Beşiktaş’ın futbolu zevk veriyor. Skor ne olursa olsun. Hücum iştahı ile oynuyor, tempolu oynuyor, çok mücadele ediyor. Ve her geçen gün uyum kazanıyor. Bu yüzden alakasız yerlerde milli maçlara çıkmış 17 futbolcusu olmasına rağmen Kocaeli gibi sert bir takıma karşı da bocalamıyor. Güzel bir paslaşmayla erken de gol buluyor Kartal ama Nübel’in kısa düşen topu rakip oyuncunun önüne düşünce skor eşitleniyor. Sonra bir penaltı golü imdadına yetişiyor. Ne ki bu skor 3 puan için yeterli değil. Çünkü Kocaeli’nin de net pozisyonları var. Ayrıca Siyah-Beyazlılar 60’tan sonra güçten düşüyor. Ve 70’te yapılan oyuncu değişiklikleri skoru korumaya yönelik. Vlahovic’in 83’te boynuna gelen el de önemsiz sayılınca Beşiktaş iyi başladığı ama durgun bitirdiği maçı kazasız atlatıyor.
Yazarın Son Yazıları
Beşiktaş’ın futbolu zevk veriyor.
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu “Son otuz yılın hatta fazlasının tüm pisliğinin sorumlusu ben miyim?” mealinde sözler sarf etti kendisinden istifasını bekleyenlere karşı.
Futbol gündemine bomba gibi düşen olay MHK Başkanı ile birlikte 7 kişinin gözaltına alınmasıydı.
Konumuz belli; bitmeyen ve bitecek gibi de gözükmeyen yanlı hakem kararları.
Ateşli Amedli taraftarlar tribüne “Biz geldik” pankartını asmışlar Beşiktaş’ı misafir ederlerken.
Beşiktaş bu akşam Avrupa Kupası lig aşamasında Dolmabahçe’de Marsilya’ya karşı ilk maçına çıkıyor.
Kartal yine savunmayı ileri çıkararak, hızlı, istekli, dikine ataklarla başlıyor Erzurum maçına da.
Maçın hakeminin belirlenmesiyle birlikte Beşiktaşlıları bir umutsuzluk sarmıştı.
Beşiktaş’ın Çorum maçını izlerken, ilk yarıdaki onca atağa rağmen yaptıkları gelişi güzel ortaların bir şeye yaramadığını görüp, “Bu şekilde gol atmak imkânsız” demiştim.
Italiano bu karşılaşmayı Vlahovic’i ısındırmak için bir hazırlık maçı gibi düşünmüş sanki.
Nasıl başlasam, hangi sözcükleri kullansam da ceza yemeden derdimi anlatabilsem.
Şans bu ya (!) Beşiktaş, Alanya’ya ağustos ayında gidiyor.
Galatasaray, 2026-27 sezonunun çiçeği burnunda ilk takımı Çorumspor’a kaptırdığı iki puanın telafisini, yine sezonun yeni takımlarından Erzurumspor karşısında arıyor.
Arkadaşım Elçin Yahşi maç öncesi Beşiktaş Çarşı’daymış ve her yer yıkılıyormuş; garsona sormuş “Maç kiminle?” diye.
Futbolda rotasyon meselesi en çok konuşulan konulardan biridir hep.
Beşiktaş sezonun bu ilk maçında Eyüp karşısına Avrupa’da oynadığı 4 maçtan farklı bir 11’le çıkıyor.
Anlaşılan bu yıl transferde en hareketli sezonlardan birini yaşıyoruz.
Beşiktaş Avrupa kupası ön eleme maçları nedeniyle sezonu çok erken açtı.
Beşiktaş’ta gündem varsa yoksa Salah’ın transferi.
Bir Dünya Kupası daha geride kaldı.
Dünya Kupası’nda sona yaklaştık.
Futbol nereye koşuyor.
Dünya Kupası’na erken vedanın ardından konuştuklarımıza bir bakın.
En tepeden en dibe düştük.
Futbolda olmazsa olmaz şey fizik kondisyon. Ve tabii ki tempo. Koşacaksın hem de ivmeli koşacaksın. Rakibine karşı hamle üstünlüğünü ancak böyle sağlarsın...
Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.
Sergen Yalçın “Taraftar isterse giderim” dedi; taraftar istedi ve o da gitti.
Herhâlde yılın esprisi buydu; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Avrupa’nın en az hata yapan hakemleri bizde” açıklaması…
Zaman kelimesini dillerinden düşürmeyenler sürekli “Zamana ihtiyacımız var” diyenler nedense zamanı en çok heba edenler.
Beşiktaş topa ve oyuna hâkim.
Malumunuz; Dolmabahçe’de Beşiktaş’ın Karagümrük maçının ardından “taraftar olduğunu sanan bir grup” takımı ıslıklayarak soyunma odasına yolladı.
Yeni bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisine yaklaşıyoruz.
Burak Yılmaz’ın hakem yönetimlerine ilişkin, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu sorumlularına ilişkin açıklamalarına şaşırdınız mı?
Sevgili Lucescu’yu kaybettik. Çok üzgünüm. Ama böylesine değer görerek, böylesine sevilerek aramızdan ayrılması hep tek tesellim olacak.
Bir hakem nasıl olur da ta orta sahadan bir penaltıya hükmedebilir.
Oyun müthiş bir mücadele ile başlıyor
Tam 24 yıl bekledikten sonra Dünya Kupası’na katılıyoruz.
Şimdi gözler Milli Takım’ın bu akşam Romanya ile oynayacağı kritik maçta.