Yeni Resmi Tarih Tezi ve Kürtler

Yeni Resmi Tarih Tezi ve Kürtler

20.04.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni Türkiye’nin, ‘yeni resmi tarih tezi’, uzunca bir süredir ve bu arada güncel meselelere uyarlanarak yazılıyor. Tüm tarih yazımı tartışmaya açık yorumlar çerçevesinde şekillenir, ancak resmi tarih tezleri, doğrudan idelojik yorumlar etrafında şekillenir. ‘Yeni tarih yazımı’, seksenli yıllardan sonra, geçmişi eskilere giden sağ-muhafazakâr popüler tarih ile sol-liberal Kemalizm eleştirilerinin buluşması ile yol aldı, nihayetinde yeni rejim inşası etrafında iyiden iyiye ideolojik bir ak-kara çizelgesine dönüştü. Şimdilerde, güncel politik ihtiyaçlara cevap verebilecek hazır bir format haline geldi.

HDP’ye suçlama
Sağ siyasetin, Kürt meselesine ilişkin açılımı Kürt- Türk Sünni İslam kardeşliğinin vurgulanmasından ibaretti, ‘barış süreci’ söylemi de büyük ölçüde bu kalıba döküldü. Bu söyleme göre, Kürtler ve Türkler arasında İslam kardeşliği seküler ulus devlet siyaseti dolayısı ile bozulmuştu, seküler ulus projesi Kürtleri dışlarken, muhafazakârların böyle bir sorunu yoktu. Şimdilerde, HDP karşıtı hava yine aynı söylemi zorluyor; HDP’yi ‘Kürt Kemalizmi’ni temsil etmekle, ‘Kürtleri gerçek İslami kimliklerinden koparan büyük oyunun bir parçası’ olarak resmetmeye çalışıyor.
Oysa, şimdi Kemalistleri Kürt kimliğini inkâr ile itham eden sağ-muhafazakâr siyasetin, çok yakın zamana kadar Kürt kimliğinden bahsetmek gibi bir derdi olmadığı gibi, münhasıran İslamcılık da fazlasıyla milliyetçi- Türkçü idi. Şimdilerde mesafeli olmaya özen gösterdikleri, ‘Kürtlerin dağ Türkü olduğu tezi’ bu çevrelerin fazlasıyla benimsedikleri bir tezdi. Daha önce de yazmıştım, yine hatırlatmış olayım; bugünkü İslamcı kadroların eski adresi Milli Türk Talebe Birliği’nin 1969’da yayımladığı ‘İşte Doğu Anadolu’ başlıklı kitapçıktan bazı bölümler aktarayım. Kitapçık şöyle başlıyor: “1200 yılından beri devam eden Türk Devletinin son bağımsız kalesi olan Cumhuriyetimizin doğusunda hainane maksatla milli bütünlüğümüzü parçalamaya yönelmişlerdir. Doğu’da, Oğuz boylarının bir parçası olan halklarımızı Kürt göstererek, bunları aşırı solun (Komünizmin) amaçları ile birleştirmeye çalışmaktadırlar.” Sonuç bölümünde ise; “Artık kesinlikle isbat edilmiştir ki, Türkiye’de Kürt denilebilecek bir unsur yoktur. Kendilerini ‘Kürt’ diye ayrı bir ırk zannedenlerin, Türk asıllı Oğuz boylarından biri olduğunu iyice bilmeleri gerekir. Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür”.

‘Ya korkmazlarsa’
Malum, sağmuhafazakârlar ulus devlet projesininin sadece laiklik özelliğinden şikâyetçiydiler, asimilasyonist politikalar ve genelde Türk milliyetçiliği konusunda bir sorunları yoktu, tam tersine sağ-Türk milliyetçiliği Türklük konusunda Cumhuriyet ideolojisinin bir adım ötesine gidip, Türklük ve İslamı ayrılmaz bir bütün olarak tanımlamıştır. Sağ-muhafazakâr/ İslamcı kalemler, bu çevrenin çok itibar ettiği Kazım Karabekir’in Kürt isyanları ve Kürt meselesi konusunda neler dediğini bir açıp okusalar iyi olacak. Mesela, Karabekir, 1923’te ‘Erkân-ı Harbiye Umumi Riyaseti’ne hitaben; Kürtlerin askere alınmasına bakın hangi gerekçe ile karşı çıkıyor: “Askere geldiklerini ve iyi terbiye aldıklarını farz edelim. Siyaseten bize aleyhtar oldukça bu talim ve terbiye aleyhimize olacaktır. Çünkü her hangi bir hal karşısında Türk askerinden ve bilhassa top ve makineli, tayyare tesirlerinden korkan Kürtler, talim ve terbiye aldıktan sonra bunlardan korkmayacak… Kürtleri askere almak demek, düşmanlarımıza propagandanızı daha kolay yapın demektir.” (Kazım Karabekir, Kürt Meselesi, Emre Yayınları, 1995, 47)

Hesaplaşma şart
Gerek Kürt meselesi, gerek Ermeni meselesinde, gerek geçmişe dair sorunlu pek çok alanda, geçmişimizle hasaplaşmak zorundayız. Ama bunu hep birlikte yapmak durumundayız. Oysa ‘Yeni Türkiye’nin resmi tarihçileri ve teorisyenleri, geçmişe dair tüm konuları Kemalizm ile izah edip, işin içinden sıyrılma gayreti içindeler. El çabukluğu marifeti ile yazılmaya girişilen yeni resmi tarih, yeni bir otoriter düzen inşasının temelini teşkil ediyor, daha da edecek. İktidar ekibi bir yana, düne kadar aklı başında bildiğimiz pek çok tarihçi de bu değirmene su taşımakla meşgul. Unutmasınlar, geçmişle iktidarın işine gelecek şekilde seçici bir yüzleşme, gözden kaçması mümkün olmayan bir kapıkulluğudur.  

Yazarın Son Yazıları

‘Yeni devlet’

‘Yeni devlet’

Devamını Oku
07.08.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim

Müftü nikâhı ve İslami rejim

Devamını Oku
04.08.2017
‘Hans’ın ne dediği’

‘Hans’ın ne dediği’

Devamını Oku
31.07.2017
‘Evrim teorisi’

‘Evrim teorisi’

Devamını Oku
28.07.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Devamını Oku
24.07.2017
15 Temmuz’un anlamı

15 Temmuz’un anlamı

Devamını Oku
17.07.2017
15 Temmuz

15 Temmuz

Devamını Oku
14.07.2017
Parayla saadet olmaz

Parayla saadet olmaz

Devamını Oku
10.07.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

Devamını Oku
07.07.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Devamını Oku
03.07.2017
Katar krizi

Katar krizi

Devamını Oku
30.06.2017
Yine hüzünlü bir bayram

Yine hüzünlü bir bayram

Devamını Oku
26.06.2017
Adalet istiyoruz! (23.06.2017)

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
23.06.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak

Nerden başlasak nasıl anlatsak

Devamını Oku
19.06.2017
Katar’ın başına gelenler

Katar’ın başına gelenler

Devamını Oku
09.06.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler

ABD, Türkiye ve Kürtler

Devamını Oku
05.06.2017
Toplum yorgunluğu

Toplum yorgunluğu

Devamını Oku
02.06.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Devamını Oku
29.05.2017
İki veda

İki veda

Devamını Oku
26.05.2017
‘Devrime hazır olun’

‘Devrime hazır olun’

Devamını Oku
22.05.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti

Kötü yönetim ve dış siyaseti

Devamını Oku
19.05.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’

‘Türbe, tarih, siyaset’

Devamını Oku
15.05.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Devamını Oku
12.05.2017
İslamcılık, çirkin itiraf

İslamcılık, çirkin itiraf

Devamını Oku
08.05.2017
Yeni siyasi arayışlar

Yeni siyasi arayışlar

Devamını Oku
05.05.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Devamını Oku
01.05.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi

Referandum sonrası Kürt meselesi

Devamını Oku
28.04.2017
Nafile analizler

Nafile analizler

Devamını Oku
24.04.2017
Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Devamını Oku
17.04.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Devamını Oku
14.04.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Devamını Oku
10.04.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Devamını Oku
03.04.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’

‘Vicdan ve adalet nöbeti’

Devamını Oku
31.03.2017
En büyük tehlike (27.03.2017)

En büyük tehlike

Devamını Oku
27.03.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Devamını Oku
24.03.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

Devamını Oku
20.03.2017
18 yaşında seçilme hakkı

18 yaşında seçilme hakkı

Devamını Oku
17.03.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde

‘Hollanda krizi’nin ötesinde

Devamını Oku
13.03.2017
‘Erdoğan ve liderlik’

‘Erdoğan ve liderlik’

Devamını Oku
10.03.2017
‘Milli Kültür Şûrası’

‘Milli Kültür Şûrası’

Devamını Oku
06.03.2017