Yanlış bilgi ve iddia
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Yanlış bilgi ve iddia

12.11.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen Atatürk’ü anma töreninde konuşmuş ve  “Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz. Sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez. Cumhuriyete en büyük katkıyı şahsımın başında bulunduğu hükümetler yapmıştır. () Son günlerde yine birileri ağızlarına sakız ettiler. Osmanlı’da okuma yazma oranı çok düşükmüş. Osmanlı’nın kendi silah sanayii yokmuş. Osmanlı yönetimi altındaki halklara zulmedilmiş. Hepsi de yalandır, iftiradır. () Osmanlı’ya, Selçuklu’ya haksızlık etmemek gerekir” demiş.

Kompozisyon olarak yanlış bir konuşma. Toplantının amacı Cumhuriyetin, yani tarihin ilk ve tek Türk devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak ve bu vesile ile onu değerlendirip övmek idi. Ama AKP Genel Başkanı anmayı vesile yaparak Cumhuriyetçileri ve Cumhuriyetin dünya görüşünü, dolayısıyla da Atatürk’ü eleştirdi. Bir cumhurbaşkanı asla böyle bir konuşma yap(a)maz.

Ruhsatsız sarayda yapılan törenlerde tarihteki 16 Türk devletinin askeri kıyafetlerini giyen askerler de yer alıyor: Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu, Avrupa Hun İmparatorluğu, Ak Hun İmparatorluğu, Göktürk Kağanlığı, Avar Kağanlığı, Hazar Kağanlığı, Uygur Kağanlığı, Karahanlı Devleti, Gazne Devleti, Büyük Selçuklu Devleti, Harezmşahlar Devleti, Altın Ordu Devleti, Timur İmparatorluğu, Babür İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu...

İyi de, bu devletlerin hiçbirinin adında Türk sözcüğü yok. Göktürk Kağanlığı’nın ancak yarısı Türk. Bu nedenle tarihte bir tek Türk devleti vardır, adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Anadolu Selçukluları, Farsçayı edebiyat ve devlet dili olarak kullanıyordu; siyasal ve kültürel bakımdan İran’ın etkisi altındaydı. Keykubat, Keyhüsrev, Keykavus gibi unvanları kullanan Selçuklu sultanları, yönetimde İran asıllı kimselere görev veriyordu. Halkı Türkmendi ama devlet Türk devleti değildi. Adı devletle özdeşleşmiş büyük vezir Nizamülmülk bir Fars idi. Türkmenler sonunda isyan etmek zorunda kaldı: Babai isyanları.

Dünyada bir ailenin adıyla anılan tek devlet Osmanlı Devleti’dir. Devleti kuran Kayı boyu Türk idi ama Osmanlı Devleti yıkıldığı zaman hanedan aile (dil, duygu, zihniyet olarak) artık Türk değildi. Kimi tarihciler Osmanlı Devleti’ni “Slavo-Greko-Türk” olarak tanımlarlar. Osmanlı Devleti Türk olsaydı, sıbyan mekteplerinde, medreselerde öğrenim dili Arapça olur muydu? Devleti kuran halkın dili Türkçe ama devlet dili, edebiyat dili sentetik Osmanlıca... Bu nasıl iş?! İşte bu nedenle, Yörük-Türkmenlerin Osmanlı ve Selçuklu’ya istediği kadar hakaret etmeye hakkı var. Karamanoğullarına ise sonsuz saygı.

AKP Genel Başkanı aynı yanlış konuşmada: “Gazi Mustafa Kemal Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlı’dan devralınan mevcut idari sistem çerçevesinde gerçekleşmiştir. Tarihimiz bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi yok olmaya mahkûmsa toplumlar da öyledir. Bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkarmaya kimse muvaffak olamadı” diyor. Gazi Mustafa Kemal elbette Osmanlı subayı idi. Ama Türklüğünü unutmamış bir Türk idi. Yaptığı işler, kurduğu devletin adı bunun en önemli kanıtıdır.

AKP Genel Başkanı, “Tarihimiz bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi yok olmaya mahkûmsa toplumlar da öyledir. Bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkarmaya kimse muvaffak olamadı” diyor. Ki bu da yanlış! Uyduların yörüngesi olur. Yörünge, bir gök cisminin başka bir gök cisminin çevresinde dolanırken izlediği yol. AKP’ye kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin elbette yörüngesi yoktu. Akla dayalı ulusal siyaseti ve yolu vardı.

AKP Genel Başkanı, ne yazık ki, gene yanılıyor: Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nin “kadim” (ıskarta) yörüngesini bilinçli olarak terk etti; Çağdaş Uygarlık Takım Yıldızı’na katıldı. 18 yıllık engele karşın hâlâ orada. Tarihin arabasında geri vites” yoktur! Geçmiş ola!

Yazarın Son Yazıları

Otoritesiz otorite

“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.

Devamını Oku
21.06.2026
Devletin aklı yoktur, sahibi vardır

“Yapay zekâ”ya “Devlet aklı üzerine Özdemir İnce tarzı bir yazı yaz” diye talimat vermişler. Makine talimatı yerine getirmiş ve okumanıza sunduğum yazıyı gunnamış.

Devamını Oku
19.06.2026
Zevzeklik

“Zevzeklik” bir kişinin gerek konuşmalarıyla gerek yersiz davranışlarıyla insanları bunaltması, sıkması veya ciddiyetsiz bir şekilde boşboğazlık yapması durumudur.

Devamını Oku
16.06.2026
Efsane mavalı

Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.

Devamını Oku
14.06.2026
Arrabal ve babası

Okuyacağınız metnin Fransızcası Les Lettres Françaises adlı derginin Temmuz-Ağustos-Eylül 1967 sayısında yayımlanmıştı.

Devamını Oku
12.06.2026
Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026