Eleştiriyi hakaret sanmak

Eleştiriyi hakaret sanmak

18.04.2021 09:31
Güncellenme:
Takip Et:

“Genco Erkal’a cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma!” 

Dün bu haberi yayın organlarında ve sosyal medya ağlarında okumuşsunuzdur. Neymiş? Türk tiyatrosunun usta ismi, 2016’dan beri yaptığı paylaşımlar hakkında ifadeye çağrılmış. Genco Erkal yarın öğleden sonra adliye sarayında ifade vermeye gidecek. 

Haberi okuduğumda aldı mı beni bir gülme! İçimden “Günaydııııııın” diye haykırmak geldi! Benim bildiğim, bu adam, son beş yıldır değil, son altmış yıldır politik tiyatro yapıyor. Eleştiri oklarını saplamak, yaşadığımız her dönemin yanlışlarını, haksızlıklarını, sömürülerini, çelişkilerini, ortaya koymak için sanatından, tiyatrodan yararlanıyor. Bunu gizli saklı değil, göğsünü gere gere, sadece kendisiyle yarışarak, 60 yıldır SAHNEDEN yapıyor. 

Eleştirel tiyatro 

Kuşbakışı bir yolculuğa çıkalım: 

12 Mart döneminde “Havana Duruşması”, “Soruşturma”... Faşizmin ayak sesleri ve savaş tamtamları yükselirken “Aslan Asker Şwayk”, “Şili’de Av”... Türkiye’de işçi eylemleri sırasında “Alpagut Olayı”... Sınıfsal çatışmaları ortaya koymak için “Asiye Nasıl Kurtulur”, “Ortak”, “İkili Oyun”... 12 Eylül karanlığında Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Brecht oyunları... Irak işgalinde “Savaş Oyunu”; Marmara depreminden sonra “Fay Hattı”... “Ilımlı İslam” yüceltildiğinde “Aymazoğlu ve Kundakçılar”, din adına insan öldürüldüğünde “Sivas 93”... 

Bunlar ilk aklıma geliverenler. Beyler, bunun adı politik tiyatrodur! Eleştirel tiyatrodur! 

Eleştiri, eleştirel düşünce, toplumsal gelişimin en önemli itici gücüdür. Toplumun olumlu yönde, ileriye doğru, çağdaş evrensel değerler doğrultusunda gelişmesine katkıda bulunur! 

Onun “paylaşımları” hakaret değil, olsa olsa “UMUTTUR”. Daha güzel günlere dair, geleceğe dair umut!

Amaç gözdağı vermekse...

Ancak tıpkı Müjdat Gezen ve Metin Akpınar ustalara yapıldığı gibi soruşturma açmaktan amaç gözdağı vermekse... Bence artık bunun da pek bir işlevi kalmadı... Artık millet korkmuyor! Ama elbet parayla tutulmuş trollerin bunu kavramaları zaman alabilir... 

Diyebilirsiniz ki oyunlardan değil, sosyal medya paylaşımlarından açıldı soruşturma... Ben onun takipçisiyim. Sizler de görün, bakalım hakaret bulabilecek misiniz. Ama altındaki muhteşem tepkileri, saygı, sevgi, onur, sahip çıkma coşkusunu da görün. Genco Erkal’ın değil Cumhurbaşkanı’na, “sokaktaki adama” bile hakaret edemeyeceğini görün!

Son zamanlarda okuduğum bir Genco Erkal paylaşımına hayran kalmıştım: Şöyleydi: 

“Tiyatroların ve konser salonlarının kapısına ‘Burada AKP kongresi vardır’ yazsak, sanatımızı icra edebilir miyiz Sayın SS ve Sayın CB?”

Milyonlarca insan AKP kongrelerinin “lebaleb doluluğundan” söz etti. Haydi açın milyonlarca soruşturma... 

Hiç unutmuyorum Ömer Hayyam’ın o enfes dizelerini on binler paylaşmıştı. Ama sadece Fazıl Say’a önce soruşturma, ardından dava açılmıştı! 

Gönlünüzü ferah tutun! Bu da gelir geçer! İyi ki Genco Erkal gibi bir ustamız, bir sanatçımız, bir değerimiz var! 

Suna Selen’e saygı

Geçen pazar bu sayfalarda İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın onur ödüllerinden birini kazanan Suna Selen’le, arkadaşımız Orhun Atmış’ın harika bir söyleşisi vardı. (Kaçıranlar, internetten bulup okusunlar.) 

Yıllardır hem filmlerde hem sahnede izlediğim Suna Selen’e benim de sevgi, saygım sonsuz. Geçen haftaki söyleşideki bir sözü beni can evimden yakaladı. 

“Ben kendimi sanatçı olarak değil, sanat emekçisi olarak görüyorum. Kendinizi sanat emekçisi olarak gördüğünüzde, büyüklük duygusuna kapılmıyorsunuz.”

Bu cümle için de tüm sanat emekçileri adına size sevgi ve saygılarımı yeniden sunuyorum Sevgili Suna Selen.

Yazarın Son Yazıları

İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025