İlkesiz siyaset 6
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

İlkesiz siyaset 6

13.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu başlık altında yazdığım seri yazılarım için Türkiye’de sınırsız kaynak var. İlkesizliğin adını “siyaset” koyanların son örneklerinden biri de Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal oldu.

CHP’den AKP’ye geçeceği anlaşılınca, CHP kendisini ihraç talebiyle disipline sevk etti. Günlerdir Özgür Özel’in bile ulaşamadığı söylenen, telefonlara yanıt vermeyen Köksal, bunun üzerine TV100 kanalına açıklama yaparak, “AK Parti’ye katılıyorum, içim çok rahat” diyerek Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu ile birlikte AKP’ye geçeceğini duyurdu.

Eşi ile ilgili bazı konular nedeniyle tehdit edildiği söyleniyordu, o bunu tersine çevirip, Özgür Özel’e yönelik birtakım iddialarda bulundu.

180 DERECE DÖNENLER! 

Daha önce AKP’ye geçen siyasetçilerde yaşandığı gibi Burcu Köksal olayı da tümüyle mide bulandırıcı. Kişisel düşmanlıklar, iddialar ve iftiralardan daha çok, halkın aldatılması yani seçilmiş kişilerin siyasetteki keskin U dönüşleri mide bulandırıyor.

Burcu Köksal, CHP içinde ayrımcı görüşleriyle biliniyordu. Mart 2024’teki yerel seçimlerde “Belediye Başkanı seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapıları DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak” dediğinde çok tepki görmüş, hatta o zaman Erdoğan da bu fırsatı kaçırmayıp Köksal hakkında “ırkçı, faşist zihniyet” yorumunu yapmıştı.

“CHP’de siyaset yapma olanağı kalmadı” diyen Köksal’a sormak gerekir: Şimdi PKK terör örgütünün başı Öcalan’a statü verip umut hakkı ile serbest bırakmaya hazırlanan iktidar ile uyumlu mu olacaksınız?

Erdoğan’a da şunu sormak gerekir: Daha iki yıl önce “ırkçı, faşist zihniyet” diye nitelediğiniz kişiyi partinize almayı içinize sindirdiğinize göre kim değişti?

SAHTE CUMHURİYETÇİLER, SAHTE ATATÜRKÇÜLER

Burcu Köksal, önemli yıldönümlerinde sosyal medyada “Daima Atatürk’ün izinde” yazan paylaşımlar yapıyordu. Artık üyesi olduğu AKP ise 24 yıldır Cumhuriyet Devrimi’nin birikimine karşı topyekûn saldırı düzenleyen, KARŞIDEVRİM TARİKATI haline gelmiş bir parti. Erdoğan’ın kendisi “şeriatçı” olduğunu söyleyen bir siyasetçi.

Daha önce CHP’den istifa edip AKP’ye geçen İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’yi Meclis Genel Kurulu’nda, “Sen dün ‘Atatürk’ün askeriyim’ diyordun. Bugün ‘Atatürk ile zerre kadar muhabbeti olan cenazeme gelmesin’ diyen, ‘Keşke Yunan galip gelseydi’ diye dua eden fesli deli Kadir’in yol arkadaşlarının yolunu seçtin” sözleriyle eleştiren de Burcu Köksal’dı.

Şimdi Köksal kendisi de fesli Kadir’in yol arkadaşlarının yolunu seçti!

Bu durumda ya yıllardır halkı ve CHP seçmenini Atatürk’ün izinde olduğunu söyleyerek kandırdı ya da şimdi AKP’lileri kandırmaya çalışıyor... Çünkü hem Cumhuriyet Devrimi’ni savunmak hem de AKP’li olmak olanaklı değildir.

Gerçi hatırlarsanız, Köksal, 2024’te katıldığı bir canlı yayında CHP’nin 6 okunu temsil eden Atatürk ilkelerini sayamamış, sonra da bu durumun heyecanlanması yüzünden olduğunu söylemişti. Kitlelere hitap etmeye alışkın bir belediye başkanıydı oysa...

SİYASET: KRONİKLEŞEN BİR MİDE BULANTISI... 

Böylesine ikiyüzlülük yapıp hem de “içim rahat” diyebilenler siyasette az değil. Şimdiye kadar AKP’ye karşı CHP listesinden seçime girip belediye başkanı seçilen tam 17 isim oldu. Ne yazık ki ilkesizler siyasette var oldukça seçim sürecinde bu tür dönüşleri daha çok görürüz.

Ancak ilkesizlik tek taraflı değil. Yaşananlar, ideolojiyi ve parti ilkelerini unutup kendileri de çiğneyen parti yönetimlerinin eseridir. Siyaset sahte cumhuriyetçiler ve sahte Atatürkçülerden temizlenmedikçe, bu transferler bitmez.

Soldan sağa, sağdan sola, bir o yana, bir bu yana dönen ilkesizler yüzünden mideniz bulantısı hiç sona ermez; Türkiye’de siyaset kronik bir mide bulantısı olarak kalır!