İzmir İktisat Kongresi
İrfan Hüseyin Yıldız
Son Köşe Yazıları

İzmir İktisat Kongresi

19.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurtuluş Savaşı’na bütün Anadolu’yu örgütleyerek başlayan Mustafa Kemal Atatürk, zaferden hemen sonra, daha Lozan Barış Anlaşması imzalanmamış ve Cumhuriyet ilan edilmemişken İzmir İktisat Kongresi’ni (17 Şubat- 4 Mart 1923) topluyor. Kongreye katılan her kesimden 1135 delege, iki hafta boyunca, Türkiye’nin harap olmuş ekonomisinin kendi ayakları üzerinde nasıl kalkınabileceğini tartışıyorlar. Çünkü Cumhuriyeti kuran kadrolar, ekonomik bağımsızlık sağlanamadan, siyasi ve askeri zaferlerin sürekli olamayacağının bilinci içindeydiler. 

Bu kongrede Türkiye milli iktisat politikasını benimseyerek; milli burjuvazinin yaratılması, tarımın güçlendirilmesi ve “özel sektörün öncülüğünde serbest piyasa ekonomisi” tercihlerinde bulunuluyor. Ancak bu kararın bir yandan da devam etmekte olan Lozan barış görüşmelerine katılan İtilaf Devletleri’ne, Türkiye’nin Sovyetler Birliği’ndeki ideolojiye yakın durmayacağına ilişkin bir mesaj olduğu da anlaşılıyor. Nitekim daha sonraları, özel sektörün yetersiz kaldığı görülünce; ekonomi politikası, devletin öncülüğünde planlamaya dayalı korumacı ve kalkınmacı karma bir modele evriliyor. Özel sektör ve devlet sanayisi biri birini tamamlayacak şekilde tasarlanıyor. Özellikle 1930-1939 yılları arasında Türkiye ekonomisi, devlet kanalıyla milli sanayileşmesinde önemli aşamalar kaydediyor. 

NEOLİBERAL POLİTİKALAR DÖNEMİ VE KRİZLERİ

Şimdi yüz yıl sonra Türkiye ekonomisi yine büyük bir çıkmazın eşiğinde ve İzmir İktisat Kongresi’ne atıfla İzmir’de “İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi” düzenleniyor. Elbette Türkiye bugün içeride ve dışarıda farklı koşullar altında bulunuyor. 24 Ocak 1980 kararlarıyla yürürlüğe konulan neoliberal ekonomi politikalarla KİT’lerin özelleştirilmesi başlatılmış, özel sektörün önündeki engeller kaldırılmış, devletin ekonomideki rolünün azaltılması hedeflenmiştir. Küresel ekonomiyle entegrasyona gidilerek, sermaye hareketleri ve dış ticaret serbestleştirilmiştir. Ücretlerin baskılanması gibi bütün kamusal mal ve hizmetler, çıkar ve maliyet temelinde piyasalaştırılmıştır. Bunun içindir ki neoliberal bakış açısıyla, ekonomide insanı odağa almak, etik ilkelere göre sürdürülebilir, sosyal dengeleri olan bir kalkınmayı sağlamak pek mümkün değildir...

Nitekim neoliberal politikalar eşliğinde büyüyen finansal kapitalizmin spekülatif karakterinin, sürekli krizler ürettiği görülüyor. 2008’de ABD’de başlayan Mortgage krizini, 1997 Asya krizini, Türkiye’deki 2001 krizini örnek olarak verebiliriz. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) yayımladığı rapora göre, 2021 yılında küresel borç tutarı 303 trilyon dolara ulaşarak dünya GSYH’nin toplamının 3 katını aşmış bulunuyor. Bugünlerde ABD bankacılık sisteminde ortaya çıkan iflasların altında yine bu büyük borçlanmaların yaratığı sorunlar bulunuyor. 

TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜK ENKAZ ALTINDA

Türkiye ekonomisinin ise gelişmiş ülkelerden daha fazla kriz üretecek zayıf yönleri bulunuyor. Bunların birkaçına değinerek yazımı tamamlamak istiyorum. Birincisi, ürettiğimizden fazla borçlanarak tüketiyoruz. Dolayısıyla sürekli borç yükü artan ve dışarıya bağımlı bir ekonomiye dönüşmüş durumdayız. İkincisi, yüksek katma değerli teknolojik ürünler üretemediğimiz için uluslararası rekabet gücümüz düşük, neredeyse ihraç ettiğimizin iki katı ithalat yapıyoruz. Bu nedenle, giderek kötüleşen ödemeler dengesiyle dışarıya sürekli kaynak aktarmaya devam ediyoruz. Üçüncüsü, üretebilmek için dışarıya bağımlı olmanın ötesinde ekonomiyi daha çok rant temelli kurguladığımız için merkeze alınan emlak spekülasyonunun ve fiyat şişkinliklerinin gelecekte Türkiye’nin başına bela olacağı görülüyor. Dördüncüsü, kötü, liyakatsiz ve nepotizm temelli yönetim anlayışı yüzünden bütçe açıkları giderek büyüyor. Son olarak, bilinçli olarak yaratılan yüksek enflasyonun gelir dağılımını bozduğu, sabit gelirlileri ve emekçileri sürekli yoksullaştırdığı ve geniş halk kesimlerini açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ettiğini görüyoruz. 

Bütün bu ekonomik sorunlar, siyasal, kurumsal, hukuksal ve demokratik açıklarımızla birleştiğinde oluşan büyük enkazı kaldırmak hiçte kolay görünmüyor. “İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi”nde, akademisyenlerin, siyasetçilerin, iş insanlarının, profesyonellerin ve STK’lerin yaptığı ortak akıl çalışmasından, bu enkazı kaldırmak için ülkenin ve yurttaşların genel yararı için, neoliberalizmin tuzaklarına düşmeden akılcı çözümler üretmesini bekliyoruz...

Yazarın Son Yazıları

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840).

Devamını Oku
17.08.2025
Ekonomik belirsizlikler

Ülke olarak neden sürekli makroekonomik belirsizlikler ve dengesizliklerle uğraşıyoruz?

Devamını Oku
03.08.2025
Bıçak kemiğe dayandı

İktidarın iki yıldır yürüttüğü enflasyonla mücadele programında yolun sonuna gelindi diyebiliriz.

Devamını Oku
20.07.2025
İçimiz yanıyor!

Her yaz meydana gelen orman yangınları, yaşadığımız bir trajediye dönüştü...

Devamını Oku
06.07.2025
Ekonomi politik girdap

Trump’ın, gümrük tarifelerinde ve uluslararası ticarette yarattığı belirsizliklere, 13 Haziran’da İsrail’in, İran’a saldırmasıyla artan jeopolitik riskler de eklenince...

Devamını Oku
22.06.2025
Bayramlaşamıyoruz bile!

Düşünce üreten, yazan ve çizen insanların erdemi, elbette yaşadığı dönemin sorunlarını dile getirmekten geçiyor.

Devamını Oku
08.06.2025
İstikrarsızlığın maliyeti büyüyor

Geçtiğimiz cuma günü, 19 Mart’ta başlayan İBB operasyonlarının dördüncüsü yapıldı. Merkez Bankası da perşembe günü, 19 Mart’tan sonra ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi.

Devamını Oku
25.05.2025
Ekonomi sert daralıyor

Ekonomi sert daralıyor

Devamını Oku
11.05.2025
Depremi beklerken

Depremi beklerken

Devamını Oku
27.04.2025
Dünya’da Trump belirsizliği

Dünya’da Trump belirsizliği

Devamını Oku
13.04.2025
Ekonomide büyük tahribat

Ekonomide büyük tahribat

Devamını Oku
30.03.2025
Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Devamını Oku
16.03.2025
Ekonomide güven sorunu

Ekonomide güven sorunu

Devamını Oku
02.03.2025
TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

Devamını Oku
16.02.2025
Sosyal adaletin küresel krizi

Sosyal adaletin küresel krizi

Devamını Oku
02.02.2025
Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Devamını Oku
19.01.2025
Ekonomide öngörüler

Ekonomide öngörüler

Devamını Oku
05.01.2025
Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Devamını Oku
22.12.2024
Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Devamını Oku
08.12.2024
Aralıkta faiz indirimi sinyali

Aralıkta faiz indirimi sinyali

Devamını Oku
24.11.2024
Vergide adalet kalmadı

Vergide adalet kalmadı

Devamını Oku
10.11.2024
Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Devamını Oku
13.10.2024
Faiz sarmalına girdik

Faiz sarmalına girdik

Devamını Oku
29.09.2024
Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Devamını Oku
15.09.2024
Tarımını kaybeden ülke

Tarımını kaybeden ülke

Devamını Oku
01.09.2024
Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Devamını Oku
18.08.2024
Servet transferi ve iktidar

Servet transferi ve iktidar

Devamını Oku
04.08.2024
Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Devamını Oku
21.07.2024
Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Devamını Oku
07.07.2024
Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Devamını Oku
23.06.2024
Enflasyon zirve yaptı

Enflasyon zirve yaptı

Devamını Oku
09.06.2024
Ahbap çavuş kapitalizmi

Ahbap çavuş kapitalizmi

Devamını Oku
26.05.2024
Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Devamını Oku
12.05.2024
Mali müşavirler ayakta

Mali müşavirler ayakta

Devamını Oku
28.04.2024
Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Devamını Oku
14.04.2024
Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Devamını Oku
31.03.2024
Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Devamını Oku
17.03.2024
İrfan Hüseyin Yıldız yazdı...

Hayat pahalılığı kimleri eziyor?

Devamını Oku
03.03.2024
Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Devamını Oku
18.02.2024
Kapitalizm krizleri üretiyor

Kapitalizm krizleri üretiyor

Devamını Oku
04.02.2024