Yeni anayasa yapmak (2)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Yeni anayasa yapmak (2)

22.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurban Bayramı’nın ilk günü partisinin kurucusu Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret eden Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, “CHP’nin mensuplarına, Saraçhane’den çıkıp Ankara yolunda Atatürk’ün izinde gitmelerini tavsiye ediyorum” dedikten önce (ya da sonra), “Darbeler anayasası yok edilmeli” diyerek seçim sisteminin değiştirilmesi çağrısı yaptı.

Ardından gazetecilere açıklama yapan Bahçeli’nin ilk mesajı “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili oldu.

Bahçeli, “Bugün Türkiye’miz bölücü terör faaliyetlerinin, kurucu önder Abdullah Öcalan tarafından ‘barış ve demokratik toplum’ çağrısı açıklamasıyla PKK’nin feshi, silahların bırakılması kararı alınmış. Bu da 12 Mayıs’ta 13’üncü kongreyle de kabul edilerek uygulamaya geçmiştir. Bu önemli bir adımdır. Türkiye’nin teröre son vermesinin bir başlangıcıdır” dedi.

Bahçeli, taleplerini şöyle özetledi:

“Darbeler anayasası yok edilmeli, milli iradeye dayalı, siyasi partilerin hepsinin düşüncesi alınarak bir kurucu anayasa anlayışı içerisinde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu kabullenilmelidir.”

“İkinci olarak Siyasi Partiler Kanunu gözden geçirilmelidir.”

“Üçüncü olarak seçim sistemi gözden geçirilmelidir.”

“Dördüncü olarak da TBMM’nin daha verimli çalışabilmesi için iç tüzüğün güncelleştirilerek TBMM’nin varlığını herkese hissettirecek bir anlayışa sokmalıdır. Meclis tartışmalarını da artık Meclis’e yakışır bir üslup içerisinde, karşılıklı anlayış, sevgi ve kardeşlik bağında devam etmelerini sağlayacak bir yapıya ulaştırmalarında yarar vardır.”

Tüm siyasi partilerin artık “Türkiye için” var olduğunu belirten Bahçeli, “Başka ülkelerin tesiri altında kalarak Türkiye’nin istikrarını bozmaya, kamplaşmaya sevk edecek, kutuplaşmayı ortaya koyacak yanlışlardan kurtarılması lazımdır” dedi.

Ancak, Devlet Bahçeli bir “kurucu iktidar” gibi davranarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yepyeni bir anayasa istemişti.

İyi de mevcut TBMM ya da iktidar kendini “asli kurucu iktidar” sayıp yepyeni bir anayasa yapamaz ancak zorunlu koşulları sağladıktan sonra anayasanın maddelerini değiştirebilir. Türkiye Cumhuriyeti yerinde durdukça mevcut anayasayı kaldırıp yerine bir başka anayasa yapamaz. Bir şair olarak ben bunları biliyorum ve yanlışım varsa bağış da dilemiyorum. Mevcut devlet bir darbe ya da savaş sonucu (Allah göstermesin!) yıkılmadan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin isteği yerine getirilemez.

Yeni bir anayasayı ancak bir “asli kurucu iktidar” yapabilir. Asli kurucu iktidar ne olduğunu Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in Anayasa Hukuku1 kitabından aktarıyorum:

Asli kurucu iktidar, daha önceden konmuş hiçbir hukuk kuralı ile bağlı ve kayıtlı olmaksızın, bir devleti kuran, ona hukuki/siyasi statüsünü ve anayasayı ilk kez, ya da yeniden yapan iktidardır.

Asli kurucu iktidar, yeni bir hukuk düzeni oluştururken eski hukuk düzeninin ortadan kalktığı ya da hukuki bir boşluk bulunduğu varsayımına dayanır.

Asli kuruculuk değişik durumlarda ortaya çıkabilir. Bunlardan birinci yeni bir devletin kurulması durumudur. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti ve 1787’de ABD’nin bağımsız bir devlet olarak kurulması ya da 1960’lardan sonra, bağımsızlıklarına kavuşan üçüncü dünya ülkelerinin oluşması gibi. İkincisi, bir savaş sonucu yok olan devletin yeniden ortaya çıkmasıdır. Örneğin, 2. Dünya Savaşı sonucu Batı Almanya’nın 23 Mayıs 1949 Anayasası ile tekrar yeni bir devlet olarak belirmesi gibi. Üçüncüsü, var olan anayasalı düzenin bir ihtilal ya da darbe ile ortadan kaldırılması durumlarıdır. Örneğin 1848’de Fransa, 1917 Rusya, 1961 ve 1982’de Türkiye’de olduğu gibi. Şu halde, asli kuruculuk, yürürlükte bir anayasa olmadığı ya da yürürlükteki anayasal düzene son verildiği durumlarda söz konusu oluyor.

Bazen bir ihtilal ya da darbe sonrası, anayasa kısmen yürürlükten kalabiliyor. Bu durumda, siyasi rejimle ve siyasi kurumlarla ilgili düzenlemeler dışındaki kurallar yürürlükte bırakılmaktadır. Ancak yürürlükte olan eski anayasa kuralları, yalnızca herhangi bir kanun değerindedir. Başka anlatımla, bu durumda “anayasanın üstünlüğü” söz konusu değildir. Eski anayasanın, üstünlüğünün söz konusu olmaksızın kısmen yürürlükte kalmasına, “İhtilallerin etkisiyle anayasasızlaştırma” deniyor. Bu konuda bir örnek: Türkiye’de 12 Eylül 1980 günü Silahlı Kuvvetlerin yönetime el koymasından kısa süre sonra, Milli Güvenlik Konseyince (MGK) kabul edilen 27 Ekim 1980 gün ve 2824 sayılı “Anayasa Düzeni Hakkındaki Kanun”dur.

Bu kanun 1961 Anayasası’nın, yeni anayasa kabul edilip yürürlüğe girinceye değin, TBMM’ye ve cumhurbaşkanına ait yetkileri MGK’ye devlet başkanına devrediyordu. Öte yandan, anayasanın üstünlüğüne son verilerek, MGK’ce kabul edilecek, bildiri, karar ve kanunların, 1961 Anayasa hükümlerine uymayanlarının, anayasayı değiştirmiş olarak yürürlüğe girmiş sayılacakları öngörülüyordu.

Ben aczin dileği şudur ki ülkemiz yukarıda anlatılanların bir tekrarını bir daha yaşamamasıdır. Ancak ne yazık ki günümüzün sağcı, muhafazakâr ve İslamcı siyasetçileri tarihten ders çıkarmamaktadır. Bu gamsızlığın iki örneği R.T. Erdoğan ile onun arkasında durarak siyasal güç olmak isteyen ve ne yazık ki “olan” Devlet Bahçeli olmaktadır.

Devlet Bahçeli anayasa sorununu kırıp sardıktan sonra küs durduğu CHP’ye çağrı yapmayı ihmal etmiyor:

“Bütün siyasi partilerimiz, siyasi partilerin değerli yöneticileri, böyle bir süreci kucaklamalı, kavramları seçerek topluma moral veren sonuca varma hedefini gösteren ifadeler kullanmalı ve toplumsal gerginliğe, karşılıklı çatışmaya, birtakım insanları sokağa davet etmeye gerek duyulmamalıdır.

Türkiye böyle bir sürece girdiği zaman üniversite gençliği üzerinden birtakım çağrılar yaparak kendilerinin gelemediği sokağa gençleri götürme gayreti geleceğe doğru önemli bir yanlışın başlangıcı kabul edilir. Bunu 1968 döneminden bu yana bu millet yaşamıştır. Tekrar yaşamamak lazımdır. Gençlik milletimizin göz bebeğidir. Hele hele 21’inci yüzyılın süper güç olmasında önemli bir kadro olarak yetişmeleri elzem olan bir gençliktir. Gençlik üzerindeki oyunlara son verilmelidir. Dolayısıyla, öncelikle bütün siyasi partilere ve hasleten de CHP’nin değerli yöneticilerine, CHP’nin mensuplarına, Saraçhane’den çıkıp Ankara yolunda Atatürk’ün izinde gitmelerini tavsiye ediyorum. Önümüzdeki dönemler için bunun hazırlığını yapalım. Türkiye’nin huzura, barışa, istikrara ihtiyacı vardır.”

1968 olaylarını anmak Devlet Bahçeli için yararlı olmaz. Özgürlük ve demokrasi için sokağa çıkıp gösteri yaparak demokratik haklarından yararlanan üniversite gençliğinin üzerine sanki bir “paralel güvenlik gücü” gibi saldıran MHP’nin bozkurtları idi.

Gıcır gıcır yeni anayasa isteyen MHP reisi Devlet Bahçeli’ye tavsiye: Anayasanın iyisini istiyorsan, yerlisini istiyorsan uğraşıp durma; bir anayasa uzmanı olarak 1961 anayasasını tavsiye ederim. Çok iyi biliyorum: Ecnebiler de hayrandı bu anayasaya.

---

1- Beta Yayınları, 12. baskı, Kasım 2007.

Yazarın Son Yazıları

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025