Taht için halkını feda etmek!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Taht için halkını feda etmek!

27.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Geçen hafta Berlin’in ünlü meydanlarından Alexanderplatz’da bir grubun eylem yaptığını görünce ne olduğunu anlamak için yanlarına gittim. Bir genç eline mikrofonu almış, telefonuna yazdığı Almanca sloganları okuyarak kalabalığı yönlendiriyordu. Katılımcıların ellerindeki pankartlar ve bayraklar, protestonun İran’a yönelik emperyalist saldırı ile ilgili olduğunu gösteriyordu.

Protestocuların taşıdıkları pankartlarda “İran’dan uzak durun!”, “21. yüzyıl sömürgeciliği”, “İşgali durdurun”, “İran’dan elini çek”, “Özgür Filistin” yazıyordu. Dikkat çekenlerden birinde, Trump, Epstein ve üç kız çocuğunu birlikte gösteren bir fotoğrafın üstünde “Hangi tarafı destekliyorsun?” diye soruluyordu.

Bir diğerinde ise Pehlevi hanedanının Amerika’da yaşayan temsilcisi Rıza Pehlevi’yi, pembe okul çantalarından oluşan bir öbeğin üzerine basarak tepedeki tahta ulaşmaya çalışırken resmeden bir karikatür görülüyordu; altında göze çarpan yazı ise “Pehlevi İran halkını kendi krallığı için feda etti” diyordu.

Eyleme katılanların ortak duygusunu ifade eden bu cümle, onursuz bir siyasetçinin duyabileceği en dehşet verici cümle kanımca. ABD ve İsrail’in İran’daki bir kız okulunu bombalayarak yaptıkları katliam, Berlin’deki bir meydanda müthiş bir öfke patlamasına dönüşmüş, Pehlevi de o karikatürle sonsuza kadar lanetlenmişti.

PROTESTODA BAŞIMA GELEN...

Olan biteni gözlemlemeye çalışıp telefonumla kaydederken bir anda protestocular arasından bir kadının da beni kaydettiğini fark ettim. Neden bunu yaptığını sormaya fırsat bulamadan, o hiddetle yanıma gelip önce Almanca konuşmaya başladı. Ben İngilizce yanıt verince kızgınlığı arttı ve “Kimsiniz siz? Niye kaydediyorsunuz protestoyu?” diye sordu. Gazeteci olduğumu söyleyince iyice öfkelendi ve “Hangi gazete? Ne amaçla?! Gidin buradan!” diye bağırmaya başladı.

Oysa etrafta protestoyu kaydeden çok sayıda gazeteci vardı. Sonunda başka birisiyle Türkçe konuştuklarını duyunca ben de Türkçe yanıt verdim. O zaman, “Türk müsünüz?” diyerek şaşırdı. Eylemi rastlantı sonucu gördüğümü, gazeteci olarak ilgilendiğimi belirttim.

Bir an kuşkuya kapılıp ne amaçla kaydettiğimi sorunca endişesini anladım, “Ben İran’a yapılan emperyalist saldırının karşısındayım, merak etmeyin” dedim. “Biz neler gördük, gelip görüntü alıp farklı amaçlarla yayıyorlar” diye söylendi.

Sonra başka bir kadının sakin olması yönünde yaptığı uyarıyla biraz rahatladı ama kendisine hâkim olamasaydı beni oradan kovmak için saldırabilecek kadar öfkeli görünüyordu.

Bu olayı, Ortadoğu’da yaşanan savaşın uzakta olsalar bile çoğu insanda yarattığı ruh halini anlatabilmek için yazdım. Amerika ile İsrail, dizginlenemeyen bir açgözlülük ve hırsla terörize ettikleri dünyada açıkça savaş suçları işlerken birileri onlara destek oluyor, diğerleri susuyor ve bazıları da sokaklarda tepkisini gösteriyor.

DEVRİMCİ RUHLA MÜCADELE!

Emperyalizmin kirli planlarına sessiz kalmayanlar, bir yandan da İran’daki molla rejimini desteklemekle suçlanıyor. Demokrasiden ve insan haklarından yana olan kimse, gerçekte baskıcı molla rejimini desteklediği için değil ama emperyalizmin önüne geleni yakıp yıktığı sonu gelmeyen haydutluğa karşı olduğu için İran halkının yanında.

Irak Komünist Alternatif Örgütü’nün uyarısı önemlidir: Trump ve Netanyahu’nun İran halkına yönelik “Kaderinizi elinize alın” çağrıları büyük bir yalandır. Emperyalizmin hedefi, İran halkının özgürlüğü değil, Ortadoğu haritasının emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden çizilmesidir.

Suriye’de yaşanan İran’da yaşanmamalı; ABD ve İsrail hak ettiği yanıtı bu defa almalıdır. İran halkı için dileğimiz, devrimci bir ruhla dayanışmayı güçlendirip molla rejiminden kendi mücadelesiyle kurtulması ama tahtı için halkını feda eden, emperyalizm ve Siyonizm kuklası monarşi artığına asla geçit vermemesidir!

Yazarın Son Yazıları

NATO ve demokrasi yalanı!

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu...

Devamını Oku
28.06.2026
Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026