuk herkese gerek. Bu nedenle yargı sisteminin tarafsızlığı bir ülke için en önemli konu ve siyasetin çıkarları ve kirli elleri yargıda olmamalı.

Demirtaş, önemli bir noktayı vurguluyor: “Geçmişteki siyaset tarzımız, söylemimiz, pratiklerimiz konusunda özeleştirel yaklaşmak gerektiğine de samimiyetle inanıyorum. Ayrıca bunu tüm siyasetçilerin yapması gerektiği kanaatindeyim. Bizler dört dörtlük siyaset yaptığımızı iddia edersek sadece kendimizi kandırmış oluruz. Nihayetinde Türkiye bugün bu haldeyse her siyasi aktörün kendi ölçüsünde sorumluluğu var, buna muhalefet de dahil. Barışı sağlayamadık, demokrasi getiremedik, ekonomi çöktü, toplum ağır bedeller ödüyor. Başarılı olsaydık bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”

Ve bir linç kampanyasından söz ediyor. Bir büyük algı operasyonundan ve dava dosyasındaki iddiaların gerçeklerle ilişkisizliğinden... Ve tüm bunların şimdi de 2023 seçimlerini kazanmak için yapıldığından... HDP’nin de bu amaçla kapatılmasının ve hukuksuzluklara karşı çıkacak herkesi de “terör destekçisi” ilan ederek tutuklanmalarını gündeme getirme olasılığından...

‘ÖZERKLİK İLANI’

Dava dosyasındaki suçlamalarla gerçek durum üzerine 15 kadar yanıtı var. Mesela savcılığın Demirtaş’ın yasadışı gösterilere katıldığının kanıtı olarak dosyaya koyduğu 107 görüntü ve ses kayıtlarının hiçbirinde bilirkişilerin Demirtaş’ın bulunmadığı belgesi...

“Özerklik ilanı destekçisi” suçlamasına karşı, Hendek olayları sırasında, bölgede çeşitli ilçelerde yaptığı konuşmaları; savaşın durması için hem hükümetle hem KCK ile yaptıkları arabuluculukları anlatıyor: “HDP olarak başlattığımız direniş, bütün bu çatışmaları durdurmaya dönük bir sivil direnişti. Neye direniyorduk? Sokağa çıkma yasağı kalksın, hendek ve barikatlar kapatılsın, operasyonlar dursun. Şimdi benim halkın direnişini kutluyoruz dediğim her yeri savcı cımbızlayarak ‘hendek ve barikat direnişini selamlıyor, kutluyor’ diyor. Oysa bizim HDP olarak başlattığımız direniş, bütün bu çatışmaları durdurmaya dönük bir sivil direnişti”.

Kanıt olarak da bölgede yaptığı konuşmalardan pasajlar ekliyor Demirtaş, bu Varto’dan:

“Siz bize, sorunlarınızın demokratik siyasetle çözülmesi için oy verdiniz. Şimdi biz bu emri yerine getirmek, sizin verdiğiniz talimatları yerine getirmek için yollardayız... Çatışmanın hiçbir türlüsü kabul edilemez diyoruz. Ölümün hiçbir türlüsünü içimize sindiremiyoruz diyoruz. Askerin, polisin, gerillanın farkı yok, hiçbiri içimize sinmiyor. Biz bu ölümleri durduralım diyoruz.”

“Hep birlikte direnirsek herkes sesimizi duymak zorunda kalacak. Ankara da duyacak, Kandil de duyacak. Biz barış istiyoruz. Ateşkes olmalı ve söz siyasete bırakılmalı. Siyasetle sorunlarımızı çözebileceğimizi herkese göstermek zorundayız.”

Ve benzeri çok sayıda savunma..

HEYKEL DİKMEK

Tabii “Öcalan’ın daha heykelini dikeceğiz” sözü de var en çok gündeme getirilen. “O gün, Erdoğanın elinde İmralı’dan Öcalan tarafından yazılmış iki tane mektup vardı. Yeni İmralı çözüm sürecini başlatan mektuplar. Ve bu mektuplar üzerine zaten kısa süre sonra da çözüm süreci başladı, İmralı çözüm süreci” diyor Demirtaş.

Evet, bu barış süreci içinde PKK’lilerin resmen ülkeye geldiğini, Habur’a mahkemeler gönderildiğini, göstermelik yargılama sonucu hepsinin serbest bırakıldığını, İmralı’da hükümet - Öcalan arasında günlerce görüşmeler yapıldığını, Öcalan’ın “RTE’nin başkanlık sistemini destekleyeceğiz” açıklamalarını unutmayalım. Demirtaş, bu sözlerin aslının ise ismini vermediği bir iktidar mensubuna ait olduğunu da belirtiyor.

Evet, o dönemde iktidar Öcalan’ın heykelini dikecek noktaya neredeyse varacaktı! Barış için hükümetin kurduğu ve Türkiye’ye saldığı ekipleri hatırlayın!

***

Ne savcıyım ne mahkeme. Sadece hukuk, adil yargılama, adaletten yanayım ve siyasal lince uğrayanların da öncelikle söz hakkı var. Hukuk ve adalet herkese lazım.

Yazarın Son Yazıları

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025