Türkiye yollarındaki otomobillerin anatomisi yıllar içinde sessiz ama radikal bir biçimde değişti. Artık sol ayağı yoran debriyaj pedalı ve manuel vites profili, yerini tamamen otomatik şanzımanın konforuna bırakmış durumda. ODMD'nin verileri bu değişimi çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Satılan otomobillerin yüzde 97'sinin otomatik şanzımanlı olması, manuel vitesin artık sadece çok spesifik niş modellerde veya giriş seviyesi ticari araçlarda kaldığını kanıtlıyor. Büyük şehirlerin bitmek bilmeyen trafik çilesi, bu yönelimin en temel sebebi.
Ancak kaputun altındaki asıl büyük devrim motor tiplerinde yaşanıyor. Tamamen elektrikli araçlar (EV) her ne kadar geleceği temsil etse de güncel tüketici pratiğinde "hibrit" teknolojilerin yükselişi dikkat çekici. Dizel motorlar pazar payında tek haneli rakamlara (yüzde 6-7 bandına) gerileyerek veda turuna çıkarken, tüketiciler benzinli araçlardan sonra en çok hibrit modellere yöneliyor.
Türkiye gibi coğrafyası geniş ve şarj altyapısı henüz gelişim aşamasında olan ülkelerde, şarj kablosu derdi olmayan ve yakıt ekonomisi sunan hibritler, menzil stresini ortadan kaldırdığı için güvenli bir liman olarak görülüyor.