Savaşlar da değişir
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Savaşlar da değişir

08.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası. Her şey değişirken savaşlar da değişir. İçinde yaşadığımız şu günlerde daha doğrusu epey zamandır, gelişen teknoloji sayesinde savaşma yöntemlerinin de akıl almaz bir biçimde değiştiğini görüyoruz. Ve şimdilik bize uçan füzelerin gövde gösterisini gösteriyorlar ve yapay zekânın da yardımıyla neye inanıp inanmayacağımız konusunda şaşırtıyorlar. Altı gün neredeyse güvendiğim insanların savaş yorumlarını okudum. Ve sonunda karar verdim ki hep birlikte üçüncü dünya savaşının başlarındayız. Aslında bu savaş Çin ile ABD arasında. Neden mi? Açıklayacağım; dünyanın en güçlü devleti olmakla övünen ABD, gücüne ciddi bir rakip olan Çin’den epey bir zamandır hiç hoşlanmıyor. Çünkü Çin büyük adımlarla giderek dünya dış ticaretinde ABD’nin yoluna taş koyuyor, yurttaşlarının gelir düzeylerini gün gün artırıyor. Dünyada üretilen malların yüzde 25’i Çin malı. Ve bir de Çin, deniz yolları dışında Avrupa devletleriyle anlaşarak Çin’den Avrupa’ya ulaşan yeni bir ticaret yolunun tasarım aşamasında. Böylece deniz yoluyla ticarette at koşturan tıpkı Deli Dumrul gibi sahip olduğu boğazlardan geçen her gemiden haraç alan ABD, önemli kazanç kaynaklarından birini yitirecek.

En önemlisi, ABD dünyanın borçlu ülkesi. En büyük gelir kaynağı yeni moda ya da eski moda silah yapıp satmak. Biliyorsunuz ünlü yazar Anton Çehov’un bir sözü vardır: “Sahnede silah varsa mutlaka patlar.” Silah sanayisi sürekli savaş çıkarmak zorunda, tanesi milyonları bulan füzeler gökyüzünde fıldır fıldır uçmalı ki yeni silah antlaşmaları yapılsın. Aslında dünyada silah sanayisine akıtılan paralar aç bir çocuğu yemek için arkasında dolaşan akbabalardan korur. Bütün dünya kadınlarını Taliban’dan, IŞİD’den, mollalardan korur.

Bu arada CIA ve MOSSAD’ın nasıl birlikte çalıştıklarını İran’da, Afganistan’da, Suudi Arabistan’da neler yaptıklarını gösteren epey gerçekçi bir dizi izliyorum. Adı HOMELAND, gerçekten gözümü açtı. Şimdi bu Trump’ı dünyanın başına bela eden Amerikan halkıdır diyeceksiniz. Acaba öyle mi? Ne yazık ki silah, ilaç ve teknoloji şirketleri hakkında binlerce kez yalan söyleyen Trump’ı özellikle ikinci kez başkan yaptılar. Amerikan demokrasisi göz boyamak için kullanılan bir aparattan başka bir şey değildir.

Dostlarım ne yazık ki bizde olduğu gibi Çin’de de petrol yok. Birden bütün motorlar durdu. Çünkü Çin petrolünün yüzde 55’i Venezuela’dan alıyordu. Ansızın yapılan bir ABD baskınıyla Venezuela devlet başkanı ve karısı keklik gibi avlanıp Amerika’ya getirildi ve Çin’e giden petrol kesildi. Gene Çin, İran petrolünün de müşterisiydi. Ne oldu, bu petrol kanalı da kesildi. Rusya, ABD ile Ukrayna’yla ilgili yaptığı anlaşmalar gereği çok az petrol göndermeye başladı. Bir başka petrol ülkesi Suudi Arabistan’da şu anda petrol rafinerileri yıkılmış durumda. Bence ABD kendi bombaladı. Dostlarım, ne Amerika’nın ne de İsrail’in “İran mollalarla idare edilmesin” diye kara kara düşündüğü var. Şu alıştırma günlerinde biraz gösteri yapıyorlar. Ayrıca Afganistan’la Pakistan savaşıyor. Hepsi aynı anda oluyor. Kısaca dünya savaşıyor, yeni bir dünya harikasına hazır olun.

Şimdi içinizi rahatlatayım: İran, petrolünü ve altınını alan Türkiye’ye bomba filan atmaz, ayrıca NATO’muz var. Ayrıca emperyalist ülkeler bizi savaşa filan sokmaz çünkü biz zaten işgal edilmiş bir ülkeyiz. Sağ olsun vatanı ve yurttaşlarını korumayı düşündüğü için AKP bütün madenlerimizi sattı. Fabrikalarımızı sattı. Tütünümüzü sattı, ata tohumunu yasakladı, İsrail’den her yıl yenisi alınan GDO’lu tohumlarla besleniyoruz, limanlarımız, havaalanlarımız satıldı. Kâğıt bile üretemiyoruz. Bizim gibi aşırı tüketici bir ülkeden cümle âlem memnundur. Ama petrol zamlandıkça gıda enflasyonu tavan yapacak. Biraz aç kalırız. Alışkınız zaten. Ayrıca macera aramamıza gerek yok, “Kâbe’de hacılar ‘HU’ der Allah” diyerek serpme kahvaltımıza devam ederiz.

Acil bir not: Bir yurttaş olarak adalet bakanına, Diyanet İşleri başkanına, eğitim bakanına ve aile bakanına soruyorum: Neden suspus oldunuz? Ne oldu, korkuyor musunuz? Korkmalısınız! Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengülen önce çocuk yaştaki bir çocuğa tecavüz etti. Çocuğun adı Fatmanur Çelik. Aile, olayı örtmek için tecavüze uğrayan kızı tecavüzcüsüyle evlendirdi. Fatmanur’un bir kızı oldu ve dehşetle tecavüzcünün bu kez de kendi çocuğuna istismarda bulunduğunu öğrendi. Boşandı, kocasına dava açtı, dava sürdükçe sürdü. Fatmanur günlerce Adalet Bakanlığı’nın önünde nöbet tuttu. İnsanlara seslendi ve bir sabah anne kızın cesedi boğazın sularında bulundu. Öldürüldüler. Ve o aşağılık tecavüzcü ellerini kollarını sallayarak serbest dolaşıyor. Bir başka Fatma Nur da öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü, lösemili küçük bir çocuğu var. Ve sizler insan mısınız, sizin çocuklarınız yok mu? Onların başını nasıl okşayabiliyorsunuz?

Yazarın Son Yazıları

Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası.

Devamını Oku
08.03.2026
Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak.

Devamını Oku
01.03.2026
Artık ateş hattındayız!

Sevgili okurlarım, her dakika yeni bir şey öğreniyoruz.

Devamını Oku
15.02.2026
Emperyalizm meydan okuyor

Sevgili okurlarım ne oldu da bir zaman önce açığa çıkan ama üstü hemen örtülen Epstein dosyalarının kapağı yeniden açıldı ve 1 milyona yakın belge, bir kısmı sansürlenerek tüm dünyaya yayıldı.

Devamını Oku
08.02.2026
Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025