Sinyalizasyonu çalışmayan hatta son hızla ilerleyen bir YHT

05 Temmuz 2020 Pazar

Demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz” - Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan (14 Temmuz 1996).

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra yazdığım yazıda Erdoğan’ın yukarıdaki sözünü hatırlatıp “Demokrasi tramvayına hiç binmediler” demiştim. Bugün oradan hareketle bir durum tespiti yapacağım.

2020’de görüntü şudur:

Barolar “Çoklu Baro Sistemi” ile bölünerek yandaşlığa zorlanıyor. Demokratik tepki göstermek isteyen avukatlara polis müdahalesi ile biber gazı sıkılıyor, baro başkanları yerlerde sürükleniyor.

Gerçekleri haberleştiren bağımsız medya üzerinde tarihin en ağır baskıları uygulanarak gazeteciler susturulmaya çalışılıyor, hapse atılıyor.

Kadınları korumak ve şiddetle mücadele için imzalanan İstanbul Sözleşmesi’ne saldırılıyor.

Türkiye’de birçok kesimin sesini duyurduğu tek mecra olan sosyal medya zapturapt altına alınmak isteniyor.

Silah kullanma dahil geniş yetkiler verilen bekçiler aracılığı ile toplum üzerinde yeni bir tehdit oluşturuluyor.

LGBTİ’lere yönelik nefret söylemleri pompalanarak bu kesim hedef haline getiriliyor.

Ayasofya’nın müze olmaktan çıkarılıp ibadete açılması için çalışma başlatılıyor.

Kıdem tazminatına yönelik “fona devretme” formülü ile işçinin en temel hakkı elinden alınmaya çalışılıyor.

Kutuplaşma politikası ile gerilen hat

Bunların hepsinin özellikle son birkaç ayda ortaya çıkan ya da hızlanan gelişmeler olduğunu düşünürsek, AKP’nin aşırı doz gerginlik politikası izlediği apaçık ortada.

Ben her birinin planlanarak, belli bir amaçla kızıştırıldığını düşünenlerdenim. AKP, “kutuplaştırma” ve “mağduriyet” politikalarını her seçim öncesinde denedi. Kurguladığı tezgâhlarla da bugüne kadar iktidarda kalmayı başardı.

Ancak giderek düşen oyları gösteriyor ki, bu defa bu strateji mevcut seçim sisteminde iktidar olmak için yeterli oyu sağlamayacak.

Üstelik ekonomi çok ciddi alarm veriyor. Döviz girişindeki sıkıntı, turizm gelirlerinin düşmesi ve işsizliğin artmasıyla durumun giderek kritikleştiği ortada.

Bu durumda AKP, en kısa zamanda seçim sistemini kendisini iktidarda tutacak şekilde değiştirip seçime gidecektir. Bu süreçte gerçeklerin ortaya çıkmasını önlemek için sertleşeceği, elinden geleni yapacağı da anlaşılıyor.

Son dönemeç

Kimisi AKP için “raydan çıktı” diyor ama gerçekte demokrasi tramvayına hiç binmemişlerdi.

Bir süre oynadıkları demokrasicilik oyununa toplumun önemli bir kesimini, 2. Cumhuriyetçi “liberalleri” ve onların yardımıyla Batı’yı inandırmayı başarmışlardı. Son dönemeçte ise takıyyeyi bıraktılar.

Artık siyasal İslam tramvayından hiç inmediklerini liberaller bile gördü.

Şu anda ise ülkeyi sinyalizasyon sistemi çalışmayan bir hat üzerinde son hızla ilerleyen bir yüksek hızlı tren (YHT) gibi idare ediyorlar. Makinist koltuğunda tek yetkili AKP’li Cumhurbaşkanı oturuyor.

Onun yakınındaki üç beş kişi, sistemdeki arızaları rapor etmek yerine, “Az kaldı, iyi gidiyoruz!” demekle meşgul.

Herkes merak ediyor:

Bu tren bu gidişle nerede ve nasıl duracak? Durduğunda hali ne olacak?..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yıkım yılları 13 Nisan 2021
Kana kana kanmak 11 Nisan 2021