Kadına şiddet politik tercihtir!

Kadına şiddet politik tercihtir!

26.11.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü”ydü. Bu konuda çok şey söylendi, çok yazıldı. Yine de yetmez. En kısadan vurgulayayım:

- Her ay, bu ülkede 35-40 kadının yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülmesi, iktidarın da muhalefetin de bu ülkede yaşayan çoğu insanın da umurunda bile değildir!

- 2020 yılının ilk on ayında 397 kadının öldürülmesi münferit falan değil, politik bir olaydır. Politik bir tercih, politik bir seçimdir!

Katil iktidar - iktidarsız Meclis

Yeni yasama yılının başında “EŞİK” (Eşitlik İçin Kadın Platformu) müthiş bir açıklama yapmıştı. Kimse yeterince üstünde durmadı. Dehşet vericiydi: 1-15 Ekim 2020 tarihlerinde TBMM’yi izlemeye almışlar ve şu sonuçları paylaşmışlardı:

- TBMM Genel Kurulu’nda saatler, saatlerce süren konuşmalar arasında kadın cinayetlerine ayrılan süre tam 57 saniye! O da CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin sayesinde...

- TBMM Genel Kurulu’nda özel tek bir an var: 2 kadın vekilin (HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş ve HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy’un) “İstanbul Sözleşmesi Uygulansın” maskesi takmaları...

Ayıptır! Günahtır! Ahlaksızlıktır! Ayda 35-40 kadın öldürülüyor. Ve TBMM Genel Kurulu’nda 1 dakika bile değil, 57 saniye ayrılıyor konuya!!! Ayda 35-40 kadın öldürülüyor. Ve sadece 2 kadın vekil İstanbul Sözleşmesi’ni savunan, tavır almaya korkmuyor! Yazıklar olsun bu Meclis’e!

Ekim arasında:

- 34 kanun teklifinden sadece 2’si,

- 119 soru önergesinden yalnızca 3’ü,

- 33 araştırma teklifinden sadece 1’i,

- 61 basın toplantısından yalnızca 3’ü kadınlarla ilgiliydi!

İki kanun teklifinden biri, basın toplantılarından biri CHP, diğer girişimlerin tümü HDP’li vekiller tarafındandı.

Utanma yok! Ya vicdan?

Hey Meclis’tekiler! Kimsenin utanması yok mu!!!

Tamam anladık utanma yok! Vicdanınız da mı yok???

Kadın sözcüğünden bile tedirgin olan “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı”nın kadına yönelik şiddetle falan ilgilendiği yok. Onların dertleri başka. Her ay kaç kadın öldürüldüğünü “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”ndan öğreniyoruz.

Özetle: Meclis Başkanı olsun, adından “kadın” sözcüğünü atan bu bakanlık olsun, görevi olan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması, denetlenmesi için parmağını bile oynatmadı. Kadınları yaşatacak olan bu sözleşme, TBMM’de gündeme bile alınmadı. Kürsüden bu konuda tek laf edilmedi.

Son bir ayda

Dün 25 Kasım nedeniyle yeni sayılar ortaya çıktı. Utanç çoğaldı, vicdan daha büyük yara aldı. Paylaşıyorum: Kayda geçsin:

16 Ekim-15 Kasım arasında:

- Genel Kurul’da konuşan 96 milletvekilinden sadece 9’u “kadın” sözcüğünü kullandı.

- Parti gruplarında kadın konusu: HDP 37 dakika, İYİ Parti 6, CHP 15 saniye.

- 54 kanun teklifinden 1’i,

- 836 soru önergesinden 8’i kadınlarla ilgiliydi.

- Kabul edilen kanunlarda kadının adı hiç yoktu.

- Meclis’te yapılan 90 basın toplantısından sadece 3’ü kadınların yaşadığı sorunlara değindi.

Ne Meclis ama! Yazıklar olsun!

Şimdi anladınız mı, kadına yönelik şiddet politiktir deme nedenimi... Her ay 35- 40 kadının öldürülmesi, politik tercih, politik seçimdir!

Yazarın Son Yazıları

Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025