2025 yılını ekonomik dalgalanmalar, kredi bulma zorlukları ve yüksek enflasyon gölgesinde kapatan otomotiv sektörü, 2026 yılına umutla ama bir o kadar da temkinli giriyor. Yılın bu ilk günlerinde sektörün ajandasına baktığımızda, küresel markaların Türkiye pazarına olan inancını koruduğunu görüyoruz. Öyle ki, bu yıl 29 farklı otomotiv markası, 69 yeni modeli veya makyajlı versiyonunu Türkiye yollarıyla buluşturmaya hazırlanıyor.
Bu model yağmurunun en dikkat çekici yanı ise şüphesiz elektrifikasyon süreci. Pazara sunulacak 69 yeni modelin 23’ü tamamen elektrikli araçlardan oluşacak. Mercedes-Benz ve Audi gibi premium üreticilerin bu alandaki agresif tutumu, pastadan daha büyük pay alma yarışının kızışacağını gösteriyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, tüketicinin alım gücü gerçeği duruyor. Bu parlak ve yeni teknolojiler, ortalama bir yurttaş için ne kadar erişilebilir?
Banka kredilerine ulaşımın zorluğu ve yüksek faiz oranları devam ettiği sürece, bayilerdeki bu hareketliliğin satış rakamlarına aynı oranda yansıması oldukça zor. Sektör temsilcileri yeni yılla birlikte vergi dilimlerinde (ÖTV) bir matrah düzenlemesi beklese de mevcut ekonomik tablo ışığında bu beklentinin kısa vadede gerçekleşmesi güç. 2026, otomobillerin hızla dijitalleştiği ama tüketici cüzdanlarının geleneksel sorunlarla boğuştuğu bir yıl olmaya aday.