İktidarın sahipsiz hayvanların toplanması konusunda belediyeler üzerinde kurduğu baskı yüzünden mesele giderek büyüyor. Farklı illerde valiliklerin eşgüdümünde toplanan il hayvanları koruma kurullarının gündemine belediyelerin bakımevlerine konulan hayvanların ortadan kaldırılması da ekleniyor.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da da böyle bir girişim olunca hayvan hakları savunucularının tepkileri sonucunda söz konusu maddeler toplantı gündeminden çıkarılmıştı. Şimdi de Bursa’da aynı sorun yaşanıyor.
VETERİNER HEKİMLERDEN ÖNEMLİ UYARILAR
Bu konuda İstanbul Veteriner Hekimleri Odası’nın yaptığı açıklamada şu önemli bilgileri dikkatle okumak gerek:
“5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesi açıkça ‘hayvanlara ötanazi yapılmasının yasak olduğunu’ hükme bağlamış, bu yasağa yalnızca dar ve istisnai hallerde sınırlı bir alan tanımıştır.
Bu açık düzenlemeye rağmen, ötanazi adı altında hayvanların sistematik biçimde yaşamdan koparılmasına yönelik yaklaşımların hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) olarak ötanazi adı altında hayvanların öldürülmesine yönelik gündemleri ve söylemleri kabul etmiyor, bu yöndeki uygulamaları açıkça reddediyoruz.
Bakımevine alınmış hayvanlar idarenin kontrolü altına alınmış, kamusal alandan izole edilmiş ve fiilen yönetilebilir hale getirilmiştir. Bu nedenle bu aşamada bu hayvanlardan kaynaklanan ve devam eden bir çevresel riskten söz edilmesi de hukuken mümkün değildir.
Bu kapsamda, kontrol altına alınmış hayvanların yalnızca sayısal varlıkları gerekçe gösterilerek ‘popülasyon kontrolü’ adı altında öldürülmeleri/bertaraf edilmesi; Anayasa’nın 56. maddesi kapsamında devlete yüklenen sağlıklı çevrede yaşama hakkını sağlama yükümlülüğünün bir gereği olarak değerlendirilemez. Aksine, bu tür bir yaklaşım, Anayasal yükümlülüğün amacıyla çelişmektedir.”
KENDİ ÇIKARDIKLARI YASAYA BİLE UYMAYANLAR!
Bilim insanları yıllardır iktidarın bu konudaki politikalarının ve çıkarılan yasanın yanlışlığını anlatıyor ama gelin görün ki toplum 24 yıldır yükselen bilim karşıtlığı ile karşı karşıya!
İstanbul Valisi Davut Gül, geçen hafta “Kanunun emri nettir: Sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun koşullarda barınaklarda tutulacaktır. İstanbul’da sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır; kalanların tamamı da toplanacaktır” açıklamasını yaptı.
Öyleyse soruyoruz. Barınaklarda o kadar hayvan popülasyonunu barındıracak kapasite olmadığını herkes biliyor. Bu durumda ne yapacaksınız? Ötanazi ile ilgili maddelerin gündeme alınmasının nedeni bu muydu?
Ayrıca 2024 tarihli 7527 sayılı yasa ile belediyelere hayvan bakımevi yapmaları için verilen süre 31 Aralık 2028 olarak belirlenmişti. Kendi çıkardıkları yasaya bile uymayan bir iktidar var karşımızda!
ETİK DIŞI, BİLİME VE HUKUKA AYKIRI KARARLAR
7257 sayılı yasa ile sahipsiz hayvanların sistematik olarak kamusal alandan uzaklaştırılması kararı, başlı başına bir hak ve anayasa ihlalidir.
Sözü yine konunun uzmanlarına bırakırsak, İVHO’nun değerlendirmesini altını çizerek okuyalım:
“Sahipsiz hayvanların sistematik biçimde kamusal alandan uzaklaştırılması ve yaşamlarının sona erdirilmesi ağır bir müdahale niteliği taşır ve Anayasa ile güvence altına alınan yaşam ve çevre dengesini zedeleyici sonuçlar doğurur.”
Bu gerçekleri, sevgi dolu bir reklama soruşturma açarak, yüreği kararmış bazı iktidar yandaşlarının akla zarar sözleriyle hayvan nefretini yayarak ya da hayvan hakları savunucularını hedef göstererek örtemezsiniz. Kimin hangi canlıyı evladı gibi besleyip seveceğine siz karar veremezsiniz. İnsanların kalbine hükmedemezsiniz!