Allah Aratmasın!

Allah Aratmasın!

21.06.2014 03:16
Güncellenme:
Takip Et:

HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığından kaynaklanan tüm haklarının geri alınmasına dair 27 Ocak 2012 tarihinde verdiği kanun teklifinin TBMM İç Tüzüğü’nün 37. maddesi uyarınca doğrudan doğruya Genel Kurul’a gönderilmesi için Meclis Başkanlığı’na bir başvuru yapmış.
Başvurunun uzun uzun tartışılacak yönleri var.
Bunlardan birincisi, velev ki TBMM olsun, herhangi bir organın milli iradenin kararını yok saymasının mümkün olup olmadığıdır.
Kenan Evren’e devlet başkanlığı yolunu açan 12 Eylül darbesi bile olsa, ondan sonra cumhurbaşkanlığı yolunu açan 7.11.1982 tarihli halkoylamasıdır.
Bu halkoylamasında, hem Milli Güvenlik Konseyi’nin hazırlattığı anayasa hem de Evren’in cumhurbaşkanlığı, aynı anda, halkın onayına sunuluyordu.
Her ikisi de katılanların oylarının yüzde 91.4’ü ile kabul edildi.
7.11.1982 referandumunda verilen oylarla Evren’in cumhurbaşkanlığının meşru dayanağı oluşmuştu. Bu durumda ortaya şu soru çıkmaktadır:
- Meclis, halkın doğrudan oylarıyla tecelli etmiş olan milli iradeyi yok sayabilir mi?

***

Sayın Önder bu konuda şu görüşü ileri sürüyor:
- Kendisi meşru olmayan yönetimin çıkardığı yasaların meşru olduğu düşünülemez.
Evet de, kendisi meşru olmayan bir yönetim kendi meşruiyetini veya çıkardığı yasalar yahut da anayasanın meşruiyetini halkın oyuna sunar, halk da bunları onaylarsa, bu başlangıçta meşru olmayan metinler ve statüler, milli irade tarafından onaylanarak meşruiyet kazanmış olmayacak mıdır?
Dikkat buyurunuz, burada meşruiyetin kaynağı gayri meşru olan yönetim değil, bizzat milli iradedir.
Tabii eğer benim de yandaşı olduğum ve meşruiyeti yalnızca sandıkla sınırlı görmeyen, onun yanında tamamlayıcı öğelerin varlığının gerekliliğini savunanlardansanız iş değişir. Ama bugün yürürlükte olan görüş bu değil.
Ama denecek ki, o zaman oy verirken, insanlar özgür iradelerini kullanamıyorlardı.
Evet de Türkiye’de özellikle küçük seçim bölgelerinde yapılan baskılar hep söz konusu oluyor. Son zamanlarda Soma örneği de gündeme geldi. Acaba hangi oylamada insanların özgür iradeleri baskılardan uzaktır?

***

Önder, başvurusunun bir yerinde “bugün ülkemizde hâlâ yolsuzluğun, yoksulluğun var olmasında, akan kanda büyük payı olan Evren” diyor.
Doğrusu ülkemizde yolsuzluk ve yoksulluğun ve dökülen kanın devam ettiği bir gerçektir. Ama bunun sorumluluğunun tümünü iktidarın her türlüsünden 25 yıl önce elini eteğini çekmiş olan Evren’e yüklemek biraz insafsızlık gibi görünüyor.
Tabii demokrasi algısı ve uygulaması bozuk bir toplumda meşruiyet sorunu da zaman zaman içinden çıkılmaz bir hal almıyor değil.
Örneğin, 12 Eylül’ün hayatta kalan iki liderini darbecilikten mahkûm eden bir ülkenin insanlarının aradan geçen 32 yıla rağmen, o anayasayı baştan aşağı neden değiştirmediği, sorusu açıkta kalıyor.
Bu tutum ile aynı halk, iradesi üzerinde baskı kalktıktan sonra aynı anayasayı değişikliklerle de olsa yürürlükte tutarak, iradesi üzerindeki baskı mazeretini de geçersiz kılmış olmuyor mu?
Ayrıca iradenin üzerindeki baskının kalkmasının demokratik açıdan verdiği sonuçlar konusunda da kaygılandırıcı sorular mevcut.
Örneğin 7.11.1982 referandumuyla kabul edilen 12 Eylül Anayasası’nın yargı bağımsızlığıyla ilgili düzenlemeleri, daha sonra 12 Eylül 2010 referandumuyla getirilen çözümden daha az, antidemokratik değil mi?
Eğer baskı altındaki irade bir kez özgür kaldıktan sonra, baskı altındayken olduğundan daha az demokratik sonuçlar verebiliyorsa, özgürleştirmeyen özgürlük ne menem bir özgürlüktür?
Diktatör Kenan Evren’den bunca yıl sonra, hâlâ daha özgür bir rejim bir yana, daha beter bir baskıdan kurtulamıyor, ufukta bir umut ışığı da seçemiyorsak, bunun suçu da Kenan Evren’de midir?
Bu kafayla korkarım “Allah Evren’li günleri aratmasın!” demek durumunda da kalırız.

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023