Kürtler ve ABD...

Kürtler ve ABD...

24.11.1987 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Washington muhabirimiz Ufuk Güldemir’in bugünkü haberi ilginç:

Güldemir, ABD Kongresinde İran’a gizli silah satışını araştırmak üzere kurulan soruşturma kurulu raporunda Amerikan Savunma Bakanlığı'nın “Kürt Ayaklanmalarını Destekleme Programı” ile ilgili bir bölüm bulunduğunu duyuruyor.

İngilizcesi ile “Kurdish Insurrection Support Program”ın başında, yazışmalarda “Dick” adıyla geçen General Secord varmış... General Secord, ABD’de Savunma Bakan Yardımcılığına bir ara “vekâlet” de etmiş. Öylesine önemli bir adam bu Secord.

Güldemir’in dünkü haberi de, General Secord’un, İran’a gizli silah gönderilmesi sırasında yardımları görülen Türk yetkililerine İsviçre bankalarında açtırdığı “fon hesapları”ndan “rüşvet” ödendiğini duyurmaktaydı.

ABD’nin “Kürt Ayaklanmalarını Destekleme Programı” hiç şüphe yok, yalnızca İran’daki Kürtleri kapsamıyor. Kürt sorunu, İran, Irak ve Türkiye’yi ilgilendiren bir konu. “Ayaklanma” ise şu anda Türkiye’de söz konusu.

Ufuk Güldemir’in bugünkü haberinde ayrıca Frank Terpil-Yarbay North ikilisinden söz ediliyor.

Frank Terpil adı Cumhuriyet okurları için hiç de yabancı değil. Niçin yabancı değil? Çünkü Terpil adı, önce silah kaçakçılığı ile ilgili yayınlarda yer almış; daha sonra Terpil’in, hakkında soruşturma açılmayan tek MHP yöneticisi Murat Bayrak’a silah sattığı da gazetemizde açıklanmıştı.

Kim bu Terpil? Frank Terpil, bir eski CIA görevlisiydi. Terpil, CIA’da görevli bir başka ajan olan arkadaşı Edward Wilson ile “Delex International” adlı bir şirket kurmuş; bu şirket ile Asya ve Afrika’daki çeşitli örgütlere ve hükümetlere silah satmıştır.

Terpil ve Wilson’un şirketi, bu silahları “Interarms Corporation” adlı bir başka şirketten alıyordu. Bu şirketin sahibi de Sam Cummings’di.

Cummings de bir eski CIA görevlisiydi. California’da kurduğu “Western Arms” şirketi ile silah ticaretine başlayan Cummings’in, Küba’nın eski diktatörü Batista döneminde komünistlere; Castro döneminde de CIA tarafından planlanan “Domuzlar Körfezi çıkartması” için antikomünistlere silah sattığı biliniyor.

İşin daha da ilginç yanı, Cummings’in “Cummings Investmen Associate” adlı bir başka şirket kurmasıydı. Bu şirketin ilginçliği, şirketin kısa adının “C.I.A.” olmasıydı. Eski CIA görevlisi kurduğu şirkete, dünyayla alay etmek için olacak CIA adını vermişti.

Bütün dünyada silah ticareti genellikle “eski istihbaratçılar” tarafından yapılır. Böylece istihbarat örgütleri, dünyadaki silahlı eylem ve ayaklanmaları da denetimleri altına alırlar. Türkiye’de MİT’ten ayrılan “eski istihbaratçılar”ın da silah ticareti yaptıkları ileri sürülür.

Yarbay North ile işbirliği yaptığı anlaşılan Terpil’in, silah ticaretinde bir ara CIA denetiminden çıkarak Filipinler’deki Marksist örgütlere ve Libya’ya silah sattığı anlaşılınca, CIA ile Terpil’in arası bozulmuş ve Terpil 1982 yılında Madrid’de yakalanmıştı. Daha sonra serbest bırakılan Terpil, ABD’de yeniden tutuklanmış ve işyerinde Murat Bayrak’ın teleks ve telefon numaraları ele geçmişti.

Cumhuriyet okurları için bu olay da biliniyor.

Bilinmeyen, MHP’nin son yöneticilerinden biri olan Murat Bayrak hakkında, 12 Eylül 1980 “Bayrak Harekâtı”ndan sonra Ankara Sıkıyönetim Savcılığı’nca niçin soruşturma açılmadığıdır. Evet niçin? MHP’nin bütün yöneticileri o gece gözaltına alınırken istihbarat ve güvenlik birimleri niçin Murat Bayrak ile ilgili bir işlem yapmadılar?

Bu soruyu eski Ankara Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun’a sorduğumuzda şu yanıtı aldık:

"Emin olun Sayın Mumcu, Murat Bayrak adını ilk defa sizin yazı dizinizde gördüm!"

12 Eylül öncesinde MİT’te müsteşar yardımcılığı da yapan emekli orgeneralin bu açıklaması da çok ilginçtir herhalde...

ABD Savunma Bakanlığında “Kürt İsyancılarını Destekleme Programı” acaba PKK ayaklanmasını da kapsıyor mu? Kapsıyorsa, bir NATO ülkesini “destabilize” etmeyi amaçlayan bu eylemler, “NATO’nun patronu ABD” tarafından hangi “savunma konsepti”ne dayanılarak destekleniyor?

Gerçek şu ki, Kürtler, Ortadoğu’da gerek Sovyetler gerekse ABD tarafından desteklenir. Bu destek, bölgedeki dengelere ve konjonktüre göre değişir. Başlangıçta Sovyetlerce desteklenen Molla Mustafa Barzani’nin, Irak’taki rejim değişikliklerinden sonra bu kez de ABD tarafından destek görmesi ve Barzani’nin 1979 yılında Amerika’da Rochester kentinde ölmesi bu yüzden hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

Nedir bu 147 bin dolarlık rüşvet? Nedir şu “Kürt Ayaklanmalarını Destekleme Programı”? Nedir şu Frank Terpil Murat Bayrak bilmecesi? Ve nedir şu Yarbay North’un ve General Secord’un Türkiye’de çevirdikleri dolaplar?

İlgili Konular: #Uğur Mumcu