Kazanılacak ya da kaybedilecek bir üç puan… Herhangi bir lig maçında olması gerektiği gibi. Ama söz konusu Galatasaray-Fenerbahçe derbisi olduğunda konunun ne puanla ne maçla alakası oluyor. Etrafında dönen tüm spekülasyonlar, sahaya ayna gibi yansımış. İki takım da tedirgin; “Aman gol yemeyeyim de” diye başlıyor maça. Oyun ilerledikçe korku kalkıyor, sistemler oturuyor ama gol niyeti kalıyor. Bu da yaratıcılıktan yoksun, kalelere yansımayan, ortaya sıkışan bir oyun yansıtıyor sahaya. Müthiş bir güç mücadelesi var, orası gerçek. Galatasaray’da Lemina yeni bir Avengers karakterine dönüşürken Fenerbahçe’de genç Yusuf alkışlanıyor. Bir langırt oyunundaki gibi, top birine çarparsa kaleyi bulacak. Son dakikalardaki tüm çekişmeye rağmen, top kimseye çarpmıyor. Takımlar puanları paylaşırken, iki tarafın yöneticileri önlerindeki spekülasyonlara bakıyorlar…
Yazarın Son Yazıları
Son dönem derbilerinde görmediğimiz kadar ofansif bir futbolla başlıyor maç.
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…