Akıl tutulması
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Akıl tutulması

25.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsanlık tarihinde, bütün hakların tek bir devrimle elde edildiği bir devrim yoktur. Haklar zaman içinde adım adım, farklı devrimlerle elde edilir.

Mükemmel bir devrim veya mükemmel bir lider bekleyen kişiler, devrim yapamazlar, bir ömür boyu devrimi ve lideri beklemekle yetinirler.

31 Mart belediye seçimlerini de bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Seçimleri AKP’nin kazanması durumunda, laiklik karşıtı teokratik karşıdevrim süreci hız kazanacak, bu sonuçlardan cesaret alan AKP, anayasa değişiklikleriyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin tabutuna son çiviyi çakacaktır.

AKP şu anda Türkiye’nin birçok ilinde ve ilçesinde, CHP yönetimine tepkili olan CHP ve muhalefet seçmeninin sandığa gitmemesi veya CHP dışındaki muhalefet partilerine oy vermesi nedeniyle seçimleri kazanacaktır.

Türkiye’nin çoğu ilinde ve ilçesinde muhalefet cephesinde CHP’nin adayları önde olduğu halde, bu adayları desteklemek yerine sandığa gitmemek veya kazanması olanaksız olan başka muhalefet partilerinin adaylarına oy vermek, muhalefet oylarının bölünmesine yol açmak, akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

Bu tavır AKP’nin karşıdevrim sürecine hizmet eder. Karşıdevrim sürecine hizmet edenler, devrim konusunda herhangi bir iddia ortaya atamazlar.

Yapılması gereken öncelikli iş, karşıdevrim sürecini frenlemek; hem karşıdevrimci hareketin belediyelerin olanaklarından yararlanmasını hem de belediye seçimi sonuçlarının karşıdevrimci anayasa değişikliklerine cesaret vermesini önlemektir.

CHP yönetiminde parti içi demokrasi ve partinin ilkelerine sahip çıkılması konusundaki sorunların çözülmesini seçim sonrasına ve bu yıl gerçekleşecek tüzük kurultayına bırakmak yerine, AKP’nin karşıdevrim sürecine hizmet etmek, akıl tutulmasıdır.

***

Şu anda muhalefet cephesinde İstanbul, Bursa, Balıkesir, Antalya, Antakya gibi çok önemli kentlerde CHP’nin adayları önde olduğu halde, bu kentleri AKP’nin kazanma olasılığı var. Çünkü bu kentlerde AKP ve CHP adayları arasındaki yarış başa baş ilerlemektedir.

Bu koşullarda CHP seçmeninin bir kesiminin sandığa gitmemesi veya muhalefet oylarının, kazanma olasılığı bulunmayan İYİ Parti ve Zafer Partisi gibi partilerin adaylarına veya bağımsız adaylara verilmesi, ancak akıldışı içgüdüsel davranışlarla, öfke ve kin duygularıyla açıklanabilir.

Benzer bir durum İstanbul’un Sarıyer ilçesi, Muğla’nın Bodrum ilçesi ve Trabzon’un Ortahisar merkez ilçesi için de geçerlidir. AKP ile CHP’nin arasında başa baş bir mücadelenin yaşandığı bu ilçelerde, CHP seçmeninin sandığa gitmemesi veya muhalefet oylarının bir kısmının, kazanma olasılıkları bulunmayan İYİ Parti’nin ve Zafer Partisi’nin adaylarına veya bağımsız adaylara kayması durumunda, seçimleri AKP kazanacaktır.

Böylece 15 yıldır CHP’de olan ve İstanbul’un en büyük ilçelerinden birisi olan Sarıyer AKP’ye geçecektir; Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Bodrum ilk defa AKP’ye geçecektir; CHP 15 yıl sonra Türkiye’nin en köklü ve önemli kentlerinden birisi olan Trabzon’un merkezini yeniden yönetme olanağını yakalamışken, AKP burayı yönetmeye devam edecektir.

***

Yeniden Refah Partisi yönetimi, adaylarını çekmeyeceklerini açıklamasına rağmen, YRP seçmenlerinin önemli bir kısmı AKP’li adaylara oy verecektir. YRP Merkez Karar Yürütme Kurulu üyelerinden birisinin İstanbul’da AKP’nin adayının desteklenmesi gerektiğini açıklaması da bu eğilimin bir yansımasıdır.

Bu ortamda CHP seçmenlerinin bir kısmının sandığa gitmemesinin ve İYİ Parti ile Zafer Partisi tabanının CHP’nin adaylarına oy vermemesinin bedeli ne yazık ki çok ağır olacaktır.

Kaybeden sadece CHP değil, Türkiye olacaktır.

Yazarın Son Yazıları

NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Devlet ve millet

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

Devamını Oku
15.06.2026
CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026