Demokratik entegrasyon
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Demokratik entegrasyon

03.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Prof. Dr. Hakkı Keskin’in 25 Temmuz 2025 günü Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Böl ve Yönet” başlıklı yazısını okumadıysanız, bulup mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim.

Yazının ortalarında yer alan “Komisyona katılmayın” bölümünde şu satırlar yer alıyor:

“PKK sembolik olarak silahlarını yakma gösterisini yaparken Türkiye’de ‘Demokratik entegrasyon yasaların çıkartılması’ istemine vurgu yaptı. Ne hükümet yetkilileri ne MHP ne de PKK bu yasalardan ne istendiğini henüz açıkça belirtiyorlar. Ne var ki PKK’nin öteden beri anayasada yapılacak değişiklikle ulus ve üniter devlet yapısının yerine, eyalet sistemine dayalı federal bir devlet yapısının oluşmasını, vatandaşlık tanımının anayasada yeniden yapılmasını, Kürtçenin de resmi ikinci dil olarak kabul edilmesini ve okullarda eğitimin iki dilde yapılmasını istediği biliniyor. PKK özünde Türkiye’nin kuruluş ve uluslararası tapusu olan Lozan Antlaşması yerine, Türkiye’de bir Ermeni ve Kürt devletini de öngören Sevr Antlaşması koşullarının benimsenmesini istiyor.”

Ülkemizdeki Kürtçülük sorununu göbek bağından yakalayan saptamalar. Bu saptamalar benim aklıma Türkiye’nin Sırat Köprüsü Açılım Masalı’nı1 getirdi. Türkiye’nin bir Kürt sorunu olmadığını, olmadığı için bir “Kürtçülük sorunu” icat edildiğini anlattığım kitap.

PKK, silah yakma gösterisine karşılık olarak hükümetin “demokratik entegrasyon yasaları” çıkarmasını istiyormuş. İyi de nedir bu “demokratik entegrasyon” denen şey?

Silah bırakan ve kendilerini “Barış ve Demokratik Toplum Grubu” olarak adlandıran PKK’liler adına Bese Hozat’ın okunan açıklamada yer alan bir deyimi: “Barış ve demokratik toplum sürecinin pratik başarısı için bir iyi niyet ve kararlılık adımı olarak ve bundan sonra özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemiyle yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde sizlerin huzurunda silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz.”

Demokratik entegrasyonun ne anlama geldiğini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) parti meclisinin (PM) 22 Temmuz’da yaptığı toplantının sonuç bildirgesinden anlıyoruz:

“Parti meclisimiz tarafından ele alınan en önemli gündem ise hiç şüphesiz 27 Şubat’ta sayın Öcalan tarafından ilan edilen ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sonrası sürecin geldiği yeni aşamadır. Yüz yılı aşkın bir sürede çözülememiş Kürt meselesinde son bir yıl içinde yaşanan gelişmeler 1 Ekim 2024’te Meclis’ten 9 Temmuz 2025’te sayın Öcalan’ın tarihi video mesajına ve 11 Temmuz’da Süleymaniye’de silahların yakılmasına kadar, yeni bir demokratik barışçı çözüm imkânını güncelleştirmiş. Bu adımlar, çatışmalı dönemden demokratik siyasete geçiş iradesinin güçlü bir şekilde var olduğunu göstermektedir. Sayın Öcalan 9 Temmuz’daki mesajında gelinen aşamayı ‘demokratik siyaset’ ve ‘bütüncül hukuk’ olarak tarif etmektedir. Çözümün nihayetinde bir anayasal çerçeveye kavuşmasını ama onun öncesinde de hukuk ve siyaset alanında atılması ihtiyaç olan adımların gerçekleşeceği yer olarak Meclis’i işaret etmektedir. Mesajın eksenini oluşturan demokratik/pozitif entegrasyon yasaları ve özgürlük yasaları tüm halkların eşitlik temelinde yeni bir toplumsal sözleşme inşa etmesini hedeflemektedir.

Bu bağlamda Meclis’te kurulacak olan komisyon tarihsel bir işleve sahip olacaktır. Partimiz, bu komisyonun yapacağı çalışmaların anlamlı ve sağlıklı bir sonuca ulaşması ve sonrasında atılacak adımların gerçekleşmesi için her türlü çabayı gösterecektir. 11 Temmuz’da Süleymaniye’de silahların yakılması, yarım yüzyıllık çatışma tarihinin cesur ve kararlı bir kapanışının ilanıdır. Kürt hareketi, tüm dünyanın gözleri önünde geri dönüşsüz ve kararlı, kalıcı bir irade beyan ederken, devlete ve iktidara da bir çağrı yöneltmiştir.

Çatışmalı sürecin sonlandırılması tarihsel önemdedir. Bu adımın gereği olan yasal düzenlemelerin gerçekleşmesi toplumda demokratik-leşmenin de önünü açacaktır. Kürt sorununda kalıcı ve demokratik bir çözümün sağlanması için yapılması gerekenler ise bu yasal düzenlemeler sonrasında demokratik bir ortamda tartışılıp gerçekleşebilir. Atılacak her olumlu adım barışı, Türkiye’de demokrasiye duyulan inancı, birlikte yaşama iradesini ve eşit yurttaşlık zemininin gelişmesini de büyütecektir.”

Yedi dereden su getirmenin ne gereği var! Ancak sunulan bulanık sudan şu anlaşılıyor. PKK’nin silah zoruyla alamadıklarını TBMM’nin özel bir toplantıda Cumhuriyet anayasasını değiştip devletin üniter ulus devlet niteliğinden vazgeçerek Kürt kökenli vatandaşları için, en azından özerklik, ileride federasyona, federasyondan da bağımsız bir devlete varacak bir karar alması istenmekte. Sırayla, önce özeklik, sonra federasyon, üçüncü evre bağımsızlık.

Buna siyaset dilinde “Ulusların kendi kaderini tayin hakkı” yani “self determimanyon” denir ki bu ulus devletler için geçerli değildir; sömürge toprakları için geçerlidir ki bilmeyenler iyice öğrensin! Birleşmiş Milletler İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz, Fransız, Hollanda sömürgeleriyle ilgili olarak karar vermiştir. Üzerinde bağımsız bir devlet olan vatanlar için geçerli değildir.

Bana inanmayanlara, Dr. Doğan Kılınç’ın Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde (C. XII, Y. 2008, Sa. 1-2 949) yayımlanan “Self determinasyon ilkesinin azınlıklar açısından değerlendirilmesi” (Vikipedi) başlıklı yazısını okumalarını tavsiye ederim. Gerisi ya vehim ya palavra!

---

1- Tekin Yayınları, 2015, 2020

Yazarın Son Yazıları

Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025