Bu düzen değişecek!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Bu düzen değişecek!

01.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin haklarını almak için yılmadan direnişi, örgütlü mücadelenin ne kadar etkili olabileceğini gösterdi ama bununla da kalmadı; gerçek sendikalar ile sarı sendikaları bir kez daha ifşa etti.

Madenciler, uğradıkları hak gaspları nedeniyle 13 Nisan’da Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlattılar. 2016’da kayyum atanan, arkasından TMSF’ye ve 2022’de de Yıldızlar SSS Holding’e devredilen şirkette hiçbir sosyal haklarının, ihbar tazminatlarının ödenmediğini, şirketin işçileri defalarca ücretsiz izne çıkardığını, işten atılanlar olduğunu anlattılar; Ankara’ya varıp açlık grevi başlattılar, polis tarafından darp edildiler, gözaltına alındılar.

Onlar kazanılmış haklarını almak için zulüm ve şiddet görürken, Türk-İş Başkanı eylemi günler sonra TV’den öğrendiğini söyledi; DİSK sessiz kalmayı ve Almanya Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı Müsteşarı ile Türkiye’de dağıttığı fonlarla tanınan Friedrich Ebert Vakfı’nın yöneticisiyle görüşmeyi tercih etti.

22 BİN LİRAYLA YAŞAYAN SENDİKA BAŞKANI!

Ama halk gördü ki madenciler, taleplerini kabul ettirmek için büyük bir mücadele örneği verdiler ve tüm bu süreçte onların sesini duyuran sendika Bağımsız Maden İş Sendikası’ydı. Ne var ki kimileri, bu konuda “yetkili” sendikanın o olmadığını söyleyerek örgütlü direnişi dağıtmaya çalıştı.

Buna en güzel yanıt, Bağımsız Maden İş Sendikası’nın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’dan geldi.

“Yetkili sendika kavramıyla ortamı bulandırmanın anlamı yoktur. İşveren de muhatap sendika olarak görmüştür. Dolayısıyla sarı sendika güzellemeleri devleti yöneten insanlara düşmez; onların yapmaması gerekir. Çünkü Bağımsız Maden-İş Sendikası, Çalışma Bakanlığı’nın e-Devlet sistemi üzerinden üye olunabilen bir sendikadır.

Başkanının Gökay Çakır olması, holding merkezlerince kabul edilemez bir şey olarak görünüyor. Çünkü bir tane emekli maaşıyla, 22 bin lirayla yaşayan, dört kız çocuğu yetiştiren, bununla geçinen ve bütün bu zorlu koşullarına rağmen işçilerin mücadelelerine önderlik eden beş parasız bir yoksul insanın işçilerin muhatabı olmasını istemiyorlar. Onlar böyle göbekli, kravatlı, işçiler arasından soysuzlaştırılarak yüksek maaşlarla korunan sarı sendikacı takımını istiyorlar ki işçiyi manipüle etsinler, bastırsınlar.”

SARI SENDİKA GERÇEĞİ...

İşçiler direnirken ortada görünmeyen, onlarla dayanışmayı büyütmeyen, yıllarca sendika binalarında oturup işçilerden toplanan aidatlarla zenginleşen, sendikacılığı milletvekili olabilmek için basamak olarak kullanan, siyasi çıkarları için ehlileşen, düzen siyaseti ile kol kola girip göstermelik nutuklar atan, 1 Mayıs kürsüsünü işçi haklarını gasp edenlere bırakıp şov yapanlar sarı sendikadır!

Bugün meydanları dolduracak olan emekçiler, artık bu gerçeklerin ayırdına varmalı ve işçilerin gerçek temsilcisi olan gerçek sendikalarda örgütlenmeli.

Ülkenin hemen her yerinden çürümüşlüğün mide bulandıran kokusu yayılırken yozlaşmayı reddedenlerin, insan onurunu korumak için sesini yükseltenlerin ve adalet için haykıranların birliği şarttır. Doğru zamanda doğru yerde olmak önemlidir. Önce sendikal örgütlenmenin önündeki sarı sendikacılık engeli dağıtılacak ki ülkede de yağmacı düzen yıkılsın!

Dışarıda emperyalist zorbalığa, içeride kapitalist sömürüye ve onların temsilcisi kompradorlara karşı haklarımızı savunurken; laiklik karşıtı gericiliğe, emek düşmanı neoliberal politikalara, ülkeyi yağmalayan rantçılığa, her türlü erdemi çiğneyen onursuzluğa karşı direnirken talebimizi her zamankinden daha yüksek sesle haykıracağız:

BU DÜZEN DEĞİŞECEK, EMEĞİN CUMHURİYETİ KURULACAK!

YAŞASIN 1 MAYIS, YAŞASIN İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI!