Üst kimlik alt kimlik
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Üst kimlik alt kimlik

01.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Zülâl Kalkandelen yoldaşımın 22 Haziran 2025 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısından bir alıntı yapıyorum: 

“AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl niyetini hiç gizlemiyor ve zaman zaman hatırlatıyor. Dün de İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’nda konuşurken ‘Dillerimiz, renklerimiz, mezheplerimiz farklı olabilir. Dünya görüşümüz, hayat tarzımız farklı olabilir. Bunların hepsi kıymetlidir, anlamlıdır. Biz bu kimliklerimizden önce Müslümanız. Müslümanlık hepimizin en üst kimliğidir’ dedi.” 

***

Üst ve alt kimlikle ilgili evrensel tanım şöyle: “Üst kimlik devletin vatandaşa empoze ettiği kimliktir. Bu anlamda vatandaşlığa denk düşer. Üste geçirilmiş, giyilmiş kimlik, üste çıkarılmış kimlik. Alt kimliği koruyan kimlik, alt kimliği örten kimlik.” 

Kuşkusuz, R.T. Erdoğan’ın konuşmalarını onun talimatları doğrultusunda kaleme alan bir danışman kadrosu var. Bu kadronun üst ve alt kimliklerin evrensel tanımını bilmeleri gerekir. Bir zamanlar vatandaş kimliklerimiz defter biçimindeyken TC vatandaşlarının din ve mezhebi yazıldığı bir bölüm vardı. 1921 ve 1924 Anayasası’nda yer alan “Türkiye Cumhuriyeti’nin dini İslamdır” ibaresi, Mustafa Kemal’in emri, İsmet İnönü’nün de önerisiyle 1928 yılında kaldırıldı. Daha sonra İHAM’ın (İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi) 21924/05 numaralı başvuru ile ilgili 02.02.2010 tarihli kararı. Türkiye’de nüfus cüzdanlarında din ibaresinin yer almasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesine aykırı olduğuna hükmetti. Mahkemenin bu kararı, Sinan Işık’ın 2005 yılında kimliklerdeki din hanesi aleyhinde yaptığı başvuruya yanıttı. 

Konuyla ilgili olarak 10.12.2024 tarihli Cumhuriyet’te bir yazı yayımlamıştım. Yazıyı tekrar yayımlıyorum: 

ÜST KİMLİK OLARAK İSLAM

Eski bir aşı ısıtarak masanıza koyuyorum. Bu aşı 14.12.2005 günü Hürriyet lokantasında müşterilere sunmuştum. 

[Yanlış ki ne yanlış! Kim ki İslamı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, Türk ulusunun üst kimliği yapar, İslamı tartışma konusu yapmıştır. İşte o zaman İslam da tartışılır. Çünkü yeryüzüne inen, dünya işlerine karışan kutsal, kutsallığını yitirir. Türkün üst kimliği haline getirilen İslam da din olmaktan çıkar. Bu böyle biline! 

Ama Başbakan R.T. Erdoğan bilmiyor bunu! Zamanında Turgut Özal da bilmiyordu: “Ulus devlet olmayı başaramadık. Kabul edelim ki hakikat bu. O zaman Türkiye’yi bütün halinde tutmak için Müslümanlık elimizdeki tek referans” (Güneri Civaoğlu, Milliyet, 8.12.2005) diyordu. Güneri Civaoğlu, bu sözlerin üzerinden bir süre geçtikten sonra, Özal’ın “Federalizmi de konuşmalıyız” diyerek nabız yokladığını anımsatıyor. 

Atatürk’ün Söylev’ini ancak cumhurbaşkanı olunca okuyan Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde somut ulusal devletin farkında olamaması, ulusal birliği değerlendirememesi ancak onun Cumhuriyeti kavrayamamış bir ehli tarikat olmasına bağlanabilir. 

Şimdi sıra R.T. Erdoğan’da. Yeni Zelanda’dan Türkiye’ye sesleniyor: “Bizdeki etnik unsurları birbirine din bağı bağlar!” diyor. 

Bir İslamcı gazete fırsat bu fırsat deyip atmış manşeti: “Üst kimlik İslam.” (8.12.2005) Hemen hatırlatalım: Alt/üst kimlik formüllerinin Türkiye için geçerli olmadığını bir yana bırakalım, anayasaya ve Cumhuriyetin kurucu ilkelerine aykırı bir üst kimlik olmaz. 

Geçmişte ve günümüzde dinin hiçbir ülkede yapıştırıcı çimento (!) olmadığını kısaca anımsayalım: Müslüman Arnavutlar Osmanlı’ya neden isyan etti, necip Arap kavmi neden Osmanlı’ya ihanet etti, günümüz Arapları neden bir millet olamıyor? Irak ile İran neden savaştılar, günümüz Irak’ında Müslüman Kürtler Müslüman Araplara neden ihanet ediyorlar? Sünniler ile Şiiler neden ayrı duruyor? İki dünya savaşında, daha sonra İspanya’da, Yugoslavya’da, İrlanda’da Hıristiyanlar neden birbirlerini boğazladılar? 

Başbakan İslamı çaresizlikten üst kimlik olarak önermiyor, kafasındaki gizli program gereği tek çare olarak öne sürüyor.

Din nasıl demokrasi için referans olamazsa demokrasi de din için referans olamaz. Bu yasak ilişki yürürlüğe konulduğu zaman bu dünyanın ve öteki dünyanın işlerine fitne virüsü bulaşır. 

Çağdaş devletin temellerini atan demokrasinin ne Tanrı’sı ne de dini vardır. Demokrasi, Tanrı ve din karşısında günahkârdır çünkü sürünün çobanlığını Tanrı’nın ve kilisenin elinden almıştır. Demokrasi, Tanrı ile bağlarını koparmış bir devlet ve toplumsal örgütlenme biçimidir. Öyle olmasaydı insanoğlu bizzat kendisi ya da temsilcileri ile yasa koyucu yetkisini kullanmazdı, kullanamazdı. Bu nedenle bile olsa demokrasilerde Tanrı ve din toplumsal kimliğin belirleyicisi olamaz. Bu tavır ne Tanrı’nın ne de dinin reddi anlamına gelir. Ama demokrasi tarihi Avrupa’da bu “çobanlık” hakkı mücadelesinin tarihidir. 

İslam dininin egemen olduğu ülkelerde de demokratik iradenin kazandığı mücadelenin sonuçları geçerlidir. Bu sonuçları kabul etmezseniz demokrasinin kapısından geçemezsiniz. Arap ülkeleri işte bu nedenle çağının çağdaşı olamıyor. Irak direniş hareketi genel seçimi İslama aykırı buluyor. Ama bizim ehli tarikat başbakanımız aksini düşünüyor.] 

***

Kim demiş “Ulus devlet olamadık” diye? Uluslararası yasalara göre, bir üniter devletin federatif devletlere bölünemeyeceğini bilmeyen Red Kit okuru Turgut Özal söylemiş. Türkiye’yi bütün halinde tutmak için Müslümanlık üst kimlik olamaz. Başbakan ve cumhurbaşkanı olmuşlar ama Türkiye Cumhuriyeti’nin bir anayasası olduğu, bu anayasada “Türklük”ün “üst kimlik” olarak yazılı olduğundan haberleri yok!

İlgili Konular: #kimlik

Yazarın Son Yazıları

Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026