Yazgülü Aldoğan

Beton sevgisi Beyoğlu’ndan Salda’ya, bitmiyor

07 Şubat 2019 Perşembe

Yıllar içinde Tarlabaşı Bulvarı ve Kasımpaşa çevre yolunun açılmasıyla Pera’yı Haliç’e ve Karaköy’e bağlayan bir kavşak durumuna indirgenmiş Şişhane Meydanı, bir süredir Şişhane metrosu ve Galata Kulesi ziyaretçileri sayesinde çoğalan yerli yabancı turistlerin ve yayaların istila ettiği, ama yer bulup yürüyemediği bir alandı. Burayı yeniden düzenleme fikri doğru ama ne yapıldığı önemli. Bir yıla yakın devam eden inşaata baktığımızda Taksim Meydanı nasıl Gezi Parkı Direnişi’ne inat, bir taş ve beton yığınına dönüştüyse Şişhane’de aynı kaçınılmaz sona gidiyor: Beyoğlu Belediyesi’nin önündeki ağaçlar, zararlı otmuş gibi sökülüverdi. Sinagog baskınından sonra dikilmiş Barış Heykeli de bu patırtıda kaldırıldı. Temsili fotoğraflardan göründüğü kadarıyla projede taş blokların arasından çıkan birkaç cılız çim gözüküyor. 12 bin dönümlük inşaat alanında Galata’ya çıkan araç yolu da kaldırılmış. Mermer, granit, doğal taş döşemesiyle alan ve merdivenler yapılıyor. Meydana bakan Sarkuysan binasının önüne yerleştirilecek siyah zemine Galata Kulesi’nin görüntüsü yansıyacak, gece de ışık oyunları yapılacakmış. Maliyeti yüksek, yeşili olmayan, faydası meçhul bir meydan projesi. Yayalar taşların üzerinde oturup Haliç ve tarihi yarımadayı seyredecek, yeşile ne gerek var? Ağaç dikmek para değil, mermer döşeterek para dağıtabilirsiniz. Kavşağın ortasında yapılan “Şişhane Parkı”nın ise ulaşımı yok, kullanışsız; kimsenin gittiğini görmedim. Perşembe Pazarı’nın önündeki sahil düzenlemesini açarlarsa deniz kenarında nefes alıp yürüyecek bir yol bulacağız, yoksa Şişhane Meydanı’nda Haliç’teki günbatımı seyredilip çekirdek çıtlatılır ancak, buna da şükür mü diyelim, yoksa bir an önce Haliç ve Unkapanı Köprüsü’yle yaya bağlantısını kurun mu diyelim?

Salda’da doğa katliamı!
Ya Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapma projesine ne demeli? Burdur’daki Salda Gölü’ne iki kez gittim. Kullanımı olmadığı için pek bilinmiyor ama kullanılmasın zaten; orası müze gibi ziyaret edilecek bir doğa harikası. Zaten sodalı olan suyu ve etrafındaki bembeyaz kumları yüzünden Türkiye’nin Maldivleri diye reklamı yapılmasına karşın, dibi çökelti olduğu için tehlikeli. Meraklısı deniyor ama “yüzmek yasak” tabelaları var etrafında. Yüzeyinin Mars’ı andırdığı, bilimsel bulgular için incelenmesi ve korunması gerektiği bilim insanları tarafından özellikle vurgulanan Salda Gölü önünde Şehircilik ve Çevre Bakanı Murat Kurum, ucube bir projeyle poz vermiş: Büyük bir otopark, mescit, kafeterya ve bungalovlar! Göller elbette halkın kullanımı için düzenlenmeli, ama Salda Gölü değil! O civarda onlarca göl var. Mesire yeri yapılacaksa doğaya saygılı biçimde oralara yapılsın. Salda Gölü’nün kumsalına ayakkabıyla bile basmamak gerekirken karpuz kesip mangal yapılıyor üzerinde. Bunu önleyeceklerine teşvik ediyorlar. Dr. Erol Kesici, “Pamukkale neyse Salda Gölü de aynı değerdedir. Burası zaten eşsiz bir doğal tabiat parkı” derken Bakan Murat Kurum da bunun farkında ki Salda Gölü ve çevresindeki 300 adet bitki türünün korunması zorunlu olduğu için “Çevre Koruma Bölgesi” ilan edileceğini açıklıyor. Aynı yer, hem Çevre Koruma Bölgesi ilan edilip hem Millet Parkı yapılabilir mi? Gölün etrafına yürüyüş ve bisiklet yolu, ziyaretçilere otopark ve tuvalet yaparsınız, yeter. Ne festivale gerek var, ne bungalova! Arkasından villa da gelir otel de, biz biliriz, mescitle başlar bunlar!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları