Tören Atatürkçülüğü...

Tören Atatürkçülüğü...

20.05.1988 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” görkemli törenlerle kutlandı. Ankara’da tribünlerde renkli panolarla çeşitli görüntüler veren öğrencilerin gösterileri gerçekten nefes kesiciydi. Konuşmalar, marşlar, oyunlar, yürüyüşler, hepsi hepsi çok başarılıydı.

— Atatürk izindeyiz...

Törenlerde en çok bu söz söylendi. Bir de “Atatürk ilke ve inkılaplarına” bağlılıktan söz edildi.

Atatürk izindeyiz... Atatürk’ün izinde olsak, Türkiye hiç bu koşullarda olur muydu? Atatürk’ün izinde olsak, söz gelişi, Nakşibendi Tarikatı şeyhlerine ve müritlerine, cumhurbaşkanının da imzaladığı Bakanlar Kurulu kararıyla, camilerde padişah yanlarında mezarlar ayrılabilir miydi? Atatürk’ün izinde olsak Türkiye, Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarındaki gibi “Düyunu Umumiye” örneği ağır borçlar altına sokulur muydu? Atatürk’ün izinde olsak ülkemiz askeri, mali ve siyasi ipotekler altında yaşatılır mıydı?

Kim cesaret edebilirdi Atatürk döneminde bu gibi işlere?

Atatürk’ün izinde olsak Arap milliyetçiliği, “Türk-İslam sentezi” adı altında devlet içinde bu kadar örgütlenme olanağı bulabilir miydi? Atatürk’ün izinde olsak Türkiye Büyük Millet Meclisinde, laik Meclisin başkanları Meclis lokantalarında “iftar yemekleri” verebilirler miydi? Meclise cami yapılabilir miydi Atatürk’ün izinde olunsaydı?

—Atatürk izindeyiz...

Nasıl izindesiniz Atatürk’ün? Nakşibendi Tarikatının sakallarını sıvazlayarak mı? Televizyonlarda, Atatürk’e sövenlerin ölüm yıldönümlerini kutlayarak mı? Arap finans kuruluşlarına Atatürk’ün Çanakkale’deki kahramanlıklarını yok sayıcı programları yaptırtıp bu programları televizyonlarda yayınlatarak mı? Okullarda “din dersleri” adı altında tarikat propagandaları yaptırarak mı? Kitap yakarak mı? Atatürk’ten, Atatürkçülükten, devrimcilikten, laiklikten yana olanları sürüm sürüm süründürerek mi? Gençliği ve gençleri, suçları hiç bağışlanmayacak suç örgütleri ve militanları olarak görerek mi? Gençlere üniversitelerde dernek kurma haklarını bile çok görerek mi?

Törene, gösteriye sıra gelince üstümüze yok doğrusu... Renkli tablolar, yürüyüşler, gösteriler ve hoş söylevler...

“Tören Atatürkçülüğü”nün hiç de inandırıcı olmayan yapay bağlılık gösterileridir bunlar.

— Atatürk izindeyiz...

Atatürk ihtilalcidir; Atatürk devrimcidir, cumhuriyetçidir, halkçıdır, ulusçudur, laiktir, devletçidir.

Atatürk’ün bu amaçlarından, bu ilkelerinden hiç söz eden yok. Laiklikten, devletçilikten, devrimcilikten hiç söz etmiyor devlet büyükleri.

Nasıl etsinler ki, devrimcilik suç sayılmış, devletçilik 24 Ocak kararlarıyla adım adım yok edilmiş. Laiklik ise “Rabıta” adlı Arap hilafetçisi kurumlara teslim edilmiş.

Atatürk, hilafeti bir çürük diş gibi, bir paslı çivi gibi söküp atmıştır. Bugün Atatürk’ün izinde olduklarını söyleyenler, bırakınız hilafet gibi kurumları söküp atmayı, yasadışı tarikatlarla “inkılapçılık” adına işbirliklerine girişmişlerdir.

Hem siyasal işbirliği, hem ticari ve mali işbirliklerine...

Bütün bunları unutulmuş saymasınlar. Atatürk devrimcidir, Atatürk laiktir, Atatürk devletçidir, Atatürk devrimci bir cumhuriyet kurmuştur. Halkçılık, ancak bu devrimci cumhuriyette bir anlam kazanan bir ilke ve amaçtır. Cumhuriyetçilik de böyle, ulusçuluk da böyle...

Atatürkçülük “tam bağımsızlık” demektir. Cumhuriyet,

bu bağımsızlığı sağladığı ölçüde Atatürkçülüğe yaraşır. Tam bağımsızlık sağlandıkça Kuvayı Milliye şehitleri mezarlarında rahat uyurlar.

Törenlerde Atatürk’ün emperyalizme ve kapitalizme karşı verdiği savaş hiç anlatılmaz. Mustafa Kemal’in devrimci cumhuriyeti kurarken hilafet yanlılarına karşı verdiği savaştan hemen hemen hiç söz edilmez.

— Atatürk izindeyiz...

“Tören Atatürkçülüğü”dür bu, bando-mızıka, “Atatürk ilke ve inkılaplarına” bağlılık söylevleri, sonra “Türk-İslam sentezi”, sonra “iftar yemekleri” ve sonra “Nakşibendi kararnameleri...”

Ve bütün bunlardan sonra Atatürkçülük...

Bir maskeli balodur bu. Bütün yasaklar kalkmalı ve herkes siyaset sahnesine gerçek kimlikleri ve yüzleriyle çıkmalı. Nakşibendi Tarikatına Atatürk inkılapçılığı adına ödünler verilmesi devri de kapanmalı.

Atatürk, emperyalizme ve kapitalizme karşı savaş veren ve hilafeti yıkan, tarikatları kapatan bir devrimcidir. Sizler gibi Nakşibendilerin kollarına girmiş “inkılapçı” değil!

İlgili Konular: #Uğur Mumcu