Medreseleşmeye karşı sesler yükselmek zorunda!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Medreseleşmeye karşı sesler yükselmek zorunda!

20.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Milli Eğitim Bakanlığı, Yusuf Tekin imzasıyla tüm illere gönderilen “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla bir ramazan programı başlattı. 

Bakanlık, okulöncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan bu programda, 4-6 yaş arası okulöncesi öğrencilerden aileleriyle “Ramazan hazırlığı yaparken ya da dua ederken” fotoğraf çektirmeleri ve okula götürmeleri isteniyor. Fotoğraf getiremeyenlerin ise bu konuda sınıfta resim çizeceği belirtiliyor. 

MEB kılavuzuna göre, bu etkinlikler ilkokul grubundaki çocuklar için de yapılacak ve “cami ziyareti gözlem formu” doldurulacak. Sürecin “gönüllülük esasına” dayandığı ileri sürülse de bu uygulamaya katılmayanlar, doğrudan din düşmanı, milli ve manevi değerlere karşı gibi gösterilecek. 

Ayrıca hazırlanan program, öğretmenlerden her haftanın temasına ilişkin etkinlikleri “izleme ve değerlendirme formu” işlemelerini istiyor. Bu da öğrencilerin ve ailelerin fişlenmesi tehlikesini yaratabilecek bir düzenlemedir. 

LAİKLİK İLKESİNE VE EŞİTLİĞE AYKIRI BİR PROGRAM! 

Bakanlığın yazısında Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesi gerekçe gösterilerek “milli ve manevi değerleri güçlendirme” vurgusu yapılsa da aynı maddede milli eğitimin temel amaçları sayılırken “Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek” ifadesi de yer alıyor. 

Ayrıca aynı kanunun 4. maddesi “Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” hükmünü açıkça yazıyor. 

12. madde ise “Türk milli eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır” şeklinde... 

MEB’in bu programla, okutulan din derslerinin dışında bir program hazırlayarak bir dinin belli bir mezhebine bağlı olanlara ayrıcalık tanıması, aynı zorunlu din dersi gibi, anayasada yer alan laik devlet ilkesine, eşitliği düzenleyen 10. maddeye ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırıdır. 

MUHARREM AYINDA BENZER BİR GENELGE GÖNDERİLECEK Mİ? 

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Eğitim Sekreteri Serkan Bebek’in dikkat çektiği önemli bir nokta var. Diyor ki “Bu ülkede en az 10 milyon Alevi, Şii ve Bektaşi yurttaş var; belki daha da fazla. 16 Haziran 2026’da başlayacak Muharrem ayı ve 12 günlük Muharrem orucu için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 81 ile benzer bir genelge gönderdiğini, Türkiye’de Sünni öğrencilerin de bu sürece gönüllülük temelinde katılmasının beklendiğini düşünelim.” 

Bebek, Bakan Tekin böyle bir genelge gönderirse kendisinden özür dileyeceğini ama göndermeyeceğini hepimizin bildiğini de ekliyor. 

Laiklik, farklı inanca sahip bir kişi olsa bile onun toplumda egemen olan inancın baskısından korunması için ortaya çıkan bir ilkedir. Kamusal eğitim, tüm öğrencileri kapsamak ve hiçbir ayrımcılığa yol açmamak zorundadır. Bu nedenle de milli eğitimin laik olması şarttır. 

YÖK’ÜN GENELGESİ İÇİN KAMU DAVASI AÇILMALI! 

18 Ocak’ta bu köşede, YÖK’ün üniversitelere gönderdiği yeni genelgeyi yazmıştım. Cuma namazına denk gelen saatlere ders ve sınav konmamasınını bildiren o talimattan sonra biri özel, diğeri devlet üniversitesinde çalışan iki öğretim üyesinden ileti aldım. İkisi de üniversitelerde başlatılan bu uygulama nedeniyle hem ders saatlerinin değiştirildiğini hem de cuma günleri tüm personelin işten bir saat geç çıktığını bildirdi. 

Bu uygulamaya karşı Atatürkçü Düşünce Derneği, kamu davası açılması için suç duyurusunda bulundu ancak ana muhalefet partisinden herhangi bir ses çıkmadı. 

Genelgelerle yapılan bu düzenlemeler, laik devlet ilkesine açıkça karşıdır. Milli eğitim kapsamındaki okulların ve üniversitelerin medreseleştirilmesine karşı daha güçlü bir ses çıkarılması gerekiyor!

İlgili Konular: #MEB

Yazarın Son Yazıları

İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026