Yaşasın tüm cadılar! Duygu Asena’dan Uçan Süpürge’ye!

Yaşasın tüm cadılar! Duygu Asena’dan Uçan Süpürge’ye!

03.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Savaş, tehdit, baskı ve korku fırtınaları arasında, bilinmezlik labirentlerine gire çıka mart ayı geldi çattı. 8 Mart nedeniyle yine bol bol kadına ilişkin sözler verilecek, “miş gibi yapılacak” vb... Bizler de mücadeleye devam edeceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitliği için, İstanbul Sözleşmesi için, yasaklara, baskıya ve karşıdevrime rağmen laiklikte ısrarcı olduğumuz için, devrim ilkelerinden vazgeçmediğimiz için mücadeleyi sürdüreceğiz.

Türkçenin kadın haklarına en duyarlı kalemlerinden, ülkemizdeki kadın hareketinin öncülerinden olan sevgili Duygu Asena adına her yıl PEN Yazarlar Derneği olarak, bir kişiye ya da kuruma PEN Duygu Asena Ödülü’nü veririz. 2022 PEN Duygu Asena Ödülü’nü bu yıl; duruşuyla, gerçekleştirdikleriyle, birçok kadına yol açan, örnek oluşturan bir sivil toplum kuruluşuna, Uçan Süpürge’ye verdiğimizi daha önce açıkladık. Ama nedenlerini pek kimse bilmiyor.

FESTİVAL DEYİP GEÇMEYİN

Halime Güner tarafından kurulan Uçan Süpürge, birçokları tarafından Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’yle tanınıyor. Ülkemizde kadınlar için, kadınlar tarafından kurulmuş ilk film festivali.

Bu festival, sinemadaki kadın emeğini görünür kıldı. Kadın bakış açısı içeren filmleri aktardı. Kadın yönetmenlere pozitif ayrımcılık yaptı. Direniş için bir platform, özgürleşme için bir araç oldu. Feminist sanatla, filmlerle eşitlik mücadelesini sürdürdü. Kadın tarihinde iletişim ve dayanışma kanalları kurdu. Sonuçta erkek egemen bir alanda azimle ve cesaretle yola devam etti. Ve uluslararası sinema dünyasında çok önemli bir yer edindiler.

Doğrusu şu ki, uçan süpürgelerine binip tepemizde dolaşan bu “büyücü kadınlar” bir film festivalinden çok daha fazlasını gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeyi de sürdürüyor.

FESTİVALDEN ÖTE

Uçan Süpürge, kısa sürede bir festival olayı olmanın ötesine geçti. Kadın örgütleri arasındaki iletişimi güçlendirmek adına yaptığı önemli çalışmalar arasında ilk aklıma gelenler şöyle: “Uçan Haber” dergisini çıkarmak, yerel ve ulusal radyo televizyon programları yapmak, “Yerel Kadın Muhabirler Ağı”nı hayata geçirmek... Bunların yanı sıra kapsamlı bir araştırma sonucu “Türkiye Kadın Örgütleri Rehberi”ni hazırlayıp STK’lere sundular!

Çocuk gelinler, çocuk yaşta ve zorla evlilikler konusunu hem devletin gündemine hem de kadın örgütlerinin çalışma alanına taşıyan onlardı! “Çocuk Gelinlere Hayır” ulusal platformunu bir şemsiye altında toplayan da onlar!

Adalete erişim konusunda “Kader Değil Karar” atölyeleriyle geleceğin hak savunucularını, kanun yapıcılarını cinsiyet eşitliği bilinciyle donattılar.

SANATIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Uçan Süpürge, sanatın iyileştirici gücüne hep inandı, bu gücü hep savundu!

“Elele” projesiyle Güneydoğu’da sanatla gençler arasında diyalog kurmak... E - Eşitlik projesiyle kadın örgütleri arasındaki iletişimi geliştirmek... Türkiye’nin 81 ilinde kadın durumlarını araştırmak, belgelemek... “Bölge toplantılarını” başlatarak iletişimi güçlendirmek... “Köprüler Kuruyoruz”, “İlk Adım”, “Patikalardan Yollara”, “Kavşak”, “Aynı Çatı Altında” gibi projelerle bu ilişkiyi yıllarca sürdürmek, inanın büyük emek isteyen işler!

Günümüzde ekonomik sıkıntılar, korona salgını, iktidar sahiplerinin dünyayla ilişkilerinin kesildiği, yalnızlaştırıldığı, her zamankinden çok sömürüldüğü bir dünyadayız. Bu korku ortamında yoğun iletişimsizlik ve sivil toplum kuruluşlarından uzaklaşma yaşanmakta.

Biz PEN Yazarlar Derneği olarak bütün bunlara karşı duran, mücadelesini azimle, cesaretle sürdüren Halime Güner başkanlığındaki Uçan Süpürge Vakfı’na, PEN Duygu Asena Ödülü’nü vermekten mutluluk duyuyoruz!

Siz siz olun, asla uçan süpürgelerinizden inmeyin ve “cadılığınızı” her daim sürdürün diyoruz.

Yazarın Son Yazıları

Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025