AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

14.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti. Trump’ın öncülüğünde açıktan, İsrail’in sesizce yürüttüğü yanlarında savaşmak zorunda oldukları zorlamaları ters tepti. İran’da ön saflardaki liderlerin öldürülmesini hedef alan katliam eylemleriyle de yetinilmeyerek çocukların öldürülmesiyle sürdürülen bombalamaların ardı arkası gelmeyince, AB ülkelerinin geçmişte güçlü olan değerlerine dönme, uyanış tepkileri güçlendi.

Ortadoğu’yu kan revan içinde bırakan çatışmaların ardı arkası kesilmeyince “Büyük Amerika” rüyasındaki büyünün bozulmasıyla sarsılan Amerika’nın kendi toprakları, kendi vatandaşlarını uyandıran, yüz binlerin buluştuğu tepkilerin de ardı arkası kesilmez oldu. Sonuçta Pakistan’ın arabuluculuğunda, İsrail buharlaşmış gibi Amerika ile İran’ın yetkili kişilerini yüz yüze buluşturan bir hafta sonunu geçirdik. Uzlaşmaları kuşkusuz kolay olamayacaktı. Kapıların tam kapanmadığı bir sürece geçilmiş oldu.

Son yılların en kritik düellosu olacağı bilinen Macaristan seçimlerine dönük Amerika ile Rusya’nın var olan yılların iktidarını destekleme işbirlikleri de bir işe yaramamıştı. Ülke içinden ve dışından gençlerin güçlü oy ağırlıklarını koymaları ile 16 yıllık Orban iktidarı düştü. Peter Magyar’ın seçim zaferinin, AB ülkelerinin uzun yıllardır içine düştükleri moral değer kayıplarının yeniden yükselişinde etkin rol oynaması bekleniyor. Kaçınılmaz Amerika-İsrail işbirliğinde kurulmuş Ortadoğu dengelerinin değişeceği beklentilerini de yükseltiyor.

***

Evrensel ölçeklerde değişmeyen tek gerçeklik kuşkusuz otoriterlerin kurdukları haksız-hukuksuz otoriterleşme düzenlerinden kolay kolay vazgeçmeyecekleri gerçeği olmalı, değil mi? Avrupa Birliği ülkeleri, uzun yıllardır yattıkları uykularından sarsılmış olarak uyanıp geçmiş değerlerine dönüş çabası içindeki yeni siyasetleri üzerinden yol almanın çıkışında. İran’da geçmişin yönetimlerini onaylamaya kalkışmadan, aşamalı özgürlüklere geçiş yollarının aranmasının ancak kendi çabaları, sorumluluklarıyla gerçekleşebileceğinin vurgulanması ile yola çıkıyorlar.

Ağırlıklı eleştirilerini, Amerika ile İsrail ittifakları üzerinden, Ortadoğu’nun her yerinde, Filistin, Hamas, Halep toprakları üzerinden kan akıtılmasına karşı çıkıyorlar. Otoriterliğin, haksızlık, hukuksuzluklar üzerinden ayakta durabilmesi gerçekliğinin kuralları hiç değişebilir mi? Ülkemizdeki kendi kendine geliştirilmiş haksızlık hukuksuzlukların tek çıkış, ayakta kalabilme yolu olarak kullanılmasına ne demeli?

AB ülkelerinden, uluslararası örgütlenmelerinden Türkiye’de yaşatılan haksızlıklar ve hukuksuzluklara ilişkin uyarılan ardı arkası kesilir gibi değil. Bizimkilerin aslında Amerika’nın düzeninde bile söz konusu olamayacak, ülkemiz uygulamalarına dönük başkanlık, tek adam rejimi üzerinden geliştirdiklerinde, üretilen yeni haksızlık ve hukuksuzluklarda sınır söz konusu değil. Şeytana papuç bırakılmıyor. Hâlâ otoriterleşme rüzgârlarını şiddetlendirerek ayakta durulabileceği düşleri kuruluyor.

Yaşamını sürdürebilmek, nefes alabilmek üzere yol, çözüm bulamayanların çaresizliğinin şiddetle kırılabileceği varsayılıyor. Akıl başa çevrilemiyor.

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026