'Pentagonizm'

'Pentagonizm'

24.08.1990 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye, büyük bir hızla, Amerika’nın Ortadoğu’daki petrol bekçiliğine itiliyor. Ortadoğu, artık eski Ortadoğu olmayacak. Bu yeni Ortadoğu dengelerinde Türkiye’ye yeni roller verilecek. Türkiye’nin siyasal rejimi ve geleceği de verilecek bu rollerle biçimlenecek.

Bu gelişme hiç de şaşırtıcı değildir; değildir, çünkü Türkiye NATO’ya bu “petrol bekçiliği” nedeniyle alınmıştır. Batı, Türkiye’yi NATO’ya kabul ederken Menderes hükümetinden “gerekirse Ortadoğu petrollerini koruruz” güvencesi almıştır.

NATO 1949 yılında kurulmuş, Türkiye NATO’ya 1952 yılında girebilmiştir. Bu üç yılda ne olmuştur da Türkiye’nin NATO’ya girişine ısrarla “hayır” diyen Amerikan ve İngiliz hükümetleri sonradan karşı oylarını geri çekmişlerdir.

Bu arada Kore Savaşı olmuş, Menderes hükümeti Türk askerlerini Meclisten karar çıkartmadan Kore dağlarına sürmüştü. Türk askerleri Kore’de Amerikan askerleriyle birlikte savaştılar. Türkiye, Kore Savaşından sonra NATO’ya girmiştir, ama ilk başvurusu Amerika tarafından geri çevrilmiştir. Kore Savaşı'ndan sonra bile Amerikan Senatosu Türkiye’nin NATO’ya girmesini uygun bulmamıştı. Amerikan Senatosu Türkiye’nin NATO’ya girmesini kabul etmemişti, ama ABD Savunma Bakanlığı Türkiye’nin iki nedenle NATO’ya girmesini uygun bulmaktaydı.

“Ortadoğu’daki petrol bekçiliği” ve Sovyetlere karşı kullanılacak “üslerin” Türk toprakları üzerinde kurulması.

Türkiye’nin NATO’ya alınmasının iki dayanağı belli olmuştur: Ortadoğu petrolleri ve Türkiye’deki üsler... ABD, oldum olası, bir sıcak savaşın kendi toprakları üzerinde olmamasını ister. Amerika’nın 20. yüzyılda karıştığı savaşlar ya Avrupa’dadır ya Uzakdoğu’da. Amerika karıştığı sıcak savaşları hep kendi toprakları dışında kabul eder. Bunun için stratejiler ve teoriler oluşturur.

Türkiye’nin NATO’ya kabul edilişinin nedenlerinden biri, topraklarında Amerikalıların kolaylıkla kullanabileceği NATO üslerine yer vermesidir. Türkiye, 1962 Küba bunalımında büyük bir tehlike atlatmıştı. Amerika, Küba’daki Sovyet füzelerini yok etmeye yönelse Sovyetler de Türkiye’deki Amerikan üslerine saldıracaktı.

Amerika açısından Türkiye’nin NATO’daki konumu ve önemi buydu. İngiltere de Türkiye’nin Ortadoğu’da bir “petrol bekçiliği” görevi üstlenmesini istiyordu. 1939 yılında Türkiye ile “ittifak anlaşması” imzalayan İngiltere, Türkiye’nin NATO’ya girişine başlangıçta karşı çıkmıştır. İngiltere o günlerde Türkiye’nin NATO yerine “Ortadoğu Kuvvetleri Komutanlığı”na katılmasını yeterli görmüştü. Menderes hükümeti İngilizlere, Türkiye’nin Ortadoğu’da İngiliz çıkarlarını koruması için gerektiğinde bölgeye asker göndereceği güvencesini de vermiş; bu güvenceden sonra İngiltere de Türkiye’nin NATO’ya girmesine yeşil ışık yakmıştı. Verilen bu “petrol bekçiliği” güvencesinden sonra Türkiye 18 şubat 1952 tarihinde NATO’ya girmişti.

Anglo- Amerikan stratejisi, Türkiye’nin NATO’ya girişinde bir taşla iki kuş vurmuş, Türkiye’ye Ortadoğu petrollerinin bekçiliği görevini verirken aynı zamanda da ülkemizi NATO üsleri nedeniyle bir nükleer savaşın ilk hedeflerinden biri haline getirmişti.

Bugün dünyada bir “Sovyet tehdidi” yoktur. Artık soğuk savaş bitmiştir. NATO ve Varşova paktları soğuk savaşın askeri örgütleridir. NATO ve Varşova paktları arasında bir askeri çatışma tehlikesinden de artık söz edilmediğine göre NATO’nun yeni görev alanı Ortadoğu’dur. O zaman “petrol bekçiliği” görevi güncellik kazanmış oluyor.

NATO’nun sorumluluk alanı 1979 yılında Sovyetlerin Afganistan’ı işgalinden sonra “Out Of Area” teorisiyle genişletilmiştir. Bu teoriyle göre NATO’nun sorumluluk alanları dışındaki bölgeler NATO’nun güvenlik bölgesi içinde görülüyor.

Bu bölgelerden en önemlisi Ortadoğu’dur. 1949 yılında Sovyet saldırısı olasılığına karşı kurulan NATO, şimdi Ortadoğu’da bir kısım Müslüman ülkelere saldırı amacıyla kullanılacak.

Amerika’nın ekonomik çıkarlarına ideolojik kılıf ve stratejik gerekçe bulan savaş teorisine “Pentagonizm” adı veriliyor.

Pentagonizm, şimdi Ortadoğu’yu “Amerikancı- İslamcı rejimler” ve “Amerikancı olmayan rejimler” olmak üzere ikiye bölmüştür. Çağdışı Arap şeyhlikleri Amerika’nın Ortadoğu’daki yeni müttefikleridir. Türkiye de şimdi bu Amerikancı- İslamcı şeyhliklerin yanında Ortadoğu’nun despot rejimlerine karşı kullanılmak isteniyor. Pentagonizmin Ortadoğu’daki yeni stratejisi budur.

Menderes hükümetinin 1950’lerde Amerikalılara ve İngilizlere verdiği güvenceler şimdi Özal yönetimince güncellik kazanıyor...

İlgili Konular: #Uğur Mumcu