Yenikapı eski yola açılır
Kadri Gürsel
Son Köşe Yazıları

Yenikapı eski yola açılır

09.08.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yenikapı mitingi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz başarısız darbe girişimi dolayısıyla yakın tehdit algıladığı ABD’ye ve genel olarak Batı’ya karşı sahneye koyduğu bir siyasi eylemdi. Erdoğan, yüzde 50’lik tabanının söz konusu tehdidi göğüslemek için yetersiz kaldığını vakitlice ve isabetli biçimde tespit eder etmez kutuplaştırıcı siyasetine bir süreliğine ara verdi ve HDP haricindeki muhalefetle “darbe barışı” yapmaya yöneldi. Toplumun önemli bir kısmının kendi arkasında durduğunu dünyaya gösterme ihtiyacı acil ve zaruri bir hal almıştı. Erdoğan bu amaçla gerekli geri adımları da attı. Darbe girişiminden birkaç gün sonra algıladığı tehdide karşı sürdürdüğü kitlesel mobilizasyonun zirvesi, Yenikapı mitingi oldu.
Önceki gün Yenikapı’daki miting alanında toplanarak tarihi bir kalabalık oluşturanların ezici çoğunluğu haliyle kendi kitlesiydi... Lakin bu kitle, mitingin anahtar kişisi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kendilerine ikram edilmiş bir “milli birlik” zemininin üzerinde duruyordu. Kılıçdaroğlu Yenikapı’ya gitmeseydi, Erdoğan’ın görünmeyen düşmanı “üst akıl”a karşı koymak için çok arzuladığı bu “milli birlik” imajı da oluşmayacaktı. Dolayısıyla Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na borçludur.
Bakıyorum da Erdoğan’ın Yenikapı’da “yeni bir kapı”yı açmış olmasını temenni eden hüsnükuruntu sahipleri var. Hangi kapıyı açmış olursa olsun ya da açarmış gibi yapsın... Varsa bir kapı, Erdoğan önceki gün orada anahtar olarak Kılıçdaroğlu’nu kullanmıştır.
Erdoğan’ın taktik dehasına diyecek yok. Bence dünya çapında. Şapka çıkarmak gerekir.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın anahtarı oldu da tersi mümkün mü? CHP Genel Başkanı, Yenikapı mitingine katılıp Erdoğan’ın anahtarı olmak yoluyla Türkiye’ye, partisine ve kendisine ne kazandırdı?
Bu sorunun cevabını şimdilik bilmiyoruz.
Lakin soruya önceki günkü mitingde yaşananlar ile sınırlı bir çerçeve içinde cevap aramak gerekseydi, lafı fazla uzatmamak için Aydın Engin’in dünkü Cumhuriyet’te yayımlanan yazısını okumanızı önerirdim. Başlığı da zaten çok şey anlatıyordu: Erdoğan 4 – Kılıçdaroğlu 0.
Aynı soruya Türkiye’nin yakın vadesine nişan alan bir cevap arayınca, bizim anahtarımız da Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’dan beklentileri oluyor.
Bunlar gerçekçi beklentiler midir?
Kılıçdaroğlu, mitinge gitmeden önce “Ülkemizde uzlaşma kültürünün yerleşmesine öncülük yapmalıyız. Bu bir ülke meselesidir. O nedenle mitinge katılmayı uygun görüyorum” demişti.
Türkiye’de uzlaşma kültürünün olmadığı çok doğru bir tespit. Ve iktidardakiler de bu kültürden en nasipsiz olanların başında gelmektedirler.
Ne tuhaf ki bugün uzlaşmaya en çok ihtiyaç duyması gerekenler ise onlar.
“Uzlaşma kültürünü yerleştirmek” iyi, güzel de Kılıçdaroğlu’nun muhatabı olan Erdoğan bu kültürü almaya hazır mı bakalım?
Hüsnü kuruntu sahibi bazı kalem erbabına bakarsanız, evet. Onlar 15 Temmuz’un Erdoğan ve çevresini hakikaten de değiştirdiğine inanmak istiyorlar.
Ben de bu arada merak ediyorum, Erdoğan rejimiyle özlenen bu uzlaşma hangi asgari müşterekte gerçekleşecek diye...
Darbe karşıtlığı mı?
Geçiniz. Öyle asgari müşterek olmaz.
Gülencilerin artık darbe yapacak hali kalmadı, bu bir.
İkincisi de şu: Bu darbe karşıtları aynı zamanda demokrasiye de karşıt iseler onlarla uzlaşmak nasıl mümkün olacak?
Kılıçdaroğlu, Yenikapı’da “Ne darbe ne dikta, yaşasın tam demokrasi” derken kimin diktasını kastediyordu acaba?
Diktayla, asgari müştereki darbe karşıtlığı olan bir uzlaşma, saçmalıktır.
Gelelim demokrasiye...
İçi, Erdoğan rejimi tarafından boşaltılmış bir kavram. Sadece seçime indirgenmekle kalmadı, 7 Haziran’dan sonra iktidarın lügatinde demokrasi, “seçimlerin hep AKP tarafından kazanıldığı rejimin adı” oldu.
Demokrasinin adı da unutturulmaya çalışıldı. 15 Temmuz akşamına değin muktedir ve sözcüleri, “demokrasi”nin adını bile telaffuz etmez olmuşlardı.
Şimdi 15 Temmuz sayesinde yeniden hatırlanması güzel.
Hadi gelin demokrasinin içini dolduralım.
Önce laiklik. Mutlaka laiklik. Yoksa olmaz.
Özgür basın. Gazetecilerin yakasından düşün artık.
Bağımsız, tarafsız, profesyonel yargı. Adil yargılanma hakkı.
Hukuk devleti.
İnsan hakları. Kişisel hak ve özgürlükler.
Sendikal örgütlenme hürriyeti...
Üzerinde uzlaşılabilecek tek asgari müşterek var, o da gerçek demokrasidir.
Mevcut rejimle bu zeminde bir uzlaşma ise imkânsızdır.
Bir süreliğine geri adım atar, işbirliği yapar; siz uzlaştığını sanırsınız.
Ama uzlaşmaz, fıtratında yoktur.
Türkiye bu Yenikapı’dan yeni yola çıkmaz.

Yazarın Son Yazıları

İdlib’de yüzleşmek

İdlib’de yüzleşmek

Devamını Oku
07.09.2018
Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti

Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti

Devamını Oku
31.08.2018
Yapay zekâ ABD’yle krizi çözer mi?

Yapay zekâ ABD’yle krizi çözer mi?

Devamını Oku
28.08.2018
Türkiye’nin tam teşekküllü krizi

Türkiye’nin tam teşekküllü krizi

Devamını Oku
17.08.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı

24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı

Devamını Oku
03.08.2018
Hızlı ve geçici iktidar

Hızlı ve geçici iktidar

Devamını Oku
14.07.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır

Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır

Devamını Oku
06.07.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’

24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’

Devamını Oku
29.06.2018
Bu seçimin galibi halktır

Bu seçimin galibi halktır

Devamını Oku
25.06.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu

24 Haziran’ın dört kesin sonucu

Devamını Oku
22.06.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’

‘Oylarınızı çaldırmayacağız’

Devamını Oku
21.06.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa

Mantar tabancası patlasa da sandığa

Devamını Oku
19.06.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’

İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’

Devamını Oku
12.06.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor

Korkan iktidar korkutarak oy istiyor

Devamını Oku
08.06.2018
Erdoğan ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?

Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?

Devamını Oku
05.06.2018
Muharrem İnce fenomeni

Muharrem İnce fenomeni

Devamını Oku
01.06.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor

24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor

Devamını Oku
29.05.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?

Türk Lirası’nı kim çökertti?

Devamını Oku
25.05.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar

Üç yıl sonra HDP yine anahtar

Devamını Oku
15.05.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam

Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam

Devamını Oku
11.05.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu

Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu

Devamını Oku
08.05.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?

Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?

Devamını Oku
04.05.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?

Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?

Devamını Oku
01.05.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim

İç ve dış krizlerden önce baskın seçim

Devamını Oku
20.04.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale

Cihatçılar da Türkiye’ye havale

Devamını Oku
17.04.2018
Saldırı sınırlı, Türkiye'nin pozisyonu etkilenmez

ABD, İngiltere ve Fransa'nın ortaklaşa gerçekleştirdiği Suriye Operasyonunundan ne anlamalıyız... Sınırlı saldırı Ankar'nın pozisyonunu etkiler mi, Esad rejimini güçlendirdi mi, harekatın zamanlaması manidar mı, harekat Putin'e de bir mesaj mı, İngiltere Başbakanı May kısa yolu mu seçti?

Devamını Oku
15.04.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil

Şimdiki mesele kimyasal silah değil

Devamını Oku
13.04.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür

Hürriyet’e veda ve teşekkür

Devamını Oku
03.04.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu

Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu

Devamını Oku
23.03.2018
Afrin ve ötesi

Afrin ve ötesi

Devamını Oku
20.03.2018
Seçimi boykot, havlu atmaktır

Seçimi boykot, havlu atmaktır

Devamını Oku
16.03.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız

Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız

Devamını Oku
06.03.2018
İdlib’e dikkat

İdlib’e dikkat

Devamını Oku
23.02.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?

TSK Suriye’den neden çıkmaz?

Devamını Oku
13.02.2018
Suskunluk sarmalındaki Türkiye

Suskunluk sarmalındaki Türkiye

Devamını Oku
06.02.2018
Uğur Mumcu’yu anmak, yalana teslim olmamaktır

Uğur Mumcu’yu anmak, yalana teslim olmamaktır

Devamını Oku
26.01.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum

Afrin savaşının öteki cephesinde durum

Devamını Oku
23.01.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?

Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?

Devamını Oku
16.01.2018
Ölmüş bir gazeteciden ‘Sayın Yetkili’ye mektup: Tercih demokrasi ve diktatörlük arasında

Ölmüş bir gazeteciden ‘Sayın Yetkili’ye mektup:

Devamını Oku
12.01.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı

Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı

Devamını Oku
05.01.2018