Türkiye otomotiv sanayisi, küresel rekabetteki yerini korumak ve geliştirmek için kritik bir eşikten geçiyor. Bu yıl sadece ithal modellerin değil, yerli üretim hatlarının da hareketlendiği bir yıl olacak. Özellikle Avrupa pazarındaki katı emisyon kuralları ve içten yanmalı motorların pazar payının daralması, Bursa, Kocaeli ve Sakarya'daki fabrikalarımızın stratejilerini doğrudan etkiliyor. Yıl içerisinde Türkiye'de dört yeni otomobilin üretim bandından inecek olması son derece değerli.
Oyak Renault tesislerinde üretimi başlayan yeni nesil Clio 6'nın şubat ayında yollara çıkacak olması önemli bir adım. Keza Hyundai'nin İzmit'teki tesislerinde üreteceği ilk elektrikli modeli IONIQ 3, Türkiye'nin elektrikli araç üretim üssü olma hedefine ciddi bir ivme kazandıracaktır. Ancak küresel rakiplerimiz uyumuyor. Özellikle Çinli üreticilerin Avrupa ve çevre pazarlara olan agresif yayılma politikası, hem iç pazarımızda hem de ihracat pazarlarımızda yerli üretimi tehdit eden önemli bir unsur. Türkiye'nin otomotivdeki gücünü koruyabilmesi için teknoloji transferini hızlandırması, batarya üretimi konusunda bağımsızlığını güçlendirmesi ve yeşil dönüşümü destekleyici uzun vadeli teşvik politikalarını devreye alması artık ''kaçınılmaz'' olarak karşımıza çıkıyor.