Kandırmayın bizi Sayın Bakan
Çiğdem Toker
Son Köşe Yazıları

Kandırmayın bizi Sayın Bakan

01.01.2017 01:24
Güncellenme:
Takip Et:


Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yeni yıl müjdesini (!) vermiş:

“Osmangazi Köprüsü geçiş ücretinde yüzde 20 indirim yapacağız”
Öyle bir açıklama ki; bilmeyeni kandırıyor, bileni yok sayıyor.
Hem kandırıp hem yok saydığı için de sahte bir tevazu içinde “kibir” barındırıyor.
Sayın Bakan; bizi ne kandırabilir, ne de yok sayabilirsiniz?
Ne Ulaştırma Bakanlığı bir dükkân, ne de siz indirimle cebimize para koyuyorsunuz.
Ama mademki bu “indirim” farkını, hükümetinizin yapacağı başka zamlarla tahsil edip şirkete aktaracağınızı saklıyorsunuz. 
O zaman biz de gerçekleri -kim bilir kaçıncı kez- tane tane anlatalım:

İndirim masalı
65 TL’ye ineceği söylenen o geçişin gerçek tarifesi, bugünkü kurla 145 TL’dir.
Osmangazi Köprüsü, “devletin yeterli kaynağı yok” diye, Yap-İşlet-Devret modeliyle beş şirkete yaptırıldı.
Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldi-Yüksel-Göçay şirketleri Otoyol A.Ş.’yi kurdu.
Bakan Arslan’a bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü ile köprüyü işletip para kazanan Otoyol A.Ş, vaktiyle aralarında bir sözleşme imzaladı.
Yüce ve adil devletimiz, otomobil başına “35 dolar + KDV” tarifesi üzerinden, beş şirkete günde 40 bin araç için garanti verdi.
Bu tarifenin TL karşılığı, köprünün hizmete açıldığı Temmuz 2016’da, 121 TL’ydi.
İlk göz boyama o tarihte yapıldı. “Yüzde 25 indirimle açıyoruz” denerek geçiş ücreti 90 TL olarak belirlendi.
Aradaki 30 TL’yi, Hazine’nin şirkete zaten ödemek zorunda olduğu bilgisi saklandı.
“35 dolar +KDV” ve 40 bin araç garantisi sözleşmede yazdığı müddetçe, Bakan Arslan isterse “Geçişi 1 TL’ye düşürdük” desin Otoyol A.Ş.’nin keyfine bir halel gelmeyecekti. Bu saklandı işte.
Daha açılırken olması gereken tarifenin 30 TL altında geçiş ücreti belirlenen Osmangazi Köprüsü’nde şimdi bir “indirim” daha yapılacak.
Sözleşmeye göre 145 TL ödemesi gereken otomobiller 65 TL ödeyecek.
Araç başına 80 TL fark da bize değil, Otoyol A.Ş’ye ödenecek.
Ve hiçbir bakan bunu kendi cebinden ödemeyecek.
Dolayısıyla Sayın Bakan, Otoyol A.Ş’ye attığınız imza gereği aktarmak zorunda olduğunuz farkı, halka indirim diye anlatma hakkınız yok.
Bunu yaparken makbul ve uysal “gazetecilerin”, bu saçmalığı “müjde” olarak vereceğine güveniyor olabilirsiniz.
Ama biz son ana kadar gerçekleri yazacağız.

TÜİK: Şirketler kârlarını saklıyor
Geçen haftaki sözümü unutmadım. “TÜİK ani zenginleşmemizi anlatacak” yazımda, kurum toplantısına katılıp sonuçları paylaşacağımı belirtmiştim. 
Malum, ulusal hesapları güncelleyen TÜİK, milli geliri durduğu yerde artıran bu işlem dolayısıyla, epey eleştiri aldı. 
TÜİK Başkanvekili Mehmet Aktaş, kurum yetkilileri Tülay Korkmaz ve Kürşad Dosdoğru ile; bu alanda çalışan bilim insanları, yazarlar ve gazetecilerden oluşan bir gruba ayrıntılı sunum yaptı. 
Her şeyden önce, bu kadar teknik ve sonuçları siyaseten kullanılmaya müsait bir alanda, böyle bir çabanın tek başına kıymetli olduğunu not düşelim. 
Kutuplaşmanın bunca keskinleştiği, bürokrasinin içine kapandığı, kurumların hesap verilebilirlikten kaçtığı bir siyasi atmosferde sergilenen bu çaba önemlidir. 
Rakamlara, bu köşenin sınırlarını zorlayacak teknik metotları bir yana bırakalım. 
Meselenin özünü şöyle aktaralım: 
- Güncelleme çalışması bugünün işi değil; yıllar önce başlamış.
- Temel sorun, önceki serilerde kullanılan verilerin kalitesizliği. Bu kalitesizlik ölçümleri, ölçümler de sonuçları eksik, dolayısıyla hatalı çıkarıyor.
- Misal Gelir İdaresi, vergi mahremiyeti gerekçesiyle şirket bilgilerini vermiyor. TÜİK olağanüstü bir mesaiyle Gelir İdaresi ve SGK kayıtlarını çapraz kontrolle eşleştirme yoluna giderek olabildiğince tama yakın bir sonuç elde etmeye çalışmış. Ama sonuçlar hâlâ tam içine sinmiyor.
- Eski milli gelir serileri ile yenisi arasındaki temel fark, yatırım harcamalarından kaynaklanıyor. Eksik ölçülen yatırım harcamalarında ilk sırayı inşaat yatırımları alıyor. İnşaat verileri halen eksik. 
TÜİK Başkanvekili Aktaş’ın “İnşallah bir sonraki revizyonda ben olmam” sözü, düşündürücüydü. Çarpıcı iki notumuz daha var: 
- Aktaş, en büyük kayıtdışılığın faaliyetlerinin bir kısmı kayıtlı olan kişi ve işletmelerde saklı olduğunu söylüyor. 
- Şirketlerin kârlarının önemli bölümünü sakladığını, ortaklara borç olarak gösterdiğini paylaşıyor.

FETİH DÜŞLERİYLE MUM ARAMAK
AKP iktidarının “Yeni Osmanlı” diye allayıp pulladığı emperyal hevesler, kötü çuvalladı. Bu fantazyanın ağır bedellerini ödüyoruz. En çok da başka bir ülkenin topraklarında toprağa düşen gencecik askerler. 
Görünen o ki, iktidar yanlıları yeni Osmanlı hayalinin bitişini kolay hazmedemeyecek. 
Ama fetih düşleriyle marketlerde mum aramak nasıl bir duygu insan merak ediyor haliyle.
İstanbul’daki elektrik kesintileri konusunda bilgi kirliliği yaşanıyor. 
Bakın şimdi sunulan gerekçelere: 
- Ulusal şebeke sistemindeki sorun (yani iletim hatlarındaki arıza). 
- Kalıcı hale getirilen yaz saati uygulamasının yol açtığı aşırı tüketim. 
- BOTAŞ’ın doğalgaz kullanarak elektrik üreten santrallara vereceği gazda kısıntıya gitmesi. Artan tüketim talebi nedeniyle gazın konutlara verilmesi.
- Santralların elektrik üretememesi.
- Elektrik dağıtım şirketlerinin borcunu ödememesi dolayısıyla, dağıtması gereken elektriğin kesilmesi.
Aslına bakarsanız, farklı kesimlerden gelen bu veriler ayrı birer seçenek olmaktan öte devasa bir enerji sorununun birbirine bağlı unsurları gibi görünüyor.
Tablonun az tartışılan yüzünü ise “yaz saati”ndeki kalıcılık tartışması oluşturuyor. Bir kulis notu: “Yaz saati”nin kalıcılaştırılmasının nedeni, enerji şirketlerinin banka borçlarıymış. Bu borçların “yüzdürülmesini” sağlamayacak nakit akışı için.
Sabahları kör karanlıkta uyanıp gün ağarıncaya dek yanan ışıkları düşündüğümüzde, akla hiç uzak değil.

AHMET ŞIK'IN CESARETİ
Cumhuriyet’e, her türlü zor aygıtı kullanılarak yapılan saldırıların baskıların, dünya tarihinde bir eşi benzeri yok.
Sevgili arkadaşım Ahmet Şık, Cumhuriyet’in 58 gündür iddianame bekleyerek tutuklu bulunan yönetici, yazar, avukat, çizer ve bir hafta önce giren kantin sorumlusundan oluşan cezaevi kadrosuna muhabir olarak eklendi. Cemaat kumpasıyla hayatından bir yılı çalınan Ahmet’in çilesi meğerse bitmemiş.
Hâkimlik sorgusunda “Tüm meslek yaşamım boyunca, siyasi rengi ne olursa olsun her türlü iktidar ve güç odağını gazetecilik yaparak rahatsız etmeye çalıştım” diyen Ahmet’in cesaretinin yüzde biri, ayrıcalıklarını kaybetmekten korkan bazı meslektaşlarımızda olsa, bugünkü halimiz çok farklı olurdu.  

Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın

Hoşça kalın

Devamını Oku
09.09.2018
O fayansın talimatı kimden?

O fayansın talimatı kimden?

Devamını Oku
07.09.2018
Ulaşıma ulaşım ihalesi

Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?

Devamını Oku
05.09.2018
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

Devamını Oku
04.09.2018
Bankalara ne oluyor?

Bankalara ne oluyor?

Devamını Oku
02.09.2018
Tek hane hedefi

Tek hane hedefi

Devamını Oku
31.08.2018
Boykot ve adanmışlık

Boykot ve adanmışlık

Devamını Oku
29.08.2018
Otağ Merkezi ve bütçe

Otağ Merkezi ve bütçe

Devamını Oku
28.08.2018
Cevapsızlığın şiddeti

Cevapsızlığın şiddeti

Devamını Oku
26.08.2018
CHP'li vekilden Saray'a: Kimleri korumaya alıyorsunuz?

Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.

Devamını Oku
24.08.2018
2019 bütçesinde KÖİ garantileri

2019 bütçesinde KÖİ garantileri

Devamını Oku
22.08.2018
Devletin dövizli sözleşmeleri

Devletin dövizli sözleşmeleri

Devamını Oku
20.08.2018
Türkiye kara para cenneti midir?

Türkiye kara para cenneti midir?

Devamını Oku
19.08.2018
İstanbul metrolarının geleceği

İstanbul metrolarının geleceği

Devamını Oku
17.08.2018
Müteahhit kriterleri

Müteahhit kriterleri

Devamını Oku
15.08.2018
3. Havalimanı’na nasıl gidilir

3. Havalimanı’na nasıl gidilir

Devamını Oku
14.08.2018
Matrah artırın, yoksa…

Matrah artırın, yoksa…

Devamını Oku
12.08.2018
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Devamını Oku
03.08.2018
Tarım alanına santral yaparsanız

Tarım alanına santral yaparsanız

Devamını Oku
01.08.2018
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Devamını Oku
31.07.2018
Kanal İstanbul göz göre göre...

Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”

Devamını Oku
29.07.2018
Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Devamını Oku
27.07.2018
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devamını Oku
26.07.2018
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Devamını Oku
25.07.2018
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Devamını Oku
24.07.2018
TCDD’nin mali yüküymüş!

TCDD’nin mali yüküymüş!

Devamını Oku
22.07.2018
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

Devamını Oku
20.07.2018
Torba teklif dönemi

Torba teklif dönemi

Devamını Oku
18.07.2018
‘Ses ve öfke’

‘Ses ve öfke’

Devamını Oku
17.07.2018
Perhizler ve turşular

Perhizler ve turşular

Devamını Oku
15.07.2018
Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Devamını Oku
13.07.2018
1 numaralı kararname

1 numaralı kararname

Devamını Oku
11.07.2018
Ucuz hayatlar

Ucuz hayatlar

Devamını Oku
10.07.2018
Kişiye özel elbise

Kişiye özel elbise

Devamını Oku
10.07.2018
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

Devamını Oku
08.07.2018
‘Helalinden yüzde 31’

‘Helalinden yüzde 31’

Devamını Oku
06.07.2018
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Devamını Oku
04.07.2018
Sahip çıkma becerisi

Sahip çıkma becerisi

Devamını Oku
03.07.2018
Sonuna dek beklense ne olurdu?

Sonuna dek beklense ne olurdu?

Devamını Oku
01.07.2018
Asıl sorudan kaçmak

Asıl sorudan kaçmak

Devamını Oku
29.06.2018