Adana, Adana; çek bir kebap!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Adana, Adana; çek bir kebap!

29.09.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım yazımın başlığından hemen durumu anladığınızı umarım. Evet, Adana’dayım, 31. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’ndeyim ve 23-29 Eylül günleri kendimi filmlere vurdum. Hayır önce kendimi geç bir Hitit şehri olan Adana’da Adana Müzesi’ne vurdum. Çünkü yeni eserlerle yeniden restore edilmişti. Huyum bu, hangi kente gidersem gideyim önce müzelerden başlarım. Bu Adana ziyaretinde de öyle yaptım. Yedi yıl boyunca festivalde geçekleştirdiğim film atölyelerinde katılımcılarla birlikte yaptığımız kısa filmleri artık konsept değiştirildiği için yapamıyorum. Beni bu iş için görevlendiren, yıllarca festivalin yöneticiliğini yapmış rahmetli Kadir Beycioğlu’na bir selam gönderip Adana Müzesi’nden içeri girdim ve yepyeni sırlar keşfettim. Önce lahitlerden başlamalıyım. Hepiniz bilirsiniz lahitlerdeki kabartmalarda ağlayan kadınlar, dövüşen kahramanlar ve en çokta aslanlar bulunur. Ama Adana’da farklı bir durum var. Özellikle Doğu Roma dönemine ait lahitlerde belki de bölgenin coğrafyası gereği insanların yaptıkları işleri gösteren kabartmalar var. Kiminde koyun kafası, kiminde manda kafası, kiminde arılar. Bu keşfimden dolayı çok keyiflendim ve sikkelere gittim. Komutanlar, tuhaf belki de bölgenin hep el üstünde tutulan delilerinin suretleri, gene arılar, koyunlar ve çalışan çiftçiler, zarif duruşlarıyla kadınlar küçücük sikkelerin üstünde parıl parıl parlıyorlardı. 

Filmlerden söz edecektim ama Adana’ya gittiğinizde mutlaka yapmanız gereken önemli işlerden birini söylemeden olmaz. Bir pazar Adana sabah kahvaltısına mutlaka gitmelisiniz. Bir Geç Hitit şehri olan Adana aynı zamanda hayattan keyif almayı bilenlerin bölgesidir ve sabah kahvaltısı da Hitit’lerden kalmadır. Şöyle sabahın erken saatlerinde kalkıp Büyük Saat’in oraya gideceksiniz. Çevredeki bütün dükkânlar kapalıdır ve bölge ciğerciler, kebapçılar tarafından kahvaltı için düzenlenmiştir. Bunları nereden biliyorum çünkü ben ve ekibim yılın birinde bu sabah kahvaltısını filme aldık. Kadın erkek, çoluk çocuk aileler çok erken gelip tezgâhların önündeki küçük masalara oturuyorlar. Herkesin elinde boğma rakısı yani kebap yenilirken mutlaka içki içiliyor. Bizim ekip de sabahın köründe boğma rakısı içmişti. Asıl güzeli bu kahvaltıdan sonra aileler, bekârlar ve çocuklar doğru kuş pazarına gidip satın aldıkları bir güvercini göklere salarak özgür bırakıyorlar. Şimdi bu hangi şehrimizde var? Hiçbirinde! Bu töreni görüp de Adana’ya vurgun olmamak mümkün mü?

Biraz da Arslantepe’den söz etmeliyim. Burası Hitit kabartmalarıyla ünlü, bu kabartmalar sandığınız gibi savaş kabartmaları değil ve biracı olan Hititlerin keyiflerine ne kadar düşkün olduğunu gösteriyor. Rahmetli Halet Çambel bu ayı oynatıcıların, lir çalanların, dans edenlerin ve birlikte eğlenenlerin kabartmalarını gözü gibi korumuş. Demokrat Parti zamanında buraya bir baraj yapılmak istendi. Baraj bütün kalıntıları yıkıp kendine mal edecek. Halet Hanım ne yapmış, siyah pelerinine sarılıp doğru Ankara’ya gitmiş ve bu işle ilgili olan bakanın kapısını çalmış. Bakan çok meşgulmüş. Halet Hanım beklemiş, gece olmuş pelerinine sarılıp bakanın oda kapısında yatmış. Düşünün bir kadın bakan odasının kapısında yatıyor. Bu kadarı olmaz diyerek içeri alıyorlar ve Halet Hanım derdini anlatıyor. Baraj 12 kilometre öteye yapılsa kabartmalar korunacak. Sonunda Halet Hanım sevgili kabartmalarını kurtarıyor. 

Şimdi biraz da festival filmlerine gelelim, kazanan cumartesi akşamı belli olacağından sadece sevdiğim ve kazanmasını yürekten istediğim bir filmden söz edeceğim. Filmin adı Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri. Yönetmeni Murat Fıratoğlu. Urfa’nın ilçesi Siverek’te çekilen filmde Hemme’yi parasını ödemediği için öldürmek isteyen Eyüp’ün bir günlük Siverek yolculuğu anlatılıyor. Eyüp Siverek’ten yeni işler bulma umuduyla İzmir’e göçmüş ama işsiz kalmış, bankaya borcu var. Çareyi Siverek’e dönerek Hemme’nin elçilik yaptığı domates kurutma yerinde çalışmakta bulmuş. Durmadan para para dediği için Hemme onun çalışmasını istemiyor. Buna kızan Eyüp hiç durmadan bir motosikletle Siverek’e, kız kardeşinin evine gidip yorganlar arasına sakladığı silahını alıp Hemme’yi öldürmek için kendisini Siverek’ten domates kurutma yerine götürecek birilerini aramaya başlıyor. Kendi motoru da bir bağda ölü bir vaziyette yatıyor. İşte film Eyüp’ün Siverek içindeki yolculuğunu anlatıyor. Eyüp o kadar iyi ki kendinden büyük sekiz kiloluk karpuzu taşıyamayan yaşlı bir amcaya yardım ediyor. Karpuzu götürmek yaklaşık yirmi dakika sürüyor ben sonunu merak ediyorum. Karpuz taşımanın ardından bir arkadaşın arabasına biniyor adam hiç durmadan arabasını anlatıyor. Eyüp’ü de Siverek’te bırakıyor, daha neler neler. Filmi kahkahalarla seyrettim ama birden Eyüp’te kendimi gördüm. Ve çok etkilendim. Benim birincim o.

Hay Allah Adana’ya her geldiğimde böyle oluyor yerim yetmiyor. 

Bu arada sanırım sevdiğim filmin yönetmeninin tüm ailesi, akrabaları filmin kahramanları.

Yazarın Son Yazıları

Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025
Boykotun sessiz çığlığı

Boykotun sessiz çığlığı

Devamını Oku
06.04.2025
Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Devamını Oku
30.03.2025