Diktatörlük ve Kanal İstanbul
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Diktatörlük ve Kanal İstanbul

03.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP Genel Başkanı ve “CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan, “Bakalım cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP’li telef olup gidecek” diyerek, milletin seçme ve seçilme özgürlüğünü tanımadığını açıklamış oldu!

Bu diktatörlük ortamında, CHP’nin, serbest ve özgür bir seçim gerçekleşecekmiş gibi muhalefet yapması ve seçim mitingi formatından çıkmaması bir sonuç vermez!

CHP, geniş halk kitleleriyle, diğer muhalefet partileriyle ve devlet kurumlarındaki anayasaya saygılı kesimlerle birlikte, gerçekçi ve etkili bir strateji ve örgütlenme geliştirirse ve uygularsa, sonuç alabilir.

***

Öte yanda, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yıllardır karşı çıktığı “Kanal İstanbul” projesinin, İmamoğlu’nun tutuklanmasından birkaç hafta önce, AKP tarafından yeniden devreye sokulduğu da ortaya çıktı.

Şubat ayında Erdoğan’a, “Kanal İstanbul” ve onun etrafındaki inşaat faaliyetleri hakkında brifing verildi.

Medyadaki görüntülere göre, brifingi verenlerden birisi, Karadeniz’deki madenlerin ve metallerin kapasitesinden söz ettikten sonra, “Karadeniz’i dünyaya açacak bu yol bizden geçiyor” dedi.

Buradaki “Karadeniz’i dünyaya açmak” ifadesi aynı zamanda, “Karadeniz’i ABD’ye, Britanya’ya, Avrupa Birliği’ne açmak” demek!

Çünkü Montrö Sözleşmesi’ne göre, Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin sivil ve askeri gemilerinin Çanakkale ve İstanbul boğazlarından Karadeniz’e geçmesi konusunda sınırlamalar var.

“Kanal İstanbul”, Montrö’deki bu sınırlamaları ortadan kaldırma kapasitesine sahip.

Çünkü Montrö boğazlarla ilgili bir sözleşmedir ve bir iç deniz olan Marmara Denizi’ni kapsayıp kapsamadığı tartışmalıdır. Montrö’de Marmara’nın adı değil, sadece “Boğazlar” terimi geçmektedir.

Saroz Körfezi ile Gelibolu Yarımadası’nın başladığı bölge arasında ikinci bir kanalın açılması durumunda, İstanbul Boğazı’yla birlikte Çanakkale Boğazı da devre dışı bırakılacaktır ve Montrö’deki Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelere yönelik gemi niteliği, gemi ağırlığı, gemi sayısı ve Karadeniz’de kalma süresi ile ilgili birçok sınırlama bertaraf edilecektir.

Ayrıca, Saroz Körfezi’nden bir kanal açılmasa bile, bu gemiler Çanakkale Boğazı’ndan, Bandırma ve Tekirdağ gibi Marmara’daki bir limana gittiklerini beyan ederek geçebilirler ve daha sonra yeni bir bildirimle “Kanal İstanbul”u kullanarak Karadeniz’e açılabilirler.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ve Rusya ile NATO arasındaki gerginliğin sonucunda Karadeniz’in yeni bir stratejik önem kazanması nedeniyle, “Kanal İstanbul” bu gelişmelerden bağımsız değerlendirilemez.

***

“Kanal İstanbul”, sadece Montrö açısından değil, Milli Savunma Bakanlığı’nın ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savunma stratejisi açısından da, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına aykırıdır.

Türkiye, sınırındaki komşuları arasında en büyük ihtilafları Yunanistan ile yaşamıştır ve yaşamaktadır. Bu nedenle Türk Kara Kuvvetleri, Trakya bölgesinde, Trakya’nın ve İstanbul’un savunulması amacıyla büyük bir askeri güç bulundurmaktadır.

“Kanal İstanbul”un inşa edilmesi durumunda, bu ordunun İstanbul ile kara bağlantısı kopacaktır, kara bağlantısı kanalın üzerindeki köprülerle sınırlı kalacaktır. Ayrıca bir savaşta düşman ordularının ilk saldıracağı hedeflerden birisinin köprüler olacağı ve köprülerin savunma stratejisinde en zayıf halkalar olduğu açıktır.

***

“Kanal İstanbul” bu nedenlerle ABD ve onun uydusu Katar tarafından desteklenmektedir!

“Kanal İstanbul”, rant, yapılaşma, kanal nedeniyle büyük bir doğa ve çevre felaketine, ayrıca Sazlıdere Barajı’nın yok edilmesiyle, İstanbul’un su kaynaklarının tüketilmesine yol açacağı gibi, emperyalizme de hizmet edecektir!

Nitekim Erdoğan 2019’da, “Kanal İstanbul”un, zamanı geldiğinde kullanılacak ve dünyada sükse yapacak siyasi bir boyutunun olduğunu açıklamıştı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da bu hafta, “Kanal İstanbul”dan asla vazgeçmediklerini, kanalı doğru zamanda yapacaklarını söyledi.

“Yerli ve milli” dedikleri AKP ve MHP işte budur!

Yazarın Son Yazıları

Hatırlamak

Türkiye’ye değer katan ve aramızdan ayrılan önemli aydınları, gazetecileri, yazarları, siyasetçileri hatırlamak, onları öldükten sonra da yaşatmak, genç kuşaklar için iyi bir geleceği kurabilmenin de önkoşullarından birisidir.

Devamını Oku
20.07.2026
Yeni parti tuzağı

AKP iktidarının eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kullanarak, CHP’de, hukuka aykırı biçimde bir darbe gerçekleştirmesinden sonra, CHP kadrolarının yeni bir parti kurması konusu gündeme geldi.

Devamını Oku
18.07.2026
Kurtuluş

20. yüzyılın ilk yarısında emperyalizmin ve sömürgeciliğin dünyadaki öncüsü Britanya İmparatorluğu idi.

Devamını Oku
13.07.2026
Militarizm ve faşizm

Militarizm ve faşizm genelde paralel bir biçimde gelişen ve birbirini besleyen hareketlerdir.

Devamını Oku
11.07.2026
Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Devlet ve millet

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

Devamını Oku
15.06.2026
CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026
Faşizm ve ahlaksızlık

Faşizm yapısı gereği ve kategorik olarak ahlaksızlıktır.

Devamını Oku
08.06.2026
CHP’nin kayyumu

Bir zamanlar hak, hukuk, adalet için yürüyüş yapan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de onlarca yıldır haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik uygulayan AKP hükümeti ile işbirliği yapmaya devam ediyor.

Devamını Oku
06.06.2026
CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026
Mutlak butlan!

Mutlak butlan kavramı, CHP’nin 38. olağan kurultayı ile ilgili “dava” nedeniyle kamuoyu gündemine girdi.

Devamını Oku
09.05.2026
Din, laiklik ve CHP’liler

Dinin siyasallaşması, aynı zamanda dinin araçsallaşmasıyla sonuçlanır.

Devamını Oku
04.05.2026
Adaysız seçim

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Devamını Oku
02.05.2026
Platon ve Pınar Canevi

Son yıllarda Türkiye’de birçok değerli felsefeciyi yitirdik.

Devamını Oku
27.04.2026
Ulusal egemenlik

Önceki gün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta kutlandı.

Devamını Oku
25.04.2026
Sosyalizm ve laiklik

Laiklik, dinin devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmaması ve müdahale etmemesi, devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü ve dindar olmayan vatandaşın felsefi görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır.

Devamını Oku
20.04.2026
Sahte umutlar diyarı

1917 Ekim Devrimi’nin öncüsü ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin kurucusu Vladimir Lenin, emperyalizm kavramını çözümleyen, kapitalizm ile emperyalizm arasındaki ilişkiyi açıklayan ve emperyalizme karşı mücadelenin kuramsal temellerini ortaya atan en önemli düşünürlerden ve yazarlardan birisiydi.

Devamını Oku
18.04.2026
Muhalefetin çıkmaz sokağı

AKP’nin ana muhalefet partisi CHP üzerinde uyguladığı baskılar giderek artarken, CHP eski yöntemle yeni sonuç almaya çalışıyor.

Devamını Oku
13.04.2026
Lübnan

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırması, İran’ın da Ortadoğu’da kendisine saldırmayan başka ülkelere saldırması ve Hürmüz Boğazı’nı hukuka aykırı biçimde kapatması sonucunda ortaya çıkan savaşta, Lübnan ne yazık ki gölgede kaldı.

Devamını Oku
11.04.2026
Kazanmak, kaybetmek

Düşmana karşı bir savaşı ve mücadeleyi kazanabilmek için, öncelikle düşmanın gücünü ve kapasitesini çok iyi analiz etmek gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
İran’daki buzdağı

19. yüzyılda felsefe, sosyoloji, siyaset bilimi, ekonomi, tarih alanlarında disiplinlerarası çalışmalar yapan Karl Marks, ekonomik temelin üstyapıyı belirlediğini savunmuştu.

Devamını Oku
04.04.2026
Gazetecilik ‘suçu’!

Türkiye, düşünceyi ifade, yayınlama ve medya özgürlüğü açısından, dünyanın en geri kalmış ülkelerinden birisidir.

Devamını Oku
30.03.2026
Halkçılık ve savaş

Savaşlarda her zaman masum vatandaşlar da yaşamlarını yitirirler.

Devamını Oku
28.03.2026
Hürmüz krizi

Hürmüz krizi

Devamını Oku
23.03.2026
İran, ABD ve Türkiye

İran, ABD ve Türkiye

Devamını Oku
21.03.2026
İran sorunu

ABD’nin ve İsrail’in, uluslararası hukuku devre dışı bırakarak İran’a saldırmaları kabul edilemeyeceği gibi, İran’daki yönetimin kendisine saldırmayan ve ABD üslerini kendisine karşı kullanmasına izin vermeyen ülkelere saldırması da kabul edilebilir değildir.

Devamını Oku
16.03.2026
İBB ‘davası’ ve muhalefet

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, genel siyasi hedefini, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ve ulaştıktan sonra o seviyeyi aşmak olarak ortaya koymuştu.

Devamını Oku
14.03.2026
Savaşın sonuçları

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırmasının sonucunda meydana gelen ve Orta Doğu’ya yayılan savaş büyük tehlikeler ve riskler taşımaktadır.

Devamını Oku
09.03.2026
İran’daki Frankenstein

ABD’nin ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları son günlerde hem Türkiye’de hem de dünyada en fazla tartışılan konuların arasında yer alıyor.

Devamını Oku
07.03.2026