Eleştiriyi hakaret sanmak

18 Nisan 2021 Pazar

“Genco Erkal’a cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma!” 

Dün bu haberi yayın organlarında ve sosyal medya ağlarında okumuşsunuzdur. Neymiş? Türk tiyatrosunun usta ismi, 2016’dan beri yaptığı paylaşımlar hakkında ifadeye çağrılmış. Genco Erkal yarın öğleden sonra adliye sarayında ifade vermeye gidecek. 

Haberi okuduğumda aldı mı beni bir gülme! İçimden “Günaydııııııın” diye haykırmak geldi! Benim bildiğim, bu adam, son beş yıldır değil, son altmış yıldır politik tiyatro yapıyor. Eleştiri oklarını saplamak, yaşadığımız her dönemin yanlışlarını, haksızlıklarını, sömürülerini, çelişkilerini, ortaya koymak için sanatından, tiyatrodan yararlanıyor. Bunu gizli saklı değil, göğsünü gere gere, sadece kendisiyle yarışarak, 60 yıldır SAHNEDEN yapıyor. 

Eleştirel tiyatro 

Kuşbakışı bir yolculuğa çıkalım: 

12 Mart döneminde “Havana Duruşması”, “Soruşturma”... Faşizmin ayak sesleri ve savaş tamtamları yükselirken “Aslan Asker Şwayk”, “Şili’de Av”... Türkiye’de işçi eylemleri sırasında “Alpagut Olayı”... Sınıfsal çatışmaları ortaya koymak için “Asiye Nasıl Kurtulur”, “Ortak”, “İkili Oyun”... 12 Eylül karanlığında Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Brecht oyunları... Irak işgalinde “Savaş Oyunu”; Marmara depreminden sonra “Fay Hattı”... “Ilımlı İslam” yüceltildiğinde “Aymazoğlu ve Kundakçılar”, din adına insan öldürüldüğünde “Sivas 93”... 

Bunlar ilk aklıma geliverenler. Beyler, bunun adı politik tiyatrodur! Eleştirel tiyatrodur! 

Eleştiri, eleştirel düşünce, toplumsal gelişimin en önemli itici gücüdür. Toplumun olumlu yönde, ileriye doğru, çağdaş evrensel değerler doğrultusunda gelişmesine katkıda bulunur! 

Onun “paylaşımları” hakaret değil, olsa olsa “UMUTTUR”. Daha güzel günlere dair, geleceğe dair umut!

Amaç gözdağı vermekse...

Ancak tıpkı Müjdat Gezen ve Metin Akpınar ustalara yapıldığı gibi soruşturma açmaktan amaç gözdağı vermekse... Bence artık bunun da pek bir işlevi kalmadı... Artık millet korkmuyor! Ama elbet parayla tutulmuş trollerin bunu kavramaları zaman alabilir... 

Diyebilirsiniz ki oyunlardan değil, sosyal medya paylaşımlarından açıldı soruşturma... Ben onun takipçisiyim. Sizler de görün, bakalım hakaret bulabilecek misiniz. Ama altındaki muhteşem tepkileri, saygı, sevgi, onur, sahip çıkma coşkusunu da görün. Genco Erkal’ın değil Cumhurbaşkanı’na, “sokaktaki adama” bile hakaret edemeyeceğini görün!

Son zamanlarda okuduğum bir Genco Erkal paylaşımına hayran kalmıştım: Şöyleydi: 

“Tiyatroların ve konser salonlarının kapısına ‘Burada AKP kongresi vardır’ yazsak, sanatımızı icra edebilir miyiz Sayın SS ve Sayın CB?”

Milyonlarca insan AKP kongrelerinin “lebaleb doluluğundan” söz etti. Haydi açın milyonlarca soruşturma... 

Hiç unutmuyorum Ömer Hayyam’ın o enfes dizelerini on binler paylaşmıştı. Ama sadece Fazıl Say’a önce soruşturma, ardından dava açılmıştı! 

Gönlünüzü ferah tutun! Bu da gelir geçer! İyi ki Genco Erkal gibi bir ustamız, bir sanatçımız, bir değerimiz var! 

Suna Selen’e saygı

Geçen pazar bu sayfalarda İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın onur ödüllerinden birini kazanan Suna Selen’le, arkadaşımız Orhun Atmış’ın harika bir söyleşisi vardı. (Kaçıranlar, internetten bulup okusunlar.) 

Yıllardır hem filmlerde hem sahnede izlediğim Suna Selen’e benim de sevgi, saygım sonsuz. Geçen haftaki söyleşideki bir sözü beni can evimden yakaladı. 

“Ben kendimi sanatçı olarak değil, sanat emekçisi olarak görüyorum. Kendinizi sanat emekçisi olarak gördüğünüzde, büyüklük duygusuna kapılmıyorsunuz.”

Bu cümle için de tüm sanat emekçileri adına size sevgi ve saygılarımı yeniden sunuyorum Sevgili Suna Selen.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sayenizde... 29 Nisan 2021
Çocuklara 25 Nisan 2021