Aslolan zoru başarmak...

03 Aralık 2021 Cuma

Zor günler. Ekonomik kriz en tepe noktasında. En üstteki “tek adam” ekonomiden bahsettikçe dolar fırlıyor. Sussa piyasalar biraz sakinleşecek. Biliyor ama susmuyor. İzahı yok bu durumun. Tıpkı sürdürdüğü faiz indirme inadı gibi. Hızla yoksullaşıyoruz. “Faiz neden, enflasyon sonuç” diyor tepedeki adam gerekçe olarak. Doğru değil tabii ki. Gerçek olan, adım adım bilinçli şekilde bu ülkenin genleri ile oynanması... Hukuksuz uygulamalar, keyfi kararlarla ülkenin yönetilmesi... Liyakatten uzak atamalar... Değersizleştirme... İnsanı, emeği, parayı... 

Koç Üniversitesi’nin bu yıl ekonomi dalında verdiği bilim ödülünü kazanan Prof. Dr. Ali Hortaçsu, “Her şeyden önemlisi merkez bankalarının mantık ve rasyonalite çerçevesinde bir politika izlemesi. Bu politikaların üzerinde bir belirsizlik olursa o zaman global sistemde iç veya dış yatırımcıların güveni sarsılır ve bir risk ortamı oluşur” diyor ve ekliyor: “Eğer bir politikada ısrarcı iseniz o yapılanda bir mantık varsa onun açıklamasının yapılması lazım ki piyasalar durulsun”

Prof. Hortaçsu, piyasa verimliliğinin nasıl artırılacağını yeni modellemelerle ölçümleyen bir bilim insanı. “Bunu” diyor “ister kamu ihalelerinde  uygulayın, ister bir evliliğin başarısında, ister şirket yönetiminde, hepsinde de ölçümleyebilirsiniz”

Yanlış mı? Sağlıklı ve uzun süren evliliklere bakın. Hepsinin de temelinde karşılıklı saygı vardır. Tabii o evliliklerde de anlaşmazlıklar da çıkar sorunlar da.. Ama sorunlar birinin tepeden dayatması ile değil, ileri sürdüğü gerekçelere mantıklı açıklamalar getirmesi ile çözülür. Karşılıklı güvene dayalıdır. Taraflar birbirlerine doğruyu söylerler. Zor dönemler dayanışma ile aşılır. Bu evliliklerin sayısı genelin içinde azdır ne yazık ki. O yüzden parmakla gösterilir, gıpta ile izlenir. Aslolan zoru başarmaktır. 

Şirketler de kurumlar da farklı değildir. Çok başarılı şirket örnekleri de var. Çalışanları ile aile gibi olan. Yaşanan darboğazı birlikte aşmaya çalışan... Birlikte çözümler üreten. Burada da temel şeffaflıktır. Alınan kararların gerekçelerini doğru anlatmaktır. O gerekçelerin dışında uygulamalarda bulunmamaktır. Liyakate önem vermektir. Bir işletmenin verimliliğini olumsuz etkileyen unsurları doğru bulmak, doğru çözümler üretmektir. Maliyetler kısılacaksa ilk feda edilecekler listesinin başına emekçiyi koymamaktır. Bunu yapabilen şirketlerin, kurumların sayısı azdır. Bu yüzden parmakla gösterilir, gıpta ile izlenir. Aslolan zoru başarmaktır. 

VE CUMHURİYET 

Bu elinizde tuttuğunuz gazete çok uzun yıllardan beri okurlarına bunun önemini anlatmaktadır. Hukuksuzluklarla mücadele verir. Haklının yanında yer alır, haksız olanla mücadelesini sonuna kadar yürütür. Bu yüzden başı mahkemelerden, davalardan kurtulmaz. O yüzden yazarları hapis yatmış, bu yüzden öldürülmüştür. Cumhuriyeti Cumhuriyet yapan değerlerin, laikliğin, insanın, emekçinin haklarının savunucusu olmuştur. Bu yüzden önemlidir. Bu değerleri savunan bir kurumun kendi işleyişinde de aynı şekilde davranması beklenir değil mi?

Oldubittiye getirilerek yapılan haksız işten çıkarmalar işte tam da bu yüzden Cumhuriyet’e yakışmıyor. Ekonomik zorluklar tabii anlaşılır. Hele şimdiki gibi krizin tam göbeğinde iken. Ama kolaycılığa kaçmadan çözüm üretilmeli. İşlerini doğru yaptıkları herkes tarafından bilinen arkadaşlarımız ekonomik gerekçelerle işten çıkarılıp hemen ertesi gün yenileri işe alınırsa olmaz. Güven esastır. Bu zedelendi mi çözümsüzlükler de alır başını gider. Cumhuriyet kaybeder. Cumhuriyet kaybederse Türkiye kaybeder. Bunu hak etmiyoruz. Aslolan zoru başarmaktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları