İnsanlığın Pusulası Kayboldu...
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

İnsanlığın Pusulası Kayboldu...

20.06.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Medya çağında, insanlıktan kopuş, pusulasız kalma hallerimizi, gülmeceye sığınarak katlanabilir kılmaya çalışıyoruz ya... Şakayla kaka birbirine karıştı... Hangisi gerçek, hangisi yalan...
BM’nin mültecilere ilişkin yıllık raporu tüyler ürpertici... Geçen yıl dünyada savaş, çatışma veya baskılar yüzünden evlerini terk edenlerin sayısı 60 milyona dayanmış. En çok mülteci kabul eden ülke Türkiye olmuş... “Türkiye’ye minnettarız, yaşananların Türkiye’ye maliyeti çok yüksek, maalesef zengin ülkeler aynı cömertliği sergilemiyor..” saptamalarının üzerine, “Yalnız bırakılan Türkiye için durumun daha da kötüleşeceği..” öngörüsü soğuk bir şaka mı?
Suriye sınırımızda son çatışmalar, sınır koşmşumuz İŞİD’in bayrağının indirilmesi, PYD bayrağının çekilmesi ile yaşanan gelişmelerin haberlerinde, olup bitenlerin mezhebine göre yorumlanmasını anladık da... Aynı tarafın haberleri içindeki cümleden cümleye farklı veri, anlam, sonuçları nasıl okuyabileceğimizin çırpınışlarında, mantık, akıl sağlığımızı korumak zor... İşin içinden çıkamayan kimi haberciler “Kim gidiyor, kimi kalıyor” başlıkları ile gruplandırmalar yapmaya çabalamışlar... İŞİD’in tehdidi kalktığına, PYD’nin Rojava mucizesi olarak tanımlanan çok kültürlü barış içinde yaşam modeli geçerlilik kazandığına göre, sayısını bilmediğimiz bölgeden taze sığınmacıların gönüllü olarak ülkelerine dönmeleri bekleniyor... Ancak ilk günü dönen binin üzerinde insanın görüntülerinden sonra, sınırın PYD kapısından kapanmasına ilişki gerekçeler birbirini tutmuyor...
Seçim sonrası görevlerini yürütmekte olan İktidarları cephesi ABD’yi uyarmış... Para ve toprak vaadi ile tehditle kaçırılan Arap, Türkmen, başka dinlerden bölge halklarının yerine, para ve toprak verilerek Kürtlerin yerleştirilmesinin durdurulmasını istemiş. Yandaş medya ABD’nin ünlü Ortadoğu projelerinin bir parçası olarak Kuzey Irak Kürdistanı hattı üzerinden denize kadar Türkiye sınır boyunca uzatılacak Suriye Kürdistanı hattının ABD bombardımanları, silah desteği ile gerçekleştirilmesi sürecinin yaşanmakta olduğunda ısrarcılar. ABD doğruysa bölgenin yerli halklarının göçe zorlanmalarının kabul edilemeyeceği açıklamasını yaptı. PYD mayınların temizlenmesi sonrası gelmek isteyenlere kapıların açılacağını duyurdu. Bizim habercilerin sınırlarımızın içinde korkunç olumsuz koşullarda ortada bırakılmış taze göçmenlerle görüşerek yaptıkları “kim gidiyor, kim kalıyor” anketlerinde, İŞİD’in yönetimine yakın duranların kalacakları sonucunu çıkarmışlar... Gelenlerin çoğunluğu yine bizim sokaklarımıza, en çaresiz halleriyle mi salınacaklar?..

***

Pazar günü Hacıbektaş’ta Sevgili İlhan- Turhan Selçuk kardeşleri, Hacıbektaş Belediyesi, halkının konukseverliğinde sevgi, saygı, galiba da en çok; “Aydınlanmacı kimlikleriyle pusulamız olma yetilerine..” duyduğumuz özlemle anacağız... Sevgili İlhan Ağabey’e yatağa, makinelere bağımlı en zor günlerinde bile rahat nefes aldırmıyor, kafamızda ardı arkası kesilmeyen sorulara yanıtlar bekliyorduk... Bir tek dünün tarihi ile bile, bilgi kirliliği, kafa karmaşasında ne kadar çok sorumuz var değil mi?
Demirel’in cenaze töreninde, en doğal protokolün ürünü Erdoğan-Gül karşılaşması, Meclis Başkanı’nın odasına daveti, AKP odaklı koalisyonlara bir formül üretme görüşmesi, pazarlığı mıydı, yoksa protokol ritüeli miydi?
Seçmenin dört partiye dağıttığı oyları nasıl okuyacağımızdan başlayan, dört partinin içinden üretilen akla kara kadar ters çözüm reçeteleri kafa karmaşasında ipuçları vermelerine ne kadar da gereksinimimiz var değil mi? Yoracak çözüm reçeteleri değil, küçücük ama sapasağlam, aydınlanmanın damıtılmış birkaç sözcüğü yeter de artardı bile...
İnsani değerlerde öylesine ağır kirlenmeler yaşanıyor ki... Komşumuz Yunan halkının bilgi kirliliğinde ikiye bölündüğü savlanan çözüm reçetesi arayışları alay, mizah konusu olabiliyor. Meclis’te çaresizlik içinde yere çökmüş Bakan’ın görüntüsünden çok genç Başbakan’ın 28 yıllık birlikteliğinde yol ayırımına geldiği haberi kafalara daha net kazınıyor. Kendisinden solda olan yaşam arkadaşı Bety’nin AB restini görmesi halinde ayrılacağı söyleniyor...  

Yazarın Son Yazıları

Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026