Galatasaray, Gaziantep FK karşısındaki erteleme maçına bıraktığı yerden başlıyor. Rizespor karşısındaki 5 gollü galibiyette yeni transferlerin özellikle de Osimhen’in etkisi büyüktü. Ancak bu maçta, kural gereği hepsi tribünde. Öte yandan Okan Hoca eldeki kadrodan iyi işleyen bir takım oluşturmayı başarmış. Sağ bek olmayan Kaan’a ya da joker Barış Alper’e alışmıştık ama sol bekte harikalar yaratan Berkan ismi takım listesinde bir soru işaretiydi maç başlarken. Berkan, bu görevi öyle bir ustalıkla yerine getiriyor ki maç boyunca Galatasaray’ın sol kanadı adeta uçuyor. Nitekim 53. saniyede provası yapılan golü 11. dakikada Barış Alper Yılmaz atıyor. Asisti yapan Mertens de günün “yıldızlı pekiyi” alan isimlerinden. 26. dakikada onun başlattığı atak Batshuayi’nin asistiyle Yunus tarafından ağlara yollanıyor. Rahatlayan Galatasaray, bol paslı, keyifli, çok baskılı olmayan ama kontrolü elden bırakmadığı futbolunun perdesini 76’da bir Batshuayi golüyle kapatıyor. Sarı-Kırmızılı takımın bu kadar baskın gözükmesinin nedeni sadece oturmaya başlayan oyun değil. 4-5-1 taktik dizilişle oynayan ve kalabalık savunma yapıyor gibi gözüken Gaziantep FK’nin aslında o kadar “sıkı” olmayan defans anlayışı. 81’de, uzun bir aşırtma şutla ağları buluşturan Furkan’ın akıl dolu golü hariç. Galatasaray, Kadıköy deplasmanına kendi sahasında peş peşe aldığı toplam 6 puanın motivasyonuyla gidiyor.
6 puan keyfi
Yazarın Son Yazıları
Ligin zirvesinde durum belli ama sıralamanın “sonu” ne olacak?
Bir taraf, lige tutunmak, diğer taraf son travmalarını silkeleyip şampiyonluğa uzanmak istiyor…
Kazanacak ve şampiyon olacak…
Son dönem derbilerinde görmediğimiz kadar ofansif bir futbolla başlıyor maç.
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…
Formda bir Başakşehir ve yorgun bir Galatasaray…
Galatasaray, Liverpool karşısında maça her açıdan hazır olarak başlıyor...
Çoğu zaman tutuk geçen İstanbul derbilerinden farklı olarak tempolu başlıyor Beşiktaş-Galatasaray derbisi...
Juventus maçının “yenik muzafferi”, ligde açılan yaralarını sarmak için çıkıyor sahaya.
Teoride iki tarafın da hedefi var...
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi yolunda gireceği sınav oldukça zorlu.
Eyüpspor karşısında, Okan Buruk’un rakip açısından göz korkutucu kadro güncellemesi, zaten “Olağan favori” olan Galatasaray’ın elini güçlendiriyor.
Galatasaray’ın puan kaybetmeden yoluna devam etmek, Rizespor’un ise sıralamada yukarılara tırmanmak istediği maçın ilk yarısında puanlar iki tarafa da yakın duruyor ilk başta.
İkinci yarı baskısını iyice artıran Galatasaray, yine bir defans hatasından Icardi ile bir penaltı golü ile skoru dörtleyip koltuğunda rahatça arkasına yaslanıyor
Karagümrük’ün maçtaki özeti “Defans arkası”.
İki Galatasaray var bu sezon.
Sezonun “piyangodan çıkan” derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre.
ilk yarının son düdüğünden önce Eren’in golü izliyor (ki yarısını akıl dolu asisti nedeniyle Icardi’ye yazmak gerekiyor). İkinci yarıda dengeyi yakalamaya çalışan Trabzonspor 55’te Augusto ile cevap veriyor. Ama Yunus ve Icardi; Bordo-Mavililerin final umutlarına engel oluyor.
Galatasaray’ın, ilk düdükten son düdüğe; performansını düşürmeden yüksek tempolu, baskılı ve organize bir futbol sergilediği doğru.
Belki maç başlamadan önce, Galatasaray’ın Avrupa yorgunu olması ve birinci kalecinin sakat olması avantaj gibi gözükmüştür Antalyaspor teknik heyetine.
Galatasaray, maçın ilk 45’te, Samsunspor ligin büyüklerinden rahatça puan koparan, dişli takımlardan biri değilmiş, hatta hiç yokmuş gibi oynuyor.
İstanbul derbilerinden, heyecan, çekişme, güzel futbol beklemeyeli çok oldu... En fazla, “Olay çıkmasa bari” temennisinde bulunabiliyor insan. Maç en azından bu beklentiyi karşılıyor.
Eksik ve tuttuk…
Galatasaray için maç, klişe bir pembe dizi gibi başlıyor…
İki Galatasaray var, Kocelispor deplasmanında. İlk yarıda “Ne de olsa sınıf birincisiyim. Çalışmadan geçerim” rahatlığıyla çıkıyor sahaya. Çabalamıyor, konsantre olmuyor…
Tıpkı, arılar gibi, iki takım da vızır vızır...
Yorgun Galatasaray, önce vasat bir oyun sergilerken pozisyon yaratma işini tek kişiye; maçın en hırslısı Osimhen’e bırakıyor.
Galatasaray maça, yelkeni rüzgâr dolan bir cruiser gibi başlıyor, ilk on dakika böyle devam ediyor.
Milli maçlar sonrası yorgun ya da Şampiyonlar Ligi öncesi heyecanlı; Galatasaray, normaline göre durgun bir futbol oynuyor.
Yorgun Galatasaray ve rakibini iyi çalışmış bir Beşiktaş...
Sırasıyla Yunus (23), Icardi (45+1) ve Torreira’nın (65) golleri, istikrarlı bir baskının değil yakalanan fırsatlara eklenen kişisel becerilerin ürünü.
Heyecanlı ve tedirgin G.Saray maça bocalayarak başlıyor.
Olimpiyat Stadı’nın lanetinden midir, verilen aranın rehavetinden mi bilinmez...
Galatasaray, evinde konuk ettiği Çaykur Rizespor karşısında “dalgalı” bir futbol sergiliyor...
Galatasaray, geçen sene olduğu gibi bu yıl da “her maça bir kahraman” trendini sürdürüyor. Topla oynama oranının yüzde 70’e varması yanıltıcı olmasın.
4 dilimi var G.Saray-Karagümrük maçının.