Yıkımın neresindeyiz?

Yıkımın neresindeyiz?

18.04.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ana muhalefet partisi, dokunulmazlık konusunda iktidarın çizdiği hatta yürümek zorunda kalmasının ilk büyük hasarını, bizzat iktidarın “Bakın nasıl bizim peşimize takılmak zorunda kaldılar” horlaması ile almış oldu. Bunun ötesinde fazla söylenecek şey kalmadı. Öte taraftan, iktidar çevresi zaten artık demokratik siyaset terimleri ve normları ile konuşmayı ve davranmayı toptan terk etti. İktidar, izlediği Kürt siyaseti gereğince, toptan sindirme hattında hiç olmazsa HDP’den birkaç kişiyi hapse göndermeye azmetmiş durumda. Tabii mesele bununla bitmeyecek; yıldırma, sindirme üzerinden yürünecek yol belli, daha fazla askeri tedbir, daha fazla yasak, daha fazla hapis, daha fazla göz korkutma; şüpheniz olmasın bu böyle gittiği yere kadar gidecek ve gidilen yer tam bir cehennem olacak.

Organik lider
Mevcut otoriter siyaset savrulması, artık totaliter bir rejimin inşası aşamasına gelmiş durumda. Totaliter rejimin inşası, “FETÖ ve PKK’ye karşı terörle mücadele” çerçevesinde yürüyor. Kartlar sonuna kadar açıldı; “Ya iktidardan yanasınız, ya da terörden” dendikten sonra iktidarı desteklemeyen her kim olursa olsun, “terörist” veya “terör destekçisi” damgası yemenin gölgesinde ve korkusu ile yaşayacak. Ana muhalefet partisi, dokunulmazlıkların kalkması yasasını onaylamakla, bu ithamdan kurtulacağını sanıyorsa çok yanılıyor. Burası artık, Cumhurbaşkanın, milletin temsilcisi olmanın çok ötesinde “organik lideri” ilan edildiği, onun izinden gitmemenin hainlik addedildiği, demokratik siyaset terimlerinin hiçbir karşılığının kalmadığı, daha da kalmayacağı bir ülke. Siyasal muhalefetin önce bu gerçeği iyice kavramasında fayda var.

Sorunun dışında
Temel mesele şu: Bu iktidar, totaliter bir rejim inşası sürecinde, herkesi “terörle mücadele” adına rehin almayı başarıyor. Öncelikle buna itiraz etmek gerekiyordu. Ne yazık ki, Türkiye’nin batısında yaşayanlar hâlâ iktidarın izlediği Kürt siyasetinin, onun otoriterliğini meşrulaştırarak pekiştirdiğinin tam olarak farkında değil. İktidara muhalif çevrenin büyük kısmı, hâlâ Kürt siyasetini, Türkiye’nin genel demokratikleşme sorununun dışında bir olay olarak görüyor.

Güzelleme yapmayın
Şimdi fazladan bir eşik atlanmış oldu, ama aslında bu hep böyleydi ve Türkiye’nin batısı otoriterliğin İslamcı versiyonu ile karşılaşmadan, bu gerçeği hep göz ardı etti. Yani, Kürt meselesi, bu ülkede hep otoriter siyasetlerin gerekçesi idi, o nedenle, bugün tüm ülkenin ve bu arada ana muhalefetin “terörle mücadele” siyasetine rehin olması sebepsiz değil. Türk milliyetçiliği ve onun siyasal manipülasyon alanını sorun etmeyen siyasi anlayışlar, sonunda totaliterliğe yürüyen bir hareketin manipülasyonunun kurbanı olmaktan kurtulamadı.
Kürt meselesinin demokrasi meselesinin merkezi sorunlarının başında geldiğini kabul etmeyi reddeden seküler toplum kesimleri, İslamcı iktidar kendilerini bu zayıf noktalarından yakaladığında çaresiz kaldılar. “Vatan, uğruna ölen varsa değil, içinde yaşamaktan mutlu olunan yerdir”, “bayrağımızın rengi artık kan rengi değil, gelincik kırmızısı olsun”, “yeter artık bu topraklardan şüheda fışkırmasın, sadece herkese yetecek hasat fışkırsın” deme cesareti gösterenler çoğalmadığı müddetçe, barış değil savaş; hayat değil, ölüm kazanacak. Sonuçta, iktidarda olanlar dahil, hepimiz kaybedeceğiz. “Böylesi dar zamanda çiçek böcek edebiyatı” yapmayın diyen herkese “Asıl siz ölüme güzelleme yapmayın” deme cesareti göstermediğimiz sürece, iktidarın siyasal rehinleri olarak hep birlikte bir yıkıma gideceğiz.
“Yıkımın neresindeyiz” sorusuna cevap vermek zor, “Totaliter bir rejim inşasının neresindeyiz” sorusuna cevap vermek de zor, ama seyir hızımızın gittikçe arttığını görmek zor değil.  

Yazarın Son Yazıları

‘Yeni devlet’

‘Yeni devlet’

Devamını Oku
07.08.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim

Müftü nikâhı ve İslami rejim

Devamını Oku
04.08.2017
‘Hans’ın ne dediği’

‘Hans’ın ne dediği’

Devamını Oku
31.07.2017
‘Evrim teorisi’

‘Evrim teorisi’

Devamını Oku
28.07.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Devamını Oku
24.07.2017
15 Temmuz’un anlamı

15 Temmuz’un anlamı

Devamını Oku
17.07.2017
15 Temmuz

15 Temmuz

Devamını Oku
14.07.2017
Parayla saadet olmaz

Parayla saadet olmaz

Devamını Oku
10.07.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

Devamını Oku
07.07.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Devamını Oku
03.07.2017
Katar krizi

Katar krizi

Devamını Oku
30.06.2017
Yine hüzünlü bir bayram

Yine hüzünlü bir bayram

Devamını Oku
26.06.2017
Adalet istiyoruz! (23.06.2017)

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
23.06.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak

Nerden başlasak nasıl anlatsak

Devamını Oku
19.06.2017
Katar’ın başına gelenler

Katar’ın başına gelenler

Devamını Oku
09.06.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler

ABD, Türkiye ve Kürtler

Devamını Oku
05.06.2017
Toplum yorgunluğu

Toplum yorgunluğu

Devamını Oku
02.06.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Devamını Oku
29.05.2017
İki veda

İki veda

Devamını Oku
26.05.2017
‘Devrime hazır olun’

‘Devrime hazır olun’

Devamını Oku
22.05.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti

Kötü yönetim ve dış siyaseti

Devamını Oku
19.05.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’

‘Türbe, tarih, siyaset’

Devamını Oku
15.05.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Devamını Oku
12.05.2017
İslamcılık, çirkin itiraf

İslamcılık, çirkin itiraf

Devamını Oku
08.05.2017
Yeni siyasi arayışlar

Yeni siyasi arayışlar

Devamını Oku
05.05.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Devamını Oku
01.05.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi

Referandum sonrası Kürt meselesi

Devamını Oku
28.04.2017
Nafile analizler

Nafile analizler

Devamını Oku
24.04.2017
Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Devamını Oku
17.04.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Devamını Oku
14.04.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Devamını Oku
10.04.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Devamını Oku
03.04.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’

‘Vicdan ve adalet nöbeti’

Devamını Oku
31.03.2017
En büyük tehlike (27.03.2017)

En büyük tehlike

Devamını Oku
27.03.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Devamını Oku
24.03.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

Devamını Oku
20.03.2017
18 yaşında seçilme hakkı

18 yaşında seçilme hakkı

Devamını Oku
17.03.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde

‘Hollanda krizi’nin ötesinde

Devamını Oku
13.03.2017
‘Erdoğan ve liderlik’

‘Erdoğan ve liderlik’

Devamını Oku
10.03.2017
‘Milli Kültür Şûrası’

‘Milli Kültür Şûrası’

Devamını Oku
06.03.2017